• 6.12.2011 00:00
  • (2720)

 Başlığı "Sol parti AK Parti'den mi çıkacak?" şeklinde de okuyabilirsiniz. Dersim tartışmasında CHP'nin kurumsal olarak kendini konumlandırdığı klasik sağcı/muhafazakâr pozisyon haklı olarak bu sorunun sorulmasına yol açtı. Benim bu soruya uzun yıllardan bu yana verdiğim cevap "evet".

Son yıllarda en çok kullanılan kavramlardan birisi "Yeni Türkiye". Bu kavram basit bir kategorileştirmeden öte bir anlam taşıyor.

Bütün eleştirilerimize rağmen Türkiye'de siyasetin bugün ana taşıyıcısı AK Parti'dir. AK Parti'nin siyasi alanda tek başına kalması, partinin ajandasında olmamasına rağmen hem reformlar konusunda yavaşlamasına hem de ideolojik olarak muhafazakârlaşmasına yol açıyor. Bu AK Parti'den bağımsız olarak siyasetin doğasından kaynaklanıyor.

Çünkü devletin otoriter özü, iktidarda tek başına kalan partiyi kaçınılmaz olarak kendine benzetir. Böylesi durumlarda, bu süreci kısaltıp uzatacak olan parti tabanı ve partinin zaman zaman ortaklık kurduğu taşıyıcı odaklardır.

Bugün AK Parti'yi bekleyen tehlikelerden birinin bu olduğuna dikkat çekmek gerekiyor.

Hoş Türkiye'de ideolojik olarak AK Parti karşıtlarının neredeyse tamamı bu durumun, fiili olarak gerçekleştiğini düşünüyorlar. BDP'den CHP'ye geniş bir siyasal blok AK Parti'nin otoriterleştiğini ve bizatihi devlet olduğunu düşünüyor.

Ben o kanıda değilim. Yukarıda ifade etmeye çalıştığım gibi AK Parti'nin siyaseten eleştirilecek çok yönü vardır. Son dönemde Kürt sorununda demokratik adım atılmaması, uzun tutukluluk süreleri konusunda adım atmamak, TMK, TCK'da bazı değişiklikler konusunda adım atmamak gibi şikâyetleri sıralayabiliriz.

Bütün bu tabloya rağmen, siyasal alana baktığımızda; siyaseti savunan ve ona sahip çıkan tek partinin de AK Parti olduğu açıktır.

Çünkü AK Parti siyasi meşruiyetini toplumdan alıyor. Yerel değerleri esas alırken evrensel değerleri ihmal etmiyor. AK Parti bu özellikleri ile siyasi yelpazenin solunda duruyor. Bu AK Parti'nin solcu olduğu anlamına gelmiyor; sadece siyasi yelpazenin solunda olduğunu söylüyor.

AK Parti dışında kalan küçük partilerden kitle partilerine kadar diğer siyasi partiler siyasi yelpazede nerede durduklarının ne yazık ki farkında bile değiller. Meşruiyetini devlet ya da şiddette arayan partilerin kendilerine sol, sosyal demokrat gibi adlandırmalarının çok fazla anlamı yok.

Eski Türkiye'nin siyasi yelpazesinin en solunda duran AK Parti, Yeni Türkiye'nin siyasi yelpazesindeki yeri ne olacak?

AK Parti, bu yeni yelpazede solda kalmaya (evrensel değerlere yaklaşma) devam mı edecek?

Yoksa sağa mı (yerel değerlere yaklaşma) yoksa merkez partisi mi olacak?

Soldaki siyasi arayışlar üzerine 2008 yılında yayınlanan kitabımı (Türkiye'de Siyasetin Dayanılmaz Boşluğu -Sosyal Demokrat Parti Krizi ve Sol Arayışlar- Özgür Yayınları) şu paragrafla bitirmiştim: "Uzun vadede sol AKP'den çıkabilir: Son olarak, var olan siyasal arayışlar, kısa vadede bir sonuç vermezse, alternatif solun ortaya çıkabileceği başka bir platform var: AKP. Çok büyük siyasal hatalar yapmadıkları sürece en az bir seçim daha hükümette (tek başına ya da hükümet ortağı olarak) olacağı düşündüğümüzde, bu süreç AKP içinden solun çıkması olasılığının güçlendiriyor. Bu sürecin şu şekilde işleyeceğini düşünüyorum. Şu anda AKP içinde çeşitli kademelerde kendini solda tanımlayan insanlar bulunuyor. Bir sonraki seçimde bu sayının yine her kademede daha da artacağını düşünüyorum. Bu insanların daha sivil, daha özgür, siyasetin alanının genişlediği, devlet-toplum ilişkisinin normalleştiği kısaca demokrat bir Türkiye'de kendi doğal yerlerine sola geçeceklerini düşünüyorum. Bugün baktığımda AKP içinde ve tabanında böyle nüvelerin olduğu gerçek olarak ortada duruyor."

Aradan geçen üç yılda bu öngörüme uygun olmayan tek gelişme 2011 seçimlerinde AK Parti'nin siyasal olarak daha fazla çoğullaşma yerine siyasal kimliğini içe kapatması oldu.

Bu gelişme Türkiye'de solun AK Parti'den çıkabileceği tezime engel mi?

Kitapta da ifade ettiğim gibi eğer olağanüstü bir gelişme (bakın artık sol partinin kurulabilme ihtimalini olağanüstü gelişme olarak görüyorum) olmazsa bu tezim hâlâ geçerli. Son Dersim tartışmasında bir kez daha açığa çıktı ki, yakın gelecekte Türkiye'de evrensel anlamda bir sol, sosyal demokrat partinin çıkması mümkün görünmüyor. Bu yüzden AK Parti Yeni Türkiye'nin "sayasal ana"sı olma şansı çok yüksektir.

Bunun temel nedeni de AK Parti şu anda Yeni Türkiye'nin ana kurucu partisi olmasıdır.

Yaşadığımız süreç "Yeni Türkiye"nin kurulması ile devam edecek görülüyor. Yeni Türkiye ile birlikte Eski Türkiye partileri ya marjinalleşecek ya da tasfiye olacaktır.

Evrensel anlamda toplumu referans alan partiler AK Parti'den çıkacaktır.

Bu tablo 2007-2008'de böyle idi. 2012'ye giderken de böyle.

Ne yazık ki...