• 11.10.2021 11:59
  • (54)

Doğu ve Güney Doğu coğrafyasında Kürtlere yaşatılan saldırıları, katliamları, cinayetleri  ve hukuksuzluğu araştırırken insanın nutku tutuluyor.

Bir de bunu bire bir yaşamış nasıl bir travma geçirdiklerini,nasıl bir ruh haliyle yaşayanları düşünün!.

”Devlet içinde belli güçler” tarafından  sistematik olarak Kürtçe yayın yapan gazetelere bombalı saldırılar  yapılıyor,cinayetler işleniyordu.

Doksanlı yıllarda sadece saldırı ve cinayetler yaşanmadı…

Kürtlerin  çıkarttıkları Gazetelere,gazetecilere ve Kürt sorununa barışçıl yoldan düşünsel destek veren empati yapanlara baskılar  da acımasızdı..

“Devlet içinde belli güçler” tarafından sistematik olarak Kürtçe yayın yapan  gazetelere ve çalışanlara bombalı saldırılar oluyor cinayetler işleniyordu.

“Kürtler varan” başlıklı yazı dizisinin hazırlıkları peşinde iz  sürerken bu konuya dostum gazeteci yazar Prof.Dr. Mehmet Altan’ın P24  sitesinde 29 Eylül 2021 Tarihli; “Kürt Sorunun Faiz Teorisi” başlıklı  yazısını okuyunca, yaşanılanlar karşısında olayı anlatılanları  bilmeme rağmen dehşete düştüm.

Altan’ın yazısından bir bölüm şöyleydi:”Özgür Gündem Gazetesi 30 Mayıs 1992 yılında yayın hayatına başlamıştı.Günlük Özgür Gündem Kürtçe ve Türkçe olarak çıkmaktadır..Ulusal tirajının 45 bin civarında olduğu tahmin edilen,  gazetenin ilk yayın döneminde aralarında yazar,muhabir ve dağıtımcılarının da bulunduğu 27 çalışanı öldürüldü.Gazetenin İstanbul’da ki Kadırga’da ki binası, Cağaloğlu’ndaki Merkez Binası aynı gün,3 Aralık 1994’de bombalı saldırıya uğradı.Kadırga bürosunda ki ulaştırma görevlisi 32 yaşındaki Ersin Yıldız ölürken 23 kişi de yaralandı.Gazete 683 günlük yayın sürecinde üç kez 30 gün,on beş kez 15 gün,iki kez 10 gün olmak üzere toplam 335 gün kapatıldı.Gazete yetkilileri 147 yıl hapis ve 21 milyar lira para cezasına çarptırıldı.”

Kürtlerin çıkarttıkları “Özgür Gündem,Yeni Ülke  Ve Özgür Ülke” gazetesine düzenlenen saldırıların ve bu gazetelerde çalışanların, nasıl faili(Belli) meçhul cinayete gittiklerinin ve ne zaman öldürüldüklerinin kronolojisini yeniden kağıda döktüm:

-Gazeteci Hafız Akdemir 8 Haziran 1992 tarihinde Diyarbakır’da öldürüldü.

-Yahya Orhan 31 Temmuz 1992 tarihinde Gercüş’te öldürüldü.

-Gazeteci Hüseyin Deniz 10 Ağustos 1992 tarihinde Ceylanpınar’da öldürüldü.

-Köşe yazarı Musa Anter 20 Eylül 1992 tarihinde Diyarbakır’da öldürüldü.

-Gazetenin Şanlı Urfa Temsilcisi Kemal Kılıç 18 Şubat 1993 tarihinde öldürüldü,

-Akçakale ‘de Yeni Ülke muhabiri Cengiz Altun 24 Şubat 1992 tarihinde vurularak öldürüldü.

-Özgür  Gündem muhabiri Burhan Karadeniz,5 Ağustos  1992 tarihinde Diyarbakır’da uğradığı silahlı saldırı sonucu 19 yaşında felç olmuştur.

-Yeni Ülke muhabiri Mecit Akgün 2 Haziran 1992 de Nusaybin’de bir telefon direğine cesedi asılı olarak bulunmuştur.

-Özgür Gündem Bitlis Muhabiri Ferhat Tepe 28 Temmuz 1993 tarihinde kaçırılmış ve 4 Ağustos 1993 tarihinde ölü olarak bulunmuştur.

-Özgür Gündem Gazetesinin 17 yaşında ki muhabiri Nazım Babaoğlu 12 Mart 1994 tarihinde bir haber için Siverek’e gitmiş kendisinden bir daha haber alınamadı.

Diyarbakır’da 16 Kasım1992 de gazeteyi dağıtan bir stant kundaklanmış…15 ocak 1993’te iki gazete bayisi silahlı saldırıya uğradı..Aynı yıl gazeteyi dağıtan çocuklara bıçaklı saldırılar düzenlendi.17 Kasım 1992’de Bingöl’de bir bayi işletmecisinin arabası kundaklanarak tahrip edildi..Kürtlerin çıkarttığı Gazetelerin  Güney Doğu ve Doğu Anadolu bölgesinde saldırıdan nasibinin almayan, gazetenin   bayisi ve dağıtıcısı yok gibidir.

-2 Aralık 1994’te Ardılı Özgür Ülke’nin İstanbul’da ki ofisine bombalı saldırı düzenlenir saldırı da bir gazete çalışanı ölürken,18  kişi de yaralandı.

Doksanlı yıllarda Kürt sorununun barışçıl yönden çözümlenmesine düşünsel olarak yazıları ve kitaplarıyla destek veren yazarlar,siyasetçiler ve gazetecilerde çok ağır bedeller ödediler...

Bunlardan birisi Kürtlerin Sarı hocası olarak bilinen Doç.Dr. İsmail Beşikçi’dir.

Beşikçi 48 kitap yazmış, Kürtlerin tarihini,kültürünü ve talepleri üzerine sosyolojik çalışmaları ile  tanınan birisidir.

İsmail Beşikçi  Kürt olmamasına rağmen Kürt sorununa duyarlı olmasının bedelini, ömrünün 17 yılını cezaevlerinde geçirmiş bir aydındır.

Bir başka ünlü Romancı ve yazar Ahmet Altan Kürt sorununa ironi yaparak 17 Nisan 1995 Tarihinde;  Milliyet Gazetesinde “Kumsaati” köşesinde: “ATAKÜRT” başlıklı bir yazı kaleme alır…  Bu yazı gazetede yayınlandıktan sonra deyim yerinde ise kıyamet kopar ve yazı kamuoyunda çok büyük yankı yapar… Kürt sorununu  inkar edenlerde infial yaratır ve Ahmet Altan  gazeteden kovularak bedelini öder.Altan bu yazısından DGM’de yargılanıp 1 yıl 8 ay hapis cezası aldı.Bir Avukat arkadaşım Ahmet Altan’ın “ATAKÜRT” yazısı Kürt sorununa duyarlı her Kürdün evinin bir duvarında “duvar yazısı olarak asılı” olduğunu söylemişti.Okurlarıma hararetle Ahmet Altan’ın “ATAKÜRT” yazısını Google’den arayarak  bulup okumalarını öneririm.

Devletin ideolojisiyle çatışan her vatandaş sıfatı ne olursa olsun, bu ülkede her türlü hukuksuzluktan nasibini almıştır.

Bunun en acımasız örneği barışçıl,hümanist  Kürt kökenli Bakanlık ve uzun yıllar Milletvekilliği yapmış akil insan,rahmetli Şerafettin Elçi’dir…

Elçi,”Türkiye’de Kürt varsa ben de Kürdüm” dediği için bu ülkede  26 ay hapis yatmış birisidir.

Devam edeceğim.