• 27.01.2014 00:00

 Şimdi Cenevre 2 de ne olacak? Hani Türkçede bir değim var “keller, yağırlar ya da körler sağırlar bir birini ağırlar” derler ya Cenevre’de aynen öyle olacak. Farklı rejimlere, farklı görüşlere sahip, Suriye ile yakından uzaktan ilişkileri olmayan devletlerin ve çetelerin yer aldığı bir tür çıkarlar koalisyonunun pis işlerde bir araya gelenlerin topluluğu olacak.

Ülkenin yüzde 20’sini oluşturan söz ve güç sahibi Kürdler konferansta yok. Ayrıca Cenevre’de barış için değil de bir birlerini suçlamak için bir araya gelmişler. ABD, Rusya, batı ve ilgisiz ülkeler yanlarına bölünmüş, paramparça olmuş, bir biri ile savaşan sözde Suriye Koalisyonu ile Suriye Hükümetini karşı karşıya getiriyorlar; yani tiyatro oynuyorlar.

            Leman Gölü kıyısında aynı salonda bir araya gelenler karşılıklı sert dille bir birlerini “hain”, “ajan” olarak suçlamaktan başka bir şey yapmadılar. Lozan’ın ağa babaları bu seferde Kürdler adına Suriye Kürdleri Ulusal Meclisi (ENKS) temsil ediyor dediler. Suriye Kürdleri Demokrat Partisi (SKDP) sözcüsü Nuri Bromo “davet ettik gelmediler” demiş. Hangi sıfat ve hangi halkı temsilen kimi davet ediyorsun, sen kimsin doğrusu hayret verici.

            Kürdlerin ezici çoğunluğunu temsil eden PYD konferansta yok. Suriye halkına yeni modeller dayatılıyor. Silahlı çetelerin sponsorları bir oldu bittiye getirilmek istiyorlar. Ama gerçek hiç te öyle değil. Bazılarına göre haftalarca sürecek dese de siz konferansı aylar belki yıllar sürecek anlayın. Yani uzun ve zorlu bir süreç başladı tabii görüşmeler kesilmezse.

            Çünkü ABD, AB ve muhalefeti destekleyenlerin eliyle Suriye’de terör destekleniyor. Suud, Körfez ülkeleri ve Türkiye başı çekerlerken Suriye Hükümeti de muhaliflerden eksik kalmıyor. Olan Suriye halkına oluyor. Toplananlar ateşkes bile sağlayamazlar. Çünkü bu konuda dışarıdan besleme el Kaide, İŞİD ve diğer çeteleri ikna etmeleri gerekir ki çok zor.

            Kürdlerin davet edilmemesi büyük eksiklik, kocaman bir meşruiyet sorunu oluşturdu. Bu koşullarda çözüm söz konusu olamaz; şayet yeni bir Lozan arzulamıyorlarsa. Bu şekli ile Cenevre Kürdleri dışlayarak ölü doğdu. Kürdsüz bir çözüm umut vermez. Suriye’de Kürdler önemli bir güçtür. Bunu yok saymak ülkenin geleceğine darbe vurmak demektir.

            Lozan gibi Kürdleri siyasetin ve hak taleplerinin dışında tutmak istiyorlarsa gün 1923 değil, 2014 yılını yaşıyoruz. Suriye halklarının sorunlarını günün şartlarına göre çözmezlerse çözüm değil BM eliyle zorbalık olur, zalimlik olur, zulüm olur. Bu yaklaşım yalnız Rojava’yı değil 4 parçada Kürdleri rahatsız eder. Kimse Kürdlere kimliksiz yaşamayı reva göremez. Tek çözüm de şimdilik için demokratik özerkliktir. 2. Lozan değildir. Şu an konferansın yapıldığı İsviçre sistemi bile Suriye için en ideal model olabilir. Yeter ki çözüm için samimi olsunlar.

            Cenevre 2 görüldüğü kadarı ile Kürdlerin statü sahibi olmasına karşı yapılıyor. Ki Davutoğlu açıkça Rojava özerklik ilanını tehdit olarak gördü. Diğer tarafta Suriye rejim her ne kadar Kürdlere saldırmıyorsa da onlara statü vermek niyetinde de değil. Rojava bölgesini kontrol edemediği için Esad şimdilik sessiz kaldığını unutmayalım.

            Demokrasi oturmadığı Ortadoğu’da Rojava’nın demokratik anayasa ve özerkli ilanı başta İran, Suudi, Katar, Türkiye ve diğerleri böylesi bir adımı kendileri için tehdit olarak gördüler bile. Türkiye’nin tutumu malum. Üç yıldır yaptığı tek şey radikal grupları eğitmek, silahlandırmak ve Kürdlerin üzerine salmaktır. Batılılar 1900’lü yıllardan beri Kürdlerin güçlenmesini istemediler, hala istemiyorlar. Bırakın statü kazanmalarını, Demokrasinin kırıntısını bile çok görüyorlar. O yüzden Cenevre 2’yi Lozan 2 yapmak istiyorlar.

            ABD ve batılılar Rojavadaki yapıyı yaşatmazlarsa Ortadoğu ve Araplara asla barış yüzü görmez. Bu yüzden Batı Kürdistan Halk Meclisi (MGRK) ve Suriye Kürdleri Ulusal Meclisi (ENKS) ortak katılımını Cenevre’de istemediler. Cenevre’ye muhalefet olarak ABD, AB, Körfez ülkeleri, Katar, Türkiye ve Suudi güdümündeki Suriye Muhalif ve Devrimci Ulusal Koalisyonu yani SMDGUK’yı istediler. Oysa Suriye muhalefetinde Kürdleri temsilen PYD, Süryaniler, Ezidiler, Çeçenler, demokratlar, NCB gibi diğer örgütler de var. Ama egemen devletler Suriye halklarını değil dış güçlerin maşalarını muhalefet olarak kabul etti. Bu yüzden Cenevre toplantıları haftalar, aylar hatta yıllar sürse de netice vermez. Çünkü hedef 2. Lozan’ı gerçekleştirmek Kürd ve diğer azınlıkları statükosuz bırakmaktır.

            Ayrıca Suriye’de silahlı o kadar örgüt var ki İŞİD, el Kaide, İslami Cephe, Nursa, Özgür Suriye Ordusu belli başlıları bunlar gibi irili, ufaklı yüzlerce silahlı çete var. Bunları Cenevre’de kim temsil ediyor? Cenevre’de anlaşma sağlansa bile bu silahlı örgütlerin akıbeti ne olacak? Bu durumda SMDGUK, ENKS evet ama 120 üyeli SUK’un yarısı hayır demişken kim muhalefeti temsil ediyor?

Cenevre konferansında Hindistan, Endonezya, Fas, Güney Afrika gibi 40’ka yakın ilgili ilgisiz varken ne İran, ne Irak, ne Türkiye nede Rojava Kürdleri var. Barış olacaksa sorunun asıl muhatapları “Kürdler ve İran varsa biz yokuz” diyenler 150 bin insanın canına, 9,5 milyonun sürgün olmasına yol açan felaketi nasıl çözecekler? Cenevre konferansında bu koşullarda tarafların mutabık kalacağı somut adımlar nasıl atılacak bilen var mı?

Bir tarafta Esad’ın direttiği, diğer tarafta PYD’nin olmadığı bir yapı nasıl oluşacak? Bu plan ateş ve kanın en az olduğu Rojava’ya da savaş sıçratır. Konferans çare değil yeni bir kaos yaratır. PYD’yi dışlayarak “barış afişi” altında Kürdlere savaş mı tezgahlanıyor? Sorunu diyalogla çözelim diyenler eli kanlı Esad ile bir masada buluşuyor ama Kürdler masada yok.

Konferansı düzenleyenler gerçekçi bir gündem oluşturmadılar. ABD ve Türkiye’nin çok açık “Rojava (Kürdler)” konferansta bulunamaz tavrı Cenevre 2 çözümsüzlük planıdır. ABD ve Türkiye Barzani üzerinde baskı kurarak Hewler’de varılan mutabakatı askıya alarak ENKS’yi davet ederken PYD’yi devre dışı bıraktılar. Yani Kürdler Kürd olarak Cenevre’de yoklar. Tıpkı bir çok başka muhalif, etnik, dini ve siyasi grupların olmadığı gibi. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Kürd bölgesini yangından uzak tutan masada yok. Amaçları Kürdü Esad diktatörü ile masaya zorlayarak meşruiyetine leke sürmek olduğu apaçık ortada.

 Sözün özü Suriye’de en büyük etnik azınlık, en örgütlü siyasal, toplumsal ve askeri güç olan Rojava Kürdleri Cenevre’de olmazsa bu konferans ölü doğar. Zorlarlarsa da 2. bir Lozan’dan başka bir netice getirmez. Bu da coğrafyada ateşe benzin dökmektir. Bu yöntem ile anlıyoruz ki Cenevre’de Kürdler yok, ABD, Batı ve Türkiye planı tek çözüm olarak masada.