• 11.07.2012 00:00
  • (5101)

 

Katiller özel reformla serbest   Üçüncü Yargı Paketi’ne son anda eklenen geçici madde, Bahçelievler Katliamı hükümlülerine yaradı. Bünyamin Adanalı ve Ünal Osmanağaoğlu tahliye edildi 


 
 

Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 1978’de Ankara Bahçelievler’de Türkiye İşçi Partili (TİP) yedi gencin öldürüldüğü ‘’Bahçelievler Katliamı’’ davasının hükümlülerinden Bünyamin Adanalı ve Kemal Türker suikastının önemli isimlerinden Ünal Osmanağaoğlu hakkındaki cezanın infazının durdurulmasına karar verdi.

Avukatların, 14 yıldır hükümlü olarak cezaevinde bulunan müvekillerinin salıverilmesi talebinin görüşüldüğü duruşma dün Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Oturumda Adanalı ve Osmanoğlu’nun avukatları Yalçın Kasaroğlu ile Mustafa Ekinci müvekkillerinin 6352 sayılı Yasa’nın lehe hükümlerinden yararlandırılmalarını istedi. Osmanoğlu’nun avukatı Ekinci duruşmada yaptığı savunmada “Öcalan bile tek bir ceza aldı. Bu yasal düzenlemenin bu dosya için çıkarıldığı doğru. Bu haksızlığın giderilmesi için 6352 sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesi konuldu. Bu doğrultuda infazın durdurulmasına karar verilmesini istiyoruz” dedi. Müşteki avukatları Nezahat Gündoğmuş ve Erşen Sansal ise talebin “Mahkemelerin teminatı”, “Hakim ve savcıların bağımsızlığı” ve “Hukuk devleti” ilkelerine aykırı olduğunu savunarak, düzenlemenin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasını istedi. Mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki cezaların infazlarının durdurulmasına karar verildiğini açıklayarak duruşmaya son verdi.
 

“Başkanvekili’nin çabaları sonuç verdi”

Konuyla ilgili Taraf ’a konuşan CHP’li Ali Rıza Öztürk kararın, 3. Yargı Paketi’neki Geçici 3. maddeden kaynaklandığı söyledi. Bahçelievler Katliamı hükümlülerinin infazının, eski ve yeni TCK’nın ilgili hükümleri karıştırılarak durdurulduğunu kaydeden Öztürk, şunları söyledi: “Bu kanuna ve Yargıtay içtihatlarına aykırıdır. Çünkü hükümlü hakkında lehte olan bir yasa uygulanır. Bu karar, ne anayasal olarak ne de hukuk tekniği açısından izahı mümkün olmayan bir skandaldır.” TBMM Başkanvekili ve AKP Kayseri Milletvekili Sadık Yakut’un bu karara yol açan geçici maddenin çıkartılmasındaki rolüne dikkat çeken Öztürk, “Sayın Yakut’un paket komisyonda görüşülürken sona doğru toplantılara katılmasının nedeni 12 Eylül öncesi cinayet işleyen arkadaşlarını kurtarmak mıdır? Bu özel ilgisinin nedeni Kemal Öztürk ve Bahçelievler katliamı sanıklarının kurtarılmasıdır. Karar pek çok soruya yanıt veriyor” şeklinde konuştu.
 

Düzenleme katillere afmış

Öldürülen TİP’li gençlerin ailelerinin avukatı Erşen Sansal, Bahçelievler katliamı hükümlülerinin salıverilmesini Taraf’a, şu sözlerle değerlendirdi: “Reform yapılıyor yargıda; bir, iki ve üçüncüsü meğerse katilleri serbest bırakmakmış. Bu katillerin yattıkları süre 15 yılı da bulmuyor ve her bir öldürdükleri kişi için altı üstü iki yıl gibi bir süre yattılar çıktılar reform bu. Bahçelievler katliamından 34 yıl geçti. Bu sürede bu katiller kimi zaman yanlışlıklar tahliye edildiler kimi zaman özel bir şekilde korunarak kaçak bırakıldılar. Reformun amacı bu mudur? Ama yapılan bu. Bu kararı Yargıtay’da temyiz edeceğiz” dedi.
 

Elde kaldı Kırcı

Katliamın 1. numaralı ismi Abdullah Çatlı, 1996 yılında yargılanmadan öldü. Ercüment Gedikli ve Mahmut Korkmaz afla salıverildi. Kürşad Kadri Poyraz firarda. Adanalı ve Osmanoğlu ise dün salıverildi. Taraf ’a konuşan ülkücülerin avukatlarından Osman Başer “İçerde sadece Haluk Kırcı var. Onun da başvurusunu bugün yapacağız. İnşallah o da çıkacak. Bu isimler bizim için, benim için birer Kahramandır” dedi.
 

Yedi genci eterle bayıltıp, öldürdüler

Ankara’da, 1978’in 9 Ekim günü, yaşları 20 ile 26 arasındaki beş genç Bahçelievler semtindeki evlerinde televizyon izlerken, içeriye giren ülkücüler silahsız beş gencin ellerini arkadan bağladı. Daha sonra dışarıya çıkıp arabanın içinde bekleyen, katliamın planyacısı “Reis” kod adlı Abdullah Çatlı’ya danıştılar. Çatlı eter ve pamukla eve girerek, gençleri bayılttı. Bu esnada arkadaşlarını ziyarete gelen iki genç de bayıltıldı ve arabayla Eskişehir yoluna götürülerek infaz edildi. Evdeki gençlerse askılarla, havlularla boğulmaya çalışıldı. En sonunda da katliamın iki numaralı ismi “Amin” kod adlı Haluk Kırcı tarafından teker teker silahla öldürüldü. Soruşturma sürecinde katliamın planlanması ve uygulanmasında dönemin emniyet, MİT ve askeri yetkililerin de payı olduğu ortaya çıktı.
 

BDP’li vekil Ayhan’ın da talebi reddedildi

Tahliyelerin önünü açan 3. Yargı Paketi, KCK tutuklularına işlemedi. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Şırnak KCK davasının tutuklu sanığı BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız’ın tahliye talebini reddetmesinin ardından, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi de, KCK tutuklusu BDP Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan’ın tahliye talebini reddetti. Öte yandan KCK’dan tutuklu, KESK ve bağlı sendikaların 28 üst düzey yöneticisi de avukatları aracılığıyla tahliye için Ankara 12. Ağır Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkeme oybirliğiyle onların da tahliye taleplerini reddetti. Avukatlar karara itiraz edeceklerini açıkladı.
 

Çarkın ve Ersoy da tahliye istedi

Eski Özel Harekat polisleri Ayhan Çarkın ve Ercan Ersoy da 3. Yargı Paketi’nin yürürlüğe girmesinden sonra tahliye talebinde bulundu.

Elmadağ Cezaevi’nde tutuklu bulunan Çarkın ve Ersoy’un avukatları, tahliye talebinde bulundukları dilekçelerde, 3. Yargı Paketi’ne dikkat çekerek soruşturmanın ilerlemediği ve bir yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen iddianame hazırlanmadığını söyledi. Tahliye bekleyen Çarkın Avukatı Gülay Koçyiğit, Taraf’a yaptığı açıklamada; Çarkın ile görüştüğünü ve kendisine “Soruşturmanın başlamasında önemli itiraflarda bulunan müvekkilim eğer tahliye edilmezse ölüm orucuna başlayacağını açıkladı” dedi.