• 24.02.2015 00:00

 Ülkemizi yasa boğan bir vahşinin, caninin, canavarın, sapığın, daha doğrusu insan olduğundan kuşku duyulan bir katilin cinayeti sarstı ülkeyi. Hangi ruh hali insana bunu yaptırabilir, akıl almıyor.

 

HırandDink’in eşi Rakeldink’in dile getirdiği “Bir bebekten katil yaratmağı” nasıl becerebiliyorlar, bunları bu derece vahşileştiren etkenler nelerdir, kim ne kadar neyi biliyor.

 

ÖZGECAN kızımızın katilinin üzerinde yoğunlaşırken biz bu konularda ne kadar masumuz ki?

Erkek egemenliğinin hüküm sürdüğü Ataerkil toplumlarda içimizde barındırdığımız canavarı ortaya çıkaran var mı?

 

Gelin isterseniz içimize yerleşen canavar nasıl oluşuyor ona bakalım. Acaba kaç aile dünyaya getirdiği çocuğuna şiddet uygulamamıştır, büyük bir ekseriyeti okul çağına kadar şiddet uygulamıştır, eğitime başlayan çocuğa acaba kaç öğretmen şiddet uygulamadan mezun edebilmişlerdir?

 

Çocuk eğitimini tamamlamış, askere gitmiştir, soruyorum size acaba askerliğini yapan kaç asker dayak yemeden terhis olabilmiştir? ( Ayrı bir tartışma konusu ama ona da biraz değinmiş olalım) “Yasalar gereği askere aldığın bir insana şiddet uygulamak ancak bizim gibi ülkelerde olur.”

 

Dayak faslı bitti mi? Biter mi, bunun karakol faslı var, meramını anlatıncaya kadar bir ton dayak yerdin, eskiden öyle idi şimdi nasıldır bilmiyorum.

 

Bunun bir de bürokrasi ayağı var,657 ye tabii devlet memurunaişini yaptırıncaya kadar adamı davranışları ile dövmüşten beter ederler.

 

Bu şiddet sarmalı içinde birde televizyon kanalarındaki şiddet, taciz temalı diziler sizce de tuz biber olmuyorlar mı?

 

Gazi üniversite sosyal bilimsel enstitüsünde bir araştırma görevlisinin tespitlerine bakalım.

Bir dizinin 55 bölümünde 411 cinayet, 152 yaralama, 132 saldırı, 147 dayak, 175 kavga, 110 işkence, 3 tecavüz, 191 taciz, 145 silahlı çatışma diye sıralamış.

 

Şimdi soruyorum, zaten şiddet sarmalı içinde büyümüş bu halka40 a yakındizide“şiddet, taciz,tecavüz konulu diziler izlettiren senaristler, dizi yapımcıları çok mu masumlar. Bir de utanmadan ÖZGECAN için timsah gözyaşı dökerler.

 

En dramatik olanı da, acaba vahşice işlenmiş bu cinayetten kendilerine malzeme çıkarmağa çalışan partiler var, acaba maktul Alevi miydi? Sünni miydi? Katil milliyetçi miydi? Muhafazakâr mıydı diye. Bundan daha iğrenç bir durum ne olabilir ki? Ölüler üzerinden siyaset üretmek ucuzluğu.

 

 

Erkek ve özellikle kadın aktivistlerinÖZGECAN örneğinde yaşandığı gibi “Kadına uzanan eller kırılsın” beddua seansları ile netice alınır mı?Bildikleri bir şey varsa, rasyonel çözüm önerilerini sıralasalar daha faydalı olmazlar mı?

 

Dünyada olsun özellikle ülkemizde olsun şiddet öyle kanıksanmış ki eğitimlisi, cahili, varlıklısı yoksulu hiç fark etmiyor. Münevver Karabulut’u öldüren yoksul ve eğitimsiz miydi? Size bir örnek daha vereyim, boşanma davalarını inceleyin, şiddet gören kadınların boşanmak istedikleri eşleri ya avukattır, ya hâkimdir, ya polistir, ya subaydır ya işadamıdır.

 

Sanıyorum çocukların yetiştirilmesinde en büyük sorumluluk anne ve babalara düşüyor, aile büyükleri isterlerse iyi aile bireyleri yetiştirebilirler.

 

ÖZGECANbenzeri cinayetlerde kaybedilen tüm canlara rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyorum. Saygılarımla.