• 10.01.2022 09:28

İlk günlerini hızla tüketmeye başladığımız 2022 yılına girme arifesinde milyonlarca  insan;3 Ocak 2022 tarihinde TÜİK’in açıklayacağı enflasyon rakamını merak ediyordu.

20  milyon  emeklinin  ve kamuda çalışanların yeni maaşını, açıklanacak olan enflasyon rakamı belirleyecekti.

Beklemeye kalmadı, toplumun kafasına bir zam balyozu indi.

Yeni yıla girer girmez Cumhur ittifakı  konutlarda kullanan Doğal Gaza yüzde 25,elektriğe kademeli olarak yüzde 52 ile yüzde 127  zam açıkladı.

İğneden ipliğe  zam sağanağı ile  karşılaştık.

Enflasyon oranını 2021’den kaçırıp,2022 ye taşıyıverdiler.

Böylece insanların maaşlarındaki artışı da engellemiş oldular…

Muktedier,sanki bu zamları   kendisi  açıklamamış gibi..

İhracatçılar Birliği ile  yaptığı yılın ilk toplantısında “2021 yılının ihracat rakamını  heceleyerek açıklıyorum, tarihi rekor kırdık;2021 yılının ilk 11 ayının ihracat rakamı ‘225 milyar 368 milyon dolar ’ telaffuz etti.Salondaki  ihracatçılar tarafından ayakta alkışlanırken, her zaman olduğu gibi 35 televizyon kanalı da zam şaşkını topluma bu toplantıyı canlı yayınladı.

“Allah’ın izni ile yakında dünyanın ilk 10 zengin ülkesi”  arasına gireceğimizi de bu toplantı da bir kez daha öğrendik.

Ülkenin ithalat rakamını ve cari açığına hiç değinmemek, halkı fakirleştiren yeni yıl zamlarını yok saymak, toplumun aklı ile alay etmek gibiydi…

 Ekonomi uçuyor ise!.

-Bu zamlar neyin nesi?

-Faizler düştü ise?

-Enflasyon niye yükseliyor?

-İstihdama niye yansımıyor?

-İşsizlik rakamları niye düşmüyor?

-Yoksulluk ve pahalılık niye azalmıyor?

Bu soruların cevabını veremeyince, algı operasyonu tüm haşmetiyle devreye girdi.

TÜİK 3 Ocak 2022 tarihinde  yıllık enflasyonu yüzde 36.08…

6 aylık enflasyonu da yüzde 25.47 olarak açıkladı…

Son 19 yılın en yüksek pahalılık rakamları ortaya çıktı.

Üstelik resmi yalan rakamları da topluma  hiç inandırıcı gelmedi.

Neden, gerçek pahalılık rakamları değil;çünkü TÜİK   inandırıcı olmayan bu rakamlarla siyasal iktidarın, milyonlarca insanın alım gücünü çalmasına aracılık ediyor…

 TÜİK kendi güvenirliğini de sıfırlıyor…

Eğer Doğal Gaz ve elektrik zamları Aralık ayında uygulanmış  olsa idi; Aralık ayı enflasyonu yüzde 13 değil, en az yüzde 35 çıkardı…

Bu da emekli ve kamuda çalışan 20 milyon insanın maaşlarına verilecek 6 aylık enflasyon farkı , yüzde 25.47 değil , yüzde 52 olarak emeklilerin  ve kamuda çalışılanların maaşına yansıyacaktı.

Açıklanan enflasyon rakamları ve verilen zamlar beklentileri hiç  karşılamadı..

Dağ fare doğurdu.

Zamlar ve enflasyon rakamları toplumun yarası olarak medyanın manşet haberleri olması gerekirdi...

Nerde?

Besleme basın bu zamları ve enflasyonu hayasızca  görmemezlikten geldi...

Şöyle manşetler atıyorlardı:

 “Elektriğe yeni tarife.”

“Doğal Gaza yeni uygulama.”

Zam diye bir cümle ve rakam geçmiyordu.

Hakkını teslim edelim, muhalif medya zamlara geniş yer vererek, zam gelen ürünleri tek tek sıralayarak, toplumun farklı kesimlerinin alım gücünün nasıl yok olduğunu tüm detayları ile ele aldı.

Zam furyası sırasında Toprak Mahsuller Ofisi(TMO) de  ekmeklik buğdaya yüzde 23 zam yaptığını açıkladı…

İki gün sonra  zamları geri çektiğini duyurdu.Belli ki toplumsal  huzursuzluğu daha da kışkırtmak istemediler.

TMO buğdaya yaptığı zammı geri çekse de…

Ucuz ekmek kuyruklarının önü daha da  alınamayacak, askıda ekmek projesi de işe yaramayacaktı.

Sosyal medya acıyı mizaha çevirmeye çalışarak yaşam zorluğunu hafifletmeye çalışıyordu… 

“Ülkeyi yöneten şahsım devletin sahibinin” uykudan uyanmış uyku mahmurluğunu yansıtan fotoğrafın altında şöyle yazıyordu:

“Dış güçler,ben uyurken zam yapmışlar, ben de uyanınca sabah eniştemden öğrendim…”

20 Aralık 2021 Tarihine kadar yaptıkları zamların bahanesi doların yükselmesiydi.

Dolar düşerse bütün fiyatların düşeceğini iddia ediyorlardı..

Dolar 21 Aralık 2021 Tarihinden başlayarak 11 Liraya kadar düştü am, başta petrole uyguladıkları zamlar olmak üzere, hiç bir  zam geri alınmadı.

Kasım ayı ile Aralık ayı arasında benzin ve petrolün litresine 4 Lira zam yaptılar.

Petrol fiyatları niye düşmüyor diye sorulunca?

“Biz Avrupa ülkelerinden  daha ucuz petrol veriyoruz, vatandaşımıza da yansıtmıyoruz” diyorlar.

Yalandan kim  ölmüş.

Muktedir her konuşmasında ülke uçuyor:

“Bölgemizin yıldızıyız, dünyanın en zengin on ülkesinden biri yolunda ilerliyoruz..Dünya bizi kıskanıyor..AB ülkelerinde ve ABD’de açlık yoksulluk var,bizde Allah’a şükür her şey bol!.”

Niye bu saydığınız ülkeler bizde olduğu gibi zam yağmuru yok?

Madem bu kadar zengin itibarı olan bir ülkeyiz, TL niye dünyadaki bütün para birimleri karşısında değer kaybediyor?

 Ülke bu kadar zengin ise  TÜİK’in rakamlarını nereye koyacağız; 11 milyon insan açlık sınırında yaşıyor,54 milyon insan yoksullukla boğuşuyor.

Neden?

Türkiye 2020 yılında 1 milyon hanenin Doğal Gazı,914 bin hanenin de elektrik  faturalarını ödeyemedikleri için,  abonelikleri iptal edilmiş bir ülke..

Şahsım devletin sahibi ve küçük ortağı, ekonomik çöküntüyü gündeme getiren ve  demokratik haklarını aramak isteyen,  toplumun her kesimine tehditler savuruyor…

“Sokağa çıkarsanız Cumhur ittifakı olarak  sizi kaçacağınız yere kadar kovalarız” diyorlar.

Son günlerde…

“Yumurtlamadıktan sonra Karga’da benim tavuğum” tekerlemesi dilimden düşmez oldu…

Siyasal iktidar ülkeyi “Yumurtlamayan Kargaya” dönüştürdü.

Bunu gören ve söyleyenleri de düşman sayıyorlar.

(*)Gelenek bozulmadı toplum olarak kamuda görev yapan, “Generallerin, Valilerin, Hakimlerin ve savcıların maaşları ” yine açıklanmadı!.