• 1.02.2018 00:00
  • (1110)

 Bir araya gelip havuz kuran muhalefetin, lerdeki milyonlarca oy farkını izah etmek için çırpınışını izliyoruz.

Çırpınış, çünkü içine düştükleri havuzda sarıldıkları her şey kendileri gibi "batan" cinsten...
Çok sinirli oldukları için mi batıyorlar yoksa battıkları için mi çok sinirlilerdoğrusu onu da kestirmek zor.
Ancak, etraftaki can simitlerine rağmen diz boyu suda debelenirken hallerin hal olamadığı ortada. Öyle ki onlar adına başkaları utanıyor.

***

Baksanıza, gündeme gelmeye çalışan bir "az ünlünün" kurduğu, "Müslüman bir ülkede demokratik seçim yapılamayacağını gördük" cümlesini tekrar edecek kadar düşkünler...
Ancak bu seçimde işi hakikaten abarttılar. Sanki ayıpmış gibi, "seçmeninkendisini düşünmesine" vurgu yapan "Makarna" edebiyatını bıraktılar. Şimdi tam tersini, "seçmenin kendisini hiç düşünmediğini" söylüyorlar.
Aynı ülkede yaşadıkları, yoksul, muhafazakâr ya da dört yıllık kıytırık bir fakülte bitirmemiş insanların siyasi tercih yapamayacak "aptallar" olduğuna inanmışlar.
Daha kötüsü, bizlerin de inanmasını istiyorlar ve reddedersek kızıyorlar, sitem ediyorlar...
Aşağıdaki satırlar, avukat bir vatandaşa ait:
"Nasıl koyduk diyen adam adliyede taşeronda temizlik işçisi. Sigortası yok. Karısı hamile. Maaşı 1000 TL. Koyulan adam yani ben Avukatım. Gelirim ayda30.000 TL'nin üzerinde. Ve o işçi sigortalı işi olsun 2200 TL maaş alsın, çocuğuüşümesin diye sabaha kadar sandık başında bekledim."
Evet evet, kırk yaş üstü, bol kaslı...

***

Ne güzel anlatır değil mi,  "Oyunlarla yaşayanlar"da bu soldan sağa lümpenliğin bu hallerini:
"Ey sevgili milletim!
Neden böyle yapıyorsun?
Neden az gelişiyorsun? Niçin bizden geri kalıyorsun? Bizler bu kadar çok gelişirken geri kaldığın için utanmıyor musun?"'ın "kendilerinden az kazanana ayak takımı çok kazanana hırsız derler" şeklinde tarif ettiği zekâ ve ahlak fakirleri keşke dışarıdan nasıl göründüklerini izleyebilselerdi.