• 27.09.2021 06:40

“Roboski’yi ya da  “Uludere katliamını” kısa hatırlatmıştım.

O hatırlatmam da  faili meçhul cinayete giden Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin Roboski  davasının da avukatı olmasına dikkat çekmiştim.

Çünkü gerçekten çok dikkatimi çekti.

Roboski katliamı insanın kanını donduran dehşet verici bir katliam.

 “Bir devlet terörü” olarak  kayıtlara geçti.

Roboski’de ne olmuştu?

28 Aralık 2011 yılında   Türk Hava Kuvvetlerinin F-16 savaş uçaklarıyla  yapılan bombardıman sonucu sınır ticareti yapan, 18’i çocuk yaşta 34 Kürt vatandaşın  hayatını kaybetmesi olayıdır.

Olayda ölenlerden 28’i Encü ailesine mensuptu.

Savaş uçaklarıyla öldürülmelerinin nedeni; bir grup PKK’lının sınırdan sızarak terör eylemlerinde bulunacağı için yapıldığı iddia edildi.

Daha sonra…

Resmi makamlar ölenlerin Irak’tan Türkiye’ye mazot ve sığara getiren Kürt kökenli vatandaşların oluşturduğu, bir kaçakçı kafilesi olduğunu açıklarken…

Genelkurmay Başkanlığı ise bu katliam üzerine yaptığı açıklamasında;”İstihbarat raporuna göre tespit edilen grubun PKK’nın kullandığı  yoları kullanması sebebiyle vurulmasına karar verildiğini  ve operasyonun gerçekleştiğini belirtiyordu…”

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ise Ocak 2012’de düzenlediği basın toplantısında:”MİT’in Uludere olayı ile  ilgili yanlış istihbarat verdiğine ilişkin bir husus bulunmadığını ve olayla ilgili grup,yer,tarih,sayı ve geçiş güzergahlarına ilişkin, MİT’in herhangi bir istihbarat paylaşımı gerçekleştirmediğini dile getiriyordu.”

MİT müsteşarı Genelkurmay başkanlığının açıklamasını adeta çürütüyordu.

Uludere katliamı hükümet tarafından basına baskı yapılarak kamuoyundan tam 24 saat gizlendi.

Toplum olarak  bu haberi önce dış basından öğrendik..

Daha  sonra besleme basın haber yapmaya başladı.

Roboski Olayını dünya basını  ilk haber olarak veriyordu:

BBC:”Hava saldırısında 34 Kürt öldürüldü.”

CBS News:”Hava saldırısında  Kürt köylüler  öldürüldü.”

CNN:”Kaçakçılar militan sanılarak öldürüldü.”

Daily Mail:”Türk Hava Kuvvetleri Kürt köyünü bombaladı.”

Le Monde:”34 Kürt öldürüldü,Türk ordusu  PKK’yla karıştırdık dedi.”

Dünya basının ilgisi  ve demokratik kamuoyunun  tepkisi sonucu yetkililer,  katliamda ölenlerin ailelerine tazminat ödeyeceklerini açıkladılar.

2012 Yılının Ocak ayında Başbakan yardımcısı Bülent Arınç tarafından yapılan açıklamada;yaşanan olayla ilgili “resmi özür beklenmesin, “ yanlış olduğu”,öldürülen sivillerin ailelerine tazminat ödeneceğini belirtiyordu.

Yakınları öldürülen Aileler Şubat 2012 ‘de Başbakanlık tarafından verilen  kişi başına 123’er bin Liralık toplam 4 milyon 182 bin lira tutarındaki tazminatı “Kan parası ve sus payı” olarak gördükleri için,kabul etmediler.

Bu katliamı aydınlatması gereken Başbakan Erdoğan gelen tepkilere sert cevaplar veriyor…

Tazminatsa verdik,gereken araştırma da yapılıyor…

Uludere üstünden dış güçlerle içerideki uzantıları iktidarımızı yıpratmak istiyorlar diyerek, hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu.

Hatta Erdoğan  Şırnak ziyaretinde Uludere de yakınlarını kaybeden ailelerle hava limanında görüşüp,olayı aydınlatacağını;”Roboski Katliamı Ankara’nın karanlık delhizleirnde kaybolmayacak” sözünü veriyordu.

Zamanla Erdoğan tavır değiştirdi.

Ve sonunda..

 Üç yıl sonra katliam hakkında  Genelkurmay Askeri Savcılığı,7 Ocak 2014’te takipsizlik kararı verdi..

Mağdur ailelerin avukatlarının itirazını askeri mahkeme kabul etmedi.

Anayasa  Mahkemesi’de  mağdur ailelerin Avukatlarının  itirazını ”başvuruda eksiklik var” diyerek   reddetti.

Katliamda hayatını kaybedenlerin anısına Ümit Kıvanç tarafından  hazırlanan “Ağlama Anne,Güzel Yerdeyim”  adlı belgeseli çekilerek;7 kasım 2012 ‘de gösterime sunuldu.

İngiliz oyun yazarı Anders Lustgarten’in Robaski katliamını konu alan Shrapnel:34 Fragments Of a Massacre(Şarapnel Katliamı 34 Parçası) adlı oyunu Mart 2015 tarihinde Londra’da sahnelendi.

Katliam böylesi uluslararası bir tepkiye dönüşürken…

Uludere katliamından Türkiye’de tek bir kişi bile yargılanmadı.

Yakınlarını kaybeden aileler aradan on yıl geçmesine rağmen hala adalet bekliyorlar.

Bu katliam unutulur  gibi değil insan kanını donduran bir vahşettir.

Roboski  katliamı:”Annelerin  etraftan eteklerinde topladıkları kemikleri paylaşarak, çocuklarına ve yakınlarına mezar yaptıkları bir facianın adıdır.”

Devam edeciğim.