“Ezanlar susmayacak, bayrak inmeyecek”

  • 28.03.2022 08:30

Bu sözü Hazineden ve Maliyeden sorumlu Bakan Nurettin Nebati 21 Mart 2022 Tarihinde memleketi Şanlı Urfa’da yaptığı toplantıda; hayat pahalılığı ile ilgili bir soruya “ekonomiyi kafaya takmayın keyfinize bakın, Ezanlar susmayacak, Bayrak inmeyecek” diye cevaplıyor..

İnsan Allah’ım sen aklıma mukayyet ol demekten kendini alamıyor..

Ben ne söylüyorum tamburam ne çalıyor misali.

Ekonomiyi kafaya takmayın; “Ezanlar susmayacak, Bayrak inmeyecek” diyen bakan bey  daha Ankara’ya dönmeden, devlet kurumu olan Et ve Süt Kurumu(ESK) kuyrukları azaltmak için,kırmızı ve beyaz ete yüzde 48 zam yaptığını açıklayarak, bakanı ters köşeye yatırdı..

Zam sağanağı şiddetini  benzin ve mazot üzerinden artırarak devam ediyor.

Ülkenin dört bir yanında Ucuz ekmek, et ve ay çiçek yağı kuyrukları  günden güne yayılıyor.

Bakanın  ipe sapa gelmez böylesi anlamsız sözleri ne ilk ne de son olacak gibi…

Bakan Nebati daha bir hafta önce  Avrupa’da  yabancı iş adamları ile yaptığı toplantıda, daha büyük bir çam devirmişti onu da hatırlatayım:

 ”Korkmayın ülkemize gelin  yatırım yapın, önünüze engel olacak bürokrasiyi devirir geçeriz, bizim arkamızda  Cumhurbaşkanımız var “ demesi ile dünya aleme rezil olmuştuk.

Bir ülkede iktidar yargıyı muhaliflerine karşı sopa olarak kullanıyor, beğenmediği yargı kararlarını tanımıyor ve uygulatmıyorsa ülkeye iş insanları nasıl yatırım yapar?

Bunu düşünemeyecek kadar hukuktan nasibini almamış, aydın vasfından uzak bir bakanın ülkeyi temsil ediyor olması, düşündürücü değil mi?

Cumhurbaşkanlığı hükümet modeline geçildikten sonra Demokrasi ve Hukuktan uzaklaşınca…

İktidar ve ortağı kendine muhalif olan toplumun her kesimine  bir sürek avı başlatmakla kalmadı; rakiplerine karşı yalan, iftira, hakaret, tehdit ve her türlü yaftalamalar  havada uçuşur oldu.

Besleme basında bunu parlatarak algı operasyonlarına çevirdi.

Şahsım devletin ve ortağının iftirasına, yalanına hangisinden başlayacağımızı şaşırdık.

Toplumun ortak ‘dini ve manevi’ değerlerini istismar etmesinden mi?

Gezi olaylarında mabedimizde içki içtiler, başörtülü bacımızın üzerine idrarlarını yaptılar, elimizde kamera görüntüleri var  iftirasından mı?

Yap-İşlet-Devret(YİD) modeliyle yapılan ve işletilen, beşli beton çetesini zenginleştiren; hazine garantili yolcu, hasta, ve araba geçişi verilen yol, köprü, tünel, hastane ve hava limanları için; cebimizden bir lira çıkmadan yaptırıyoruz palavrasından mı?

Hatta muhalefet YİD’in  işlettiği firmaların kaça yaptığını ve hazineyi uğratan zararları belgeleriyle  açıkladıkça..

Muktedir cebimizden bir lira çıkmıyor, bay Kemal’in aklı buna çalışmaz, ben ekonomistim, bay Kemal’in önüne beş koyun katın üçünü kaybeder diye, sözde  kafa yapıyordu…

Bay Kemal ve diğer muhalefet partileri ve bir avuç muhalif basının  rakamlarla muktediri yalanlıyor; hatta bu YİD’in yapıp ve işlettiği yerlerde; firma ile iktidar arasında hukuki bir sorun çıkarsa, davaya   Londra mahkemelerinin bakacağını açıklaması karşısında, iktidar bu iddiaları ticari sır diye geçiştiriyordu..

Ve sonunda asrın Reisi  muhalefetin söylediklerinin 18 Mart’ta Çanakkale köprüsünün açılışında yaptığı konuşması ile; hazine garantili araba sayısı yakalanamazsa farkı devletin kasasından ödeyeceğiz diyerek; en sonunda yalan söylediğini itiraf etmiş oldu.

Gelin Hazineyi sülük gibi soran YİD’in yapıp işlettiği yerlerden “Zafer hava limanı ve Çanakkale köprüsünü” ele alalım.

“Zafer Hava Limanı Kütahya’da bulunuyor bu hava limanının işletmesine üstlenen firmaya hazine garantili yılda “1 milyon 300 bin yolcu uçuşu” garanti anlaşması yapılmış.

2021 yılında Zafer Hava Limanından  iç hatlardan uçan yolcu sayısı 9 bin 228,dış hatlardan uçan yolcu sayısı sadece 1904 ve toplam yılda uçan yolcu sayısı 11.032 kişi.

Böylesi bir öngörüsüzlük olur mu, liyakatı değil de sadakat-ı ölçü alır hamaset yaparsanız, hem de bal gibi olur.

 Hava limanının hizmet edeceği  Kütahya’nın 577 bin, Afyon’un 744 bin, Uşak’ın 373 bin nüfusu var.

Bu üç ilin toplam nüfusu 1 milyon 694 bin.

Garanti verilen yolcu sayısı üzerinden bakarsanız her yıl bu üç ilde yaşayan toplam nüfusun yüzde 76’sı uçması gerekiyor.

İnsan Allah akıl fikir versin demekten başka bir söz bulamıyor.

Ya yeni açılan  Çanakkale köprüsüne ne diyeceğiz!.

Çanakkale köprüsü hazine garantili 45 bin araba sayısı tutmazsa hazineyi 11 yıl  sülük gibi emecek.

Çanakkale Köprüsünün uzunluğu 4.6 kilometre..

Aynı malzeme ve kalite ile yapılan Hong Kong-Çin arasındaki yapılan köprünün kilometresi 360 milyon dolara mal olurken, Çanakkale köprünsün kilometresi 900 milyon dolara yapılıyor?

Çanakkale köprüsünün toplam maliyeti 2 Milyar 500 milyon Avro ’ya mal oluyor.

Köprüyü işleten firma 11 yıl işlettikten  sonra  Karayolları Genel Müdürlüğüne teslim edecek.

Köprüden geçecek araba sayısının bulunması mucize olarak  gözüküyor..

45 bin araba sayısının bulması için her iki saniye de bir araba geçmesi gerekiyor.

Köprüden ancak taş çatlasın 15 bin aracın geçeceği tahmin ediliyor.

Köprüden geçiş ise  15 Avro artı enflasyon farkı, TL karşılığı bugünkü kur seviyesi ile  400 Lirayı buluyor.

Feribotla bir günde  taşınan araba sayısı en fazla 12 bin, bir arabanın feribotla taşınması ise 52 Lira.

Ortaya çıkan tabloya göre; YİD’in yapıp işlettiği bu yerler  bir hizmetten  öte toplumu soyan ve yoksullaştıran yerler durumuna geldi.

Toplumun yüzde 75’nin geçinemiyoruz diye feryat ettiği…

25 milyon insanın açlık sınırında yaşadığı,52 milyon insanın yoksullukla boğuştuğu…

Vatandaşın bu karakışta nasıl ısınırım elektrik ve doğal Gaz  faturalarımı nasıl öderim ve açlık  korkusu ile yaşadığı bir ülkede..

Hala Hazineden ve Maliyeden sorumlu bir bakan kalkıp hayat pahalılığı ve yoksulluk karşısında “Ezanlar susmayacak, Bayrak inmeyecek” diye konuşma  yapıyorsa; bizleri bugünleri aratacak  daha karanlık ve zor günler bekliyor demek.

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.