• 12.02.2015 00:00

Ben de zannediyordum ki darbeler, Cumhuriyetle birlik de başladı, eski defterleri, pardon eski tarihleri karıştırdıkça darbeler, Osmanlı döneminde Abdülmecit’in ortadan kaldırılması ile başlamış, Abdülhamit, Vahdettin ile devam etmiş.

Abdülmecit ne yapmış olabilir ki İngilizleri ve onların yerli işbirlikçilerini bu kadar rahatsız etmiş olsun da darbeyle yüz yüze kalsın. Sayfaları biraz daha karıştırıyorsun önüne İngilizleri ve onların yerli işbirlikçilerini rahatsız edecek bir çok konu çıkıyor. Mesela Mısır’daki “Süveyş” kanalı, olabilir mi? Olmuş bile.

Abdülmecit, birçok yabancı dil bilmesi dışında resimden sanattan anlayan yanı olması itibarı ile, bilime de önem veren bir şahsiyet. “Süveyş kanal” projesi de işte bu süreçte Abdülmecit’in önerisi ve desteği ile dönemim mimar ve mühendislerine çizdirilen çok önemli bir proje idi.

Neticede Mısır firavunlar döneminden bu yana birçok ülkenin ilgisini çeken hayallerini süsleyen, “Akdeniz ile Kızıldeniz’i” birbirine bağlayan, “Asya ile Avrupa’yı” yakınlaştıran suyoluSüveyş kanal projesini hayata geçirme adımları başta İngiltere Fransa ve İtalya’yı çok rahatsız etmiş ve daha sonra bilindiği gibi Abdülmecityerli işbirlikçileri vasıtası ile ortadan kaldırılmış.

Abdülmecit ile birlikte 5 Milyon Kilometre kare toprağın dörtte üçü Süveyş ile birlik de yok olup gitme sürecine girmiştir.

Dedik yaİngiliz’de oyun bitmez diye, bu sefer de Abdülhamid’e taktılar kancayı, Filistin’i Osmanlının borçları karşılığında Abdülhamid’den satması istendi, Abdülhamid’in“bu ülke,Osmanlının kanıylacanıyla alınmış topraklar” parayla satılamaz demesi,İngiliz’ihepten çileden çıkardı.

İngiliz’de oyun biter mi, bu sefer Osmanlı’nın, yani bizim Misakı-Milli sınırlarımız içindekiMusul-Kerkük bölgesindeki çıkan petrolden size %15 pay verelim dediler, Abdülhamit,“kimin malını kimeveriyorsunuz” diye o teklifi de elinin tersi ile itince, onlar için Abdülhamid’i ortadan kaldırmaktan başka çareleri kalmadı. Neticede İngilizlerin yerli işbirlikçilerine padişahı da ortadan kaldırttılar.

Bu gürültü patırtıyla geldik 1870 lerden 1914 lere. Sen misin İngiliz’e kafa tutan, bu sefer Almanların marifeti ile Osmanlı ordusundaki paşalar satın alınmaya başlandı, Almanların dolduruşu ile geçtiğimiz günlerde 100. Yıl dönümünü hüzünle andığımız, 90 bin askerimizin ölümüyle neticelenen Kars- Sarıkamışfelaketi ile karşı karşıya kalındı.

İngilizler hazır bu fırsat deyip, yanlarına birkaç devleti de alıp Rusya’ya çıkma bahanesi ile Çanakkale’ye dayandılar. Bir yıl süren uzun yorucu çetin savaşın sonunda her iki taraftan da 500 bine yakın insanın ölümüyle çekilmek zorunda kaldılar.

İş burada bitti mi, bu sefer de iki yıl süren kurtuluş savaşı mücadelesi başladı, İngilizlerin dolduruşları ile Anadolu’nun içlerine kadar inen Yunan, İngiltere’nin da yüzüstü bırakması ile def edilmeleri zor olmadı.

Yunanlıların ve Fransızların kovulmaları ile birlik de Cumhuriyeti kurma süreci başladı. Başladı da ne oldu, bir de baktık İngiliz donanma gemileri İstanbul’da toplarını saraya dikmiş bekliyor. Hani biz bu İngilizleri Çanakkale’de denize gömmüştük.

Kimse soramadı biz de öğrenemedik ne olup bittiğini, nasıl sorup öğrenebilirdin ki, hemen arkasından tek parti diktatörlerinin, “Takriri sükûn” kanunu (muhalif görüşleri susturma kanunu)ile susturulduklarını, “İstiklal mahkemeleri” eliyle de sallandırıldıklarını. 

Devletin resmi “Kemalist” ideolojisi bu millete 90 yıldır “Tarih” yerine “masal” öğrettiler, o kadar yalan söylediler ki, bir zaman geldi kendileri de inandılar. Doğrusunu yeni yeni öğreniyoruz.

İnsan gerçek tarihi ile baş başa kalınca, birilerinin İngilizler gibi bize nasıl kazık attıklarını görüyor sevmediğimiz tarihi sever oluyoruz, araştırın Osmanlı tarihinin “haremden” ibaret olmadığını dünyaya bir yığın hatıralar bıraktığını göreceksiniz.  

Bu gün Suriye topraklarına Işid’i musallat edenleri araştırın kazıyın göreceksiniz altından başta İngiltere, ABD, İsrail çıkacaktır. Bu şer güçlerin tek gayeleri var, o da bölgenin petrol yatakları.

Bölgedeki bu savaş,Abdülhamit’ten bu yana hortumladıkları Irak petrolünün kuzey gerçek sahipleri yani bizler ve Irak halkı ile paylaşılmasıyla birlikte çıkan bir savaştır.Ne yaparlarsa yapsınlar neticede yöre devletleri ve Türkiye kazanacaktır, “muhalefete rağmen”. Saygılarımla.