TBMM’DE hangi kesim daha baskın olursa onun beklentisine uygun kanun çıkarma olasılığının yükseldiği döneme tanıklık edileceğini söylemiştim.

Buna gerekçe olarak da seçim mevsimini göstermiştim.

Uzun sürmedi, ilk veriler de gelmeye başladı.

Bunun en iyi göstergesi de Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) ile ilgili durum…

Yaş süreçlerini doldurmadan emekli olabilmek için kanuni düzenleme yapılması talebini ilettiklerinde beklentileri yüksek değildi.

Hatta Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) içinde bulunduğu durum açısından olanaksız gibiydi.

Bakanlar Kurulu gündeminde olmadığını açıkladı ancak bunun TBMM’nin meselesi olduğunu da belirtip kenara çekildi.

“Politikacının ağzından bir kez çıktı mı, kanun olarak da çıkar” kuralı bu aşamadan sonra daha da hızlandı.

Görünen o ki EYT meselesi, beklendiği şekliyle olmasa da ara bir formülle TBMM’den çıkacak.

Bu konuda CHP ve MHP’nin çabası da oldukça yüksek…

CHP’NİN KAPSAMI

Nitekim dün CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, emeklilikte yaşa takılanların bütçeye getireceği yükün yüksek olmayacağını belirtti.

Daha önce emeklilerin maaşlarındaki olumsuzluğu giderme konusunu da gündeme getirdiklerinde benzer tutumla karşılaştıklarını anımsattı.

AK Parti’nin 1993’ten bu yana gelenler yerine daha dar kapsamlı bir düzenleme ile meseleyi çözme arayışında olduğunu belirtip ekledi: “AKP, 200-250 bin civarındaki kişiyi kapsayan düzenleme üzerinde duruyor. Bizim hedefimiz ise hepsine, 4,5 milyona verilmesi…”

Özel, TBMM Başkanlığı’nın milletvekillerinin daha önce verdiği kanun tekliflerini Temmuz ayından bu yana Komisyon’a göndermediğini de belirtti.

“Uyarımız üzerine teklifler Komisyon’a gönderildi” dedi.

MHP’NİN SINIRI

İktidar partisindeki hazırlık ise emeklilikte yaş eşiğini kaldırmadan bir düzenleme getirmek.

Emekliliğine az bir süre kalmış olanlara bu hakkı tanımak, uzun vade bulunanları ise kapsam dışı bırakmak.

MHP de meseleye bu şekilde yaklaşıyor.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da dünkü sohbetimizde düşündükleri modeli dile getirdi.

CHP’nin ileri sürdüğü gibi kapsama girecek sayısının 4-6 milyon gibi rakamlara ulaşmasının olanaksız olduğunu belirtti.

Akçay, “Bizim hesabımıza göre aileleriyle beraber 700 bin kişiye etki yapar, o da 200-250 bin kişi demektir ki bir yük getirmez” deyip devam etti:

“Bunun bütçeye yükü, her yıl 2 bayramda verilen ikramiye sayısından yüksek olmaz. Bütçeye bir yükü elbette olacak, ama ekonomiye yeniden dönüşü hesaba katıldığında yüksek oranlı olumsuzluğa yol açmaz…”

“İKTİDARI DA KATALIM”

EYT ile ilgili etki analizi yapılması gerektiğini de belirten Akçay, önerisini de şöyle dile getirdi:

“Madem ortada bir teklif var ve çıkmasını biz de CHP de istiyor; gelin hep birlikte ele alalım. İktidar partisini de ikna ederek işin içine katalım ki bütçeye olan etkisini de iyi ayarlayalım.”

İYİ Parti ve HDP’nin tutumu da aslında CHP’den farklı değil…

Dolayısıyla TBMM’de konu üzerinde mutabakat sağlanmış durumda…

Bu aşamaya geldikten sonra, hele bir de önünde sandık varsa çıkmaması olanaksız…

Başa dönersem, bundan böyle TBMM’de kanunlar dinamik azınlığın, gevşek çoğunluğa baskın gelmesine göre şekillenir; popülizm kazanır.

Sesi çok çıkan, kendi kanununu da çıkarır…

***

Muhtar Kent’e adaylık önerisini kim götürdü?

CHP’de yerel seçim sürecini yürüten Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’a soruyu yönelttiğimde bu denli hayıflanacağı aklımdan geçmezdi.

İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adaylığı için Ümit Boyner ve Muhtar Kent’e teklif götürdüklerine ilişkin haberi aktardığımda bir süre sustu.

Sorunun devamını getirince de soruyla karşılık verdi:

“Sayın Boyner ve Sayın Kent’e acaba kim adalık teklifinde bulundu?”

Sorusunu anlamadığımı belirtince de konuyu açtı:

“Parti yönetimi olarak bizim bu yönde bir adımımız olmadı. Herhangi bir arkadaşımızı da bu konuda görevlendirmedik. Bizim adımıza kim teklif yapıyor biz de onu merak ediyoruz…”

“BİZ DE BİLSEK…”

Burada da kalmadı, CHP’li bazı isimlerin adı geçen kişilere öneride bulunup bulunmadığına yönelik de bir bilgisinin olmadığını belirtip devam etti:

“En azından bu arkadaşlarımız da böyle bir eyleme girmeden önce açıp bize sorarlar. Ama soran da olmadı. Adımıza kim önerilerde bulunuyorsa, bu şahısların isimlerini söylesinler, hiç değilse kim olduklarını bilelim…”

Seyit Torun, bu yöndeki iddiaların CHP’ye yönelik “itibarsızlaştırma” girişimi olabileceğini de belirtti.

Sözlerinde her zamanki gibi samimiydi ve kim olduklarının merakı içindeydi…

Anlaşılan o ki birileri İstanbul’da CHP adına adaylık dağıtıyor…

Ya da öyle bir eylem yok birileri uyduruyor…

Merhum Erdal İnönü’nün böyle durumlar için söylediği sözle bitireyim:

“Zamanın her şeyi ortaya çıkarma gibi kötü bir huyu vardır…”

  • Abone ol