• 7.04.2021 09:07
  • (370)

 SORUN bugünün meselesi değil…

Tam 8 yıldır devam eden bir iç savaşın geldiği son nokta…

Ya da dağılan Sovyetler Birliği’nin Putin ile yeniden birleşme çabasının sancıları.

Önce Abhazya ile başladı, ardından Osetya geldi…

Sonra da Kırım…

Neredeyse 8 yıldır da ekonomisinin bel kemiği, bütün sanayi ve madenlerin merkezi Ukrayna’nın doğusunda devam ediyor.

Sözünü ettiğim bölge Ukrayna’nın kuzey doğusunda Azak Denizi’ne kadar uzanan iki bölge…

Donbass Savaşı veya Doğu Ukrayna krizi olarak biliniyor; 2013’te başlayan çatışmalar, 2014’ten bu yana da bağımsızlık isteyen iki bölgedeki Rusya destekli milisler ile Ukrayna arasında kesintisiz savaş devam ediyor.

NOVOROSSİA’DA YENİ MODEL

Çatışmaların temeli de Rusya’nın Kırım’ı plebisit, yani ayrılma kararının alındığı sandık oylaması yoluyla ele geçirmesi sonrası, Rus kökenlilerin nüfusunun yoğun olduğu Odessa, Kharkiv, Lugansk ve Donetsk bölgelerindeki bağımsızlık arayışlarına dayanıyor.

Bu bölgede yaşayanlar Donetsk ve Lugansk isimli iki Halk Cumhuriyetini kurduklarını belirterek bağımsızlıklarını ilan etti.

Bu iki bölgede Ukrayna bayrakları kamu kurumlarından indirilirken, yerine ülkeleri temsil edilen bayraklar Rus Bayrağı ile birlikte çekildi.

Bölgeye de yeni Rusya anlamına gelen Novorossiya adı verildi.

Çatışmalar o noktaya geldi ki bölgedeki ayrılıkçı milisler Ruslardan aldığı silahlarla Ukrayna Hava Kuvvetlerinin uçaklarına saldırdı.

Bu sırada Malezya Havayollarına ait sivil uçak da düşürüldü, herkes suçu ötekinin üzerine attı.

Novorossiya bölgesindekiler Kırım gibi pilebisit yoluyla bağımsızlığını ilan etmek istedi, ancak Moskova bu modele yanaşmadı.

Abhazya’da da görüldüğü gibi çatışma ile bağımsızlığın elde edilmesi modeline yöneltti.

ABD VE NATO

Ukrayna bu gelişmeler üzerine ortağı oldu NATO ve ABD’den destek istedi.

ABD desteğini birkaç kez Karadeniz’e güç gönderdi.

Ancak bu da çatışmaların durmasına yetmedi.

Belarus’un Başkenti Minsk’te yapılan iki ateşkes anlaşması da sonuç getirmedi, bugün çatışmaların daha da artmasına yol açtı.

Neredeyse 6 aydır da şiddetini arttırdı.

Bunun üzerine batılı ülkeler harekete geçti ve Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne atıf yapmaya başladı.

TÜRK İHA VE SİHA’LARI

Bu süreçte Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki savaşta Türkiye’den giden İHA ve SİHA gücünün etkisi fark edilince Ukrayna da satın aldı.

Türkiye, İHA ve SİHA’ların bir kademe daha atlamasını sağlayacak Ukrayna’daki dron motorlarına talip oldu; iki ülke arasında anlaşma sağlandı.

Ukrayna bir süredir Novorossiya bölgesinde İHA ve SİHA’lar ile ciddi operasyonlar gerçekleştirdi, milis güçleri üzerinde etkili oldu.

Bunun üzerine geçen ay Rusya bölgeye asker kaydırdı ve milis güçlerine daha fazla destek verdi.

Ukrayna Cumhurbaşkanı Vladimir Zelenskiy, milislerin beş askerini öldürülmesi, Rus birliklerinin hareketinin artması, Moskova’nın da bölgedeki askerlerini teyakkuza geçirmesi üzerine harekete geçti.

Önceki gün ABD Başkanı Biden ile görüşen Zelenskiy, dün de NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’i arayıp ortak olduğu NATO’ya tam üye, yani müttefik olarak girmek istediklerini iletti.

Zelenskiy, 12 Nisan pazartesi günü de Ankara’ya resmi ziyarette bulunacak.

GERİ DÖNMENİN GÖSTERGELERİ

Bölgeyi iyi takip eden Prof. Dr. Mitat Çelikpala’ya çatışmaların sonunun neye varacağını sorduğumda, “Moskova’nın bundan sonraki tutumuna bağlı” dedi.

Bir noktanın daha altını çizdi.

“Trump ile uzaklaşan ABD bölgede yeniden oyuna girdi...”

Aslında iki ay kadar önce yapılan Münih Güvenlik Konferansı sırasında ABD Başkanı Biden, “Geri döndük” diye ilan etmişti.

Almanya Şansölyesi Merkel ile üzerinde durdukları en önemli konu da Ukrayna’nın toprak bütünlüğüydü.

Son iki gündür Washington-Moskova arasındaki telefon trafiği de bölgedeki duruma yönelik.

Prof. Dr. Çelikpala da bu gelişmelere işaret edip devamını getirdi:

“Bütün bu gelişmelerin nedeni Biden ile ABD’nin yeniden bölgeye dönmesine dayanıyor. Bir yandan Romanya’ya savaş gemisi desteği veriyor, diğer taraftan Ukrayna’ya askeri yardımda bulunuyor. Tuna’dan Karadeniz’e yeni bir ulaşım yolu açıyor. Bütün bunlar da bölgenin hareketlenmesine neden oluyor.”

Uzun süredir Türkiye ve Rusya’nın etki gücünde bulunan Karadeniz’de hareketlenme ısınmasını da sağlıyor.

Umarım bu kez de Kuzeyden bir göç dalgası ile karşılaşmayız…