• 2.10.2014 00:00

 Kobane IŞID çemberi altında üç cephede günlerdir kuşatılmış. An itibarı ile hala durum bu merkezde. Tanklar, toplara karşı Rojava halkı ve PYD kaleşnikof ile karşı koyarak direniyor. Müttefik güçleri Kürdlerin dünyada, özellikle Kobane karşısında gösterdikleri tepki üzerine şaka gibi IŞİD mevzilerine 3-5 sorti ile boş arazi bombalamaktan öteye gitmedi.

İçi yanan Kürd halkı tel örgüleri yararak moral için Kobane’ye geçiyor geçmesine ama yapacağı pek bir şey olmayınca eli boş dönüyor. IŞİD daha bir cesaretlenip savurduğu havan toplarının mermileri Türk tarafında patlıyor. Ama emrini alan Türk askeri seyrederken koalisyon uçaklar kısmi de olsa sortiler yapmazsa Kobani ha düştü ha düşecek.

Türk tarafının hedef ve amaç çok açık. Rojava devrimini boğmak. Ancak unutulan Kobane düşerse süreç de düşer. Rojava boğulursa süreç de boğulur. Bunun hesabı yapıldı mı? Kürdlerin Suriye kazanımları yok edilirse Türkiye’de barışını, sürecin bir anlamı kalır mı?

Kürd halkı IŞİD’İN Kobani saldırısı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın PKK açıklaması ile yeni bir Kürd planının gündemde olduğunun farkında. Orta Doğu yeniden dizayn edilirken egemen güçler ve bölge ülkeleri Kürdlere en azını vermek için ortak organizasyon yatıkları anlaşılıyor. Bunun açık örneği kelle kopartan IŞİD katillerinin Türk rehineleri bırakması oldu.

Amaç belli. Kürd halkının yakaladığı 2014 fırsatını Kobani üzerinden boşa çıkarmak. Buldukları taşeron çete de bizzat kendilerinin yarattığı ve şimdi havadan bombaladıkları IŞİD. Taşeronun propagandistleri, arka bahçe kalemşorları ve havuz medyası dünyanın sınırda izlediği saldırıları yok sayarak PYD ve Kürd halkını yaygara yapmakla suçlayacak kadar pespaye, adice, pervasızca yazılar yazmaktadırlar.

Oluşturdukları bu çarpıklıkla süreci boğduklarını fark ediyorlar etmesine ama her halde paşa babalarından aldıkları emir o. Nede olsa emir kulu beyler, her şeyi toz pembe gösterecekler. Kürd medyası “fantastik” diyen Yıldıray Oğur’larca itham edilecek. Yok “bilmem ne aşamasına gelmiş barışı bozuyorlar” diye iftira edecekler.

Süreç üzerinden bunca zaman geçti. Kürd meselesiyle ilgili TBMM den geçen tek bir anayasa, yasa, kanun var mı? Yok. IŞİD ile anlaşan kim? Kobane’den 200 bin göç eden kim? Ellerinde ABD, Rus tank, top gibi son model ağır silahlar saldıran kim? IŞİD mi, PYD mi? Bu gerçeğe rağmen iftiralarını makale köşelerine taşıyanlar efsane direnişi küçük göstermek, Kürdleri suçlamak, patronlarına yağ çekmek için kalem oynatmakta yarışıyorlar.

Süreci boğmak için fitnede sınır yok. Kışkırtma ve manipülasyonda sınır yok. İftira ve kasıtlı haber, makale yazmakta sınır yok. Dün söylediklerinin bu gün 180 derece tersini yazmak ve söylemekte sınır yok. Suriye’den 7 milyon insan yanlış politikaları yüzünden göç etmiş, binlerce sivil öldürülmüş, 3 yıldır katliam yapılıyor gıkı çıkmayanlar bugün Suriye halkını sever olmuş. Bu ne iki yüzlülük, bu ne riya, patrona yağ için bu kadar küçülmek niye?

Sahibinin sesi kalemşorlar; vahşeti, katliamı yapan Kürdler mi, IŞİD canileri mi? Kürd, Ezidi, Süryani ve Türkmenlere saldıran; bugün Kobane’de vahşet uygulayan IŞİD çetelerine tek kelime etmeyen sizler Kürdlere saldırarak nereye varmak istiyorsunuz?

Süreci boğan siz ve kayıtsız, şartsız desteklediğiniz hükümetiniz mi? Yoksa vicdansız ve izansızca suçladığınız Kürdler mi? Hazırlanan tezkere bile yeterince her şeyi açıklamıyor mu? Tezkerede IŞİD canileri için niçin hak etmediği karşılık verilmiyor? Niçin o konuda  tek satır yazma cesaretini gösteremiyorsunuz. Kürd medyasını değil; dünya medyasını bir zahmet okuyun, vahşete sınır tanımayan kim? İftira dolu beyninize biraz insanlık şırınga edilsin.

Esad’a karşı çıkmadılar halkını savaşa sokmadı diye bugün IŞİD üzerinden Kürdlere diyet mi ödetilmesini arzuluyorsunuz. Kürdler sürecin, barışın dinamitlenmesini istemiyor. Ama IŞID gibi bir canavara on bin yıllık vatanları Kobane’yi teslim etmek gibi bir saldırıya da boyun eğmezler. Baskı altında olan, iki haftada 200 bin göç veren, IŞİD’in ağır silahları altında üç taraftan kuşatılmış halde olan Kobane Kürdlerinin çektiği zulmü görmeyen tezkere yetmezmiş gibi bir de Türk medya kalemşorların salvolarını kaldıracak durumda değil.

Barış olacaksa bütün Kürdler ile olacak. Yeri geldiğinde kuzey kutbunda 10 Türk’e sahip çıkan medya, Irak ve Suriye’deki milyonlarca Kürd’e karşı Türkiye Kürdlerinin kayıtsız kalmasını nasıl bekler? Süreç ve barış bütün Türk ve Kürd halkı için olacak ise anlamlı olur. Kobane’de IŞİD’e karşı savaşan PYD’ye destek vermek yerine IŞİD’i kayırmak neden.

Türkiye devleti başta ABD ve AB ülkeleri; hatta dünyanın IŞİD saldırılarına karşı bu coğrafyada yetersiz silahlarına rağmen karşı duran tek güç olan Kürd halkının iradesinin bu saatten sonra yok sayılması Orta Doğu coğrafyasına barışı getirmeyeceğini kavramalı. Barış olacaksa Kürdü temsil eden güçlü örgütler ile olacak. Nitekim 2013 yılı Newroz’undan beri Türk devleti ve hükümeti bunu gördüğü için “süreç” başladı. Ancak son haftalarda Rojava ve Kobane kantonunun boğdurulması süreç için tehlike sinyali veriyor.

Türk devleti ve AKP hükümetinin Suriye ile iki derdi var. Birincisi Esad’ın Şii olması. İkincisi Rojava’nın Kürd olması. Tek arzuları Rojava’nın nüfusunu Arap Sünniler lehine değiştirmektir. Ancak Kobani halkı üstün silahlara sahip çok güçlü IŞİD’e karşı koydukça Türk hükümetinin kimyası bozuluyor. Ayrıca Türk devleti öyle bir göz ile Rojava’ya bakıyor ki, sanki IŞİD’e karşı savaşanların hepsi PKK’lıymış gibi. Varsayalım ki hepsi PKK olsa bile. Süreç için kiminle görüşüyor? Hükümetin karşı tarafta oluşturduğu derin endişeyi gidermeli.

HDP Eş Genel Başkanı SELAHATTİN DEMİRTAŞ, ABD görüşmelerinden döner dönmez ayağının tozu ile gittiği sıcak bölgede Türk devleti, hükümeti, medyası, siyaseti, halkı ve de dünyaya verdiği mesaj alınmayacaksa sürecin, barışın bir anlamı kalır mı?

Demirtaş Urfa’nın Suruç ilçesi Aligör beldesi Dewşen köyünde sonra Mürşitpınar Sınır Kapısından, Kobane’ye geçerek kent kantonunun başkanı Enver Müslim ve Asya Abdullah ile görüştükten sonra ne dediğini lütfen aşağıdaki linkten okuyun. Sürecin samimi olarak sürmesini kim istiyor, kim ipe un seriyor. IŞİD’i kim terörist görüyor kim destek veriyor. Okuyun da devletin ve hükümetin gerçekleri ile Kürdün samimiyetini görün.

He ke pişti ve pevajore de cejn maye, cejna ve piroz be. (Eğer bu süreçten sonra bayramın bir anlamı kalmışsa bayramınız kutlu olsun.)