Anayasa Mahkemesi töreni sonrası, ara verdikten 90 gün sonra geçen grup toplantılarını izlemek için TBMM’ye geçtik.

Milletvekillerinin esprisiyle aktarayım, “CHP uzun yılların ardından milletvekilleriyle parti grup toplantısı yaptı…”
Çünkü on yıllardır grubu seçmen dolduruyor, milletvekilleri de ancak en ön sıralarda yer bulursa oturuyor, arka sıralarda oturma olanağı olmadığı için çaresiz CHP liderinin konuşmasını TV’den odalarında izliyordu.
Covid-19 tedbirleri nedeniyle seçmen TBMM kampüsüne alınmayınca grup toplantıları da sakin geçmeye başladı.
AK Parti ve MHP grup toplantısı yapmadı ancak gelecek haftadan itibaren onlar da yaparsa benzer görüntüler oluşacak.
Çünkü her gün 8 bin kişiye yakın ziyaretçisi olan TBMM’ye Haziran sonuna kadar hiçbir koşulda seçmen veya ziyaretçi sokulmayacak.
Bu görüntüler içinde dolaşırken BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ile karşılaştık ve Meclis lokantasında yemek yerken sohbet etme olanağı bulduk.

DARALTILMIŞ BÖLGE VE YÜZDEYE KARŞI…

Hemen belirteyim, son dönem AK Parti içinden gelen, 5 milletvekiline dayalı daraltılmış bölge ve seçimde %5 oy almış olan partiler aralarında ittifak yapabilir yaklaşımına MHP gibi BBP de tepkili.
Destici, Siyasi Partiler ve Seçim kanunlarında düzenleme yapılmasının şart olduğu konusunda hemfikir.
“Ancak %5 oy alan ittifak yapabilir şartı getirilirse, bu karşı cepheyi güçlendirir, sağda yeni bir blok yaratır” görüşünde.
Hatta seçim dönemi geldiğinde kendilerinin de bu bloklardan hangisinde yer alacaklarını düşünme durumunda kalabileceklerini de söyledi.

 

 

OLASI İTTİFAKTA OLACAKLAR

Olası yeni ittifakı da “İYİ Parti, Saadet, DP, Gelecek, Deva ve günün şartına göre ihtimal dâhilinde BBP” diye sıraladı.
Böyle bir ittifakın %20 oy potansiyeli yaratabileceği görüşünü de dile getirdi.
Partilerin son dönem başlayan kongrelerine de dikkat çeken Destici, Siyesi Partiler Yasası’na aykırı davranıldığına vurgu yapıp devam etti:
“Partinin 10 bin üyesi var, ilçe ve belde kongrelerini yapmamak için YSK’ya 399 üye bildiriyor; oysa YSK Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına üye yapısını sorsa ortaya çıkacak, mahalle delegesiyle seçimli kongre yapmak zorunda olacak.”
Siyasi partiler ve seçim kanunlarındaki düzenlemelerin, ön seçimi şart koşan, parlamentoyu güçlendiren, barajı sıfır hale getirip %1 oy alanın dahi TBMM’de temsilini sağlayan düzenleme getirilmesi gerektiğini belirtti.

SİYASETİN FİNANSMANI

Siyasetin finansmanındaki sorunun da çözülmesi gerektiğini belirterek, şu öneriyi getirdi:
“Seçim yardımı ile Hazine yardımına göre belirleniyor; oysa genel seçime 8, yerel seçime 12 parti girdi. Futboldaki havuz sistemi gibi, seçime girmeye hak kazanan her partiye önce birer dağıtılır, geri kalan da yüksek oy alanlar arasında pay edilir. Böylece seçime giren de zor durumda kalmaz…”

İTTİFAK İÇİN %5 KİŞİSEL GÖRÜŞ

BBP lideri Destici’ye veda edip koridorda yürürken Şeref Kapısı önünde AK Parti Grup Başkanı Naci Bostancı ile karşılaştık.
BBP’nin AK Parti içinden yükselen ittifak için önceki seçimde %5 oy alma şartına tepkili olduğunu belirtince Bostancı, “Henüz çalışmayı bitirmedik, kesinleşmiş bir kararımız yok; arkadaşlarımızın kişisel görüşleri” dedi.
Baroların da içinde bulunduğu kamu niteliğindeki kurumlara ilişkin düzenlemenin ne zaman Meclis gündemine geleceği konusunda ise tarih vermekten kaçındı.
“Arkadaşlar üzerinde çalışıyor, ne zaman tamamlanırsa o zaman gelir” dedi.

 

 

PATİNAJ ETKİSİ

AK Parti bir süredir farklı bir propaganda modeli geliştiriyor.
Önce ötekine ilişkin engelleyici bir adım atılmak için fikir üretiyor, yarı yolda kendisini de sıkıntıya sokacağı fark edip söylem değiştiriyor.
Böyle olunca da geriye patinajın yarattığı tepkisi kalıyor…
Şunu biliyorum ki Cumhurbaşkanlığı bünyesinde hazırlığı devam eden Siyasi Partiler ve Seçim kanunları çalışmasında da ittifak için %5 şartı bulunmuyor.
Sadece beş milletvekiline kadar tek, sonrasında her 5 için bir bölgeye dayalı esnek daraltılmış bölge sistemi ve barajın %5’e indirilmesi söz konusu.

TEKLİFİN ESKİZ TASLAĞI

Bunun ötesindeki düşüncelerin partide çalışma yürüten ekibe ait olabileceğine de vurgu yapılıyor.
Özetle, %5’ten az oy alan partilerin adaylarının büyük partiden girmesinin zorunlu hale getirilmesi gibi çalışma Külliye’de yok.
Partideki çalışma ise henüz ete kemiğe bürünmüş olmadığı, sadece teklifin ilk eskiz taslağından ileri geçmediğine vurgu yapılıyor.
Çalışmanın da bugünden yarına bitmesi beklenmiyor.
Gelecek yasama yılına kalabileceğini herkes söylüyor…
Anlayacağınız, bu pilav daha çok su kaldırır.

  • Abone ol