• 25.08.2011 00:00
  • (2980)

Önceki gece Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın ev sahipliğini yaptığı bir iftar programına katıldım. İftar yıllar önce ortaokulu okuduğum mahallede bir tarihi bir mekanda, Darülaceze'de idi. Geçtiğimiz yıl da katılmıştım aynı yerde düzenlenen iftara.

İftar gecesi geçmişe yaklaşık 30 yıl öncesini gittim. 1981-1984 arasında ortaokulu okuduğum Kaptanpaşa Lisesi yıllarına. O yıllara gittim çünkü ortaokulda sınıflarımız Darülaceze'nin arka duvarlarına bakardı. 1982 Dünya Kupası'nın Brezilya Milli takımındaki, Sokrates, Falcao, Eder, Zico'ya özenip top peşinde koştuğumuz, duvar diplerinde sohbet ettiğimiz okul bahçesinin bitişiğindeki Darülaceze'de meğer nasıl bir dünya, ne hayatlar varmış. O çocukluk yıllarında, bunların hiç farkında değilmişim.

Sonra lise için 5 yıl boyunca Ortaköy'deki Kabataş Erkek Lisesi'ne devam ettiğim dönemde de hiç farkına varmadım önünden geçmeme rağmen. Eminim pek çoğunuz da önünden geçiyorsunuz ya da E5'den geçerken görüyorsunuz Darülaceze'nin. O yıllarda Darülaceze bizim için yüksek duvarlarla örülü, içini bilmediğimiz eski tarihi yapı idi; içinde ne vardır, kimler vardır hiç bilmediğimiz. O yıllarda, o binadan tek bir insan vardı hayatımızda; sınıf futbol takımına antrenörlük yapan Gulabi abi. Şimdi nerdedir bilmiyorum. Sordum, ayrıldı dediler. Ve o binanın önünden geçen sizler içinde eğer içini bilmiyorsanız aynı duygular geçiyordur muhtemelen.

Son 6-7 yıldır farkındayım Darülaceze'deki dünyanın. Oysa Darülaceze bizim geçmişimiz. Orada yaşayanlar bizim annelerimiz, babalarımız, dedelerimiz, anneannelerimiz, babaannelerimiz.

Sayın Egemen Bağış ve eşi Beyhan Bağış, 7 yıldır her Ramazan'da bir geceyi onlara ayırarak hayırlı bir iş yapıyor. Bunu bir kez daha gördüm. Sadece onlar değil, onların davetine icabet edenler de öyle.

Önümüzdeki hafta bayram. Eğer İstanbul'daysanız bir gününüzü Darülaceze'ye ayırın. Yanınıza eşinizi, çocuğunuzu, kız ya da erkek arkadaşınızı alın ve ziyaret edin orayı. Dışarıdan görüldüğü kadar soğuk değil inanın. Bir şey beklemiyor oradaki insanlar sizden. Gidin onlarla sohbet edin, ellerini tutarak yürüyün, gözlerine bakın ve gülümseyin. İnanın oradaki insanlara o kadar büyük iyilik yaparsınız ki, anlatamam.

Darülaceze'nin bir ihtiyacı var bugünlerde, o gece Bakan Bağış konuşma yaparken söyledi. Darülaceze'deki yatakların yenilenmesi gerekiyormuş. Sayın Bağış olmak üzere, İstanbul Valisi Sayın Hüseyin Avni Mutlu, Ajda Pekkan, Ebru Gündeş, Patrik Bartelemos, Hahambaşı İshak Haleva birer odanın yenilenmesini üstlendiler. Okuyucularımızdan katkı verebilecek olanlar varsa Darülaceze yönetimiyle temasa geçebilirler.

***

Darülacaze'deki iftarın olduğu gün gazetemizde bir haber vardı. Tuzla Belediyesi'nin her Ramazan'da düzenlediği Yetimler Haftası'nda bu kez özel bir etkinlik yapılacak ve sanatçılardan sporculara, medya mensuplarına kadar pek çok ünlü isim yetim çocuklarla bir araya gelerek onlarla iftar açacakmış. Haberi okuyunca kim düşünmüşse bravo dedim içimden. Çünkü Darülaceze'de büyüklerimiz için ne düşündüysem, annesiz, babasız kalmış çocuklarımız için de aynısını düşündüm. Darülaceze'dekiler geçmişimiz ise, yuvalarda büyüyen çocuklar da geleceğimiz. Bu yüzden Tuzla Belediyesi'nin bu etkinliği de en az Darülaceze'deki kadar önemli.

Tuzla Belediyesi yetimler haftasını 16 yıldır düzenliyor; annesiz, babasız çocukların yalnız olmadığını hissettirmeyecek etkinlikler düzenliyor, ihtiyaçlarını karşılıyor. Bu yıl, çocukların biraz daha mutlu etmek için bu geceyi düşünmüşler. Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı'nın ev sahipliğinde Tuzla Belediyesi Semiha Kibar Sosyal Tesisleri'nde yapılacak iftar programı 25 Ağustos (bu akşam) gerçekleşecek. Sanat, spor, siyaset ve medyadan pek çok isim, iftarda yetim çocuklarla bir araya gelecek. Geleceğimiz olan çocuklarımızın örnek aldığı insanları yanlarında görmesi, onlarla konuşması sanırım çocuklara en büyük bayram hediyesi olacak.

Belki haberiniz olmayabilir, belki size ulaşmış olabilirler. Belki de yeni duymuş olabilirsiniz. Ama geleceğimiz olan küçük kardeşlerimizi sevindirmek sizin elinizde. Haydi, bu akşamınızı onlara ayırın, onlarla birlikte iftara açın. Nasıl, Darülaceze'de kalanlar geçmişimiz ise; annesiz, babasız yuvalarda kalan çocuklar da bizim geleceğimiz. Bu yüzden gelin bu akşam yetimlerimizle iftar açalım, onları mutlu edelim.

İftar bu akşam Tuzla Belediyesi Semiha Kibar Sosyal Tesisleri'nde olacak. Geleceğimizi sevindirmek için sizleri de bekleriz.

 

***

TFF ya Fener'i küme düşürür ya da istifa eder

 

Türkiye Futbol federasyonu (TFF) bu akşam kuraları çekilecek Şampiyonlar Ligi'ne önce 2010-2011 sezonunu Şampiyon bitiren Fenerbahçe'nin katılmayacağına, ardından aldığı bir kararla da Şampiyonlar Ligi öne elemesinde elenen Trabzonspor'un Fenerbahçe yerine lige katılmasına karar verdi. Bu karar, Türkiye ve TFF adına tam bir skandaldır.

Şike soruşturmasının başladığı 3 Temmuz'dan bu yana konuyla ilgili düşüncelerimi; Yeni Türkiye, Yeni Futbol olarak özetledim. Ve yeni futbolun gerçekleşmesinin de başlatılan soruşturmanın devam etmesi ile birlikte iki şarta bağladım. İlki TFF2nin yetkilerini kullanarak geriye doğru soruşturma açarak bu temizliğin parçası olması, ikincisi ise futbol sektörünün şaffaflık, denetim ve katılım konusunda yeniden yapılanmasının zorunluluğu. Ne yazık ki TFF bu konularda üzerine düşeni yapmadığı gibi, hata üstüne hata yaptı. İlk günlerde ligin zamanında başlayacağını, Süper Kupa'nın zamanında oynanacağını açıkladı. Sonra liglerin başlamasını 9 Eylül'e erteledi, Süper Kupa maçı yapılmadı.

Son olarak şike soruşturması için Etik Kurul'un verdiği rapora göre aldıkları kararda şunları söyledi özetle TFF; 'federasyonumuz dosyanın tamamına hakim olmadığı ve suçlananların savunma yapma imkanları olmadığı için ligden takım düşmeyeceğini ve iddianamenin bekleneceğini' açıkladı. TFF bu kararını, Etik Kurul'un yaklaşık 100-150 bin sayfalık belge incelemesinden sonra açıkladı. Peki aradan geçen 10 günde ne oldu. UEFA temsilcisi Etik Kurul'un görmediği hangi belgeyi görüp, TFF'yı uyardı? Anlamak gerçekten güç hatta imkânsız.

Ekonomik kaygılarla Fenerbahçe'yi ligden düşürmeye cesaret edemeyen TFF, sadece duyumlarla ve medya haberleri ile UEFA'dan gelen uyarı karşısında Fenerbahçe hakkında bu kararı alabiliyorsa ortada yönetilmeyen bir kriz var demektir. TFF, aldığı bu karardan sonra; i)iddianameyi beklemeden şike soruşturmasında adı geçen kulüplerle birlikte Fenerbahçe'yi ligden düşürmelidir ya da ii)istifa etmelidir.