• 18.01.2021 00:00

  Önce yazıyı bir okuyun isterseniz...

https://serbestiyet.com/ozel-haber/analiz-mahcupyan-toplumun-devlet-ve-ozgurluk-algisi-turkiyeye-salginla-mucadelede-avantaj-sagliyor-49865/

Yani Etyen diyor ki;

"Türkiye gibi ülkeler bu açıdan avantajlı, çünkü bizler devletin bize söylediğini doğru kabul etme ve onun direktiflerine uyma konusunda uygun bir zihniyete sahibiz… Yani bireyi ve özgürlüğünü ikincil kılan, eşitsizliği, doğal ve hiyerarşik çözümleri adil kabul eden bir zihniyete… Bu zihniyetin hastalıkla mücadelede bazı avantajlar getirmesi mümkün…"

Sonra devamla;

"Nitekim (Türkiye’de hiç görülmeyen, hatta aklımıza bile gelmeyen şekilde) Avrupa’nın birçok toplumunda korona önlemlerinin bireysel özgürlükleri kısıtladığını öne süren gösteriler, kalabalık yürüyüşler yapıldı, hatta insanlar kasten bir araya gelerek hastalığın bulaşmasını umursamadıklarını gösterdiler..."

Bence bu düşüncelerin gerçekle hiç alakası yok!!..

Birincisi, evet Avrupa'da bu tür Corona-ve aşı karşıtı gruplar var ve bunların gösterileri de oldu, oluyor; ama bunları yapanlar kendini "daha fazla solcu" sanan bazı fanatiklerle, "yeni sağ" denilen yeni tipten bir avuç faşist (örnegin Almanya'da Afd'liler)... Yani insanların özgürlük aşkıyla, bunun kısıtlanmasını protestoyla falan hiç alakası yok bunların!!..

İkincisi, ve en önemlisi devlet konusudur!..

Evet, Türkiye'de insanların Avrupa'da olduğu gibi her konuda öyle serbestçe gösteri yapmaları, fikirlerini söylemeleri falan söz konusu olmayabilir, devletin koyduğu yasaklara karşı devlet korkusuyla daha farklı yaklaşılıyor olabilir, ama bu sadece görünüşte böyledir. Gerçekte ise, Türkiye'de insanlarda devletin dediklerinin tam tersini yapma -ama bunu açıktan değil de farklı yöntemlerle yapma- geleneği vardır... Bu "Beyaztürkler" döneminde de böyle idi, şimdi olan da farklı değildir... Yani Türkiye'deki insanlar devlet ne derse onun dışına çıkamayan birer koyun değildir...

Tamam, devlet anlayışı, "devlet büyüklerinin" çoban, halkın da onun güttüğü sürü gibi algılanmasına neden olabilir, ama gerçekte durum bambaşkadır... Halkımızın "saman altından su yürütme" geleneği onun tarih boyunca sınayarak uyguladığı bilinç dışı bir refleks gibidir... O "uysal koyun" denilenler, hiç farkettirmeden önlerine konulan engellerin altını oyuverir de zamanı gelinde "yıkılmaz" denilen yapılar gürpedek göçer giderler...

Etyen'in yazısına baştan sona kadar hiç ama hiç katılmıyorum!.. Her ne kadar resmi açıklamalar ne kadar güvenilir falan diyorsa da, bence tamamen bunların etkisi altında... Yani devlet konusunda bilinç altında halkın geleneklerini tanımayan farklı bir duruşu var...