• 27.12.2011 00:00
  • (2585)

Bundan bir süre önce başlıktaki soruyu "CHP Kürt sorununun nesi olur?" şeklinde sormuş ve CHP'nin Kürt sorununun "anası" olduğu tespitini yapmıştık. Bugün aynı soruyu Aleviler için soralım. Bu kez iki soru soralım.

1. Aleviler, CHP'nin nesi olur?

2. CHP, Alevilerin nesi olur?

Bu soruları sorduran geçtiğimiz gün gazetelere yansıyan bir haber oldu. Haber, CHP PM'de yaşanan tartışma. Toplantıda Kılıçdaroğlu'na muhalif vekiller, CHP'yi 'Alevi Partisi' olmakla suçlamış ve parti içindeki ulusalcı kanat olağanüstü kurultay için imza toplamaya başlamış.

Hem kolay gelsin, biraz da akıl fikir versin.

Eski Genel Başkan Deniz Baykal'a yakın olan Antalya Milletvekili Osman Kaptan Kılıçdaroğlu'na; "Partide mali işler sorumlusu Alevi, teşkilat başkanı Alevi, Genel Başkan da Alevi. Biz Alevi partisi miyiz? Git sen ya Dersim'in kitabını yaz ya da doğru dürüst genel başkanlık yap".

Gelelim Dersimli Kürt Alevi Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun cevabına; "Biz etnisite üzerinden siyaset yapmıyoruz. Yanlış anlaşılmasın diye yıllardır Genel Merkez'de yapılan Aşure Günü'nü bile yapmadık. CHP inanç, mezhep, etnik temel üzerinden siyaset yapma yeri değildir."

Sorunun anlamsızlığı ortada da; siz Kılıçdaroğlu'nun söylediklerinin Dersimli Kürt Alevi'nin verebileceği cevap olduğuna inanabiliyor musunuz? Özellikle CHP'ye oy veren Aleviler ne düşünüyorlar bu diyalog karşısında?

Gelelim yukarıdaki soruların cevaplarına.

İlk sorudan yani "Aleviler, CHP'nin nesi olur"dan başlayalım.

CHP, Alevileri kamusal alanda yok sayan vatandaşlığı "Laik/Türk" kimlik üzerine tanımlayan, kamusal alanda Diyanet İşleri Başkanlığı üzerinden kendi Sünni yorumunu topluma empoze eden devletin kurucusudur. Bugünkü CHP ile cumhuriyeti kuran CHP arasında ideolojik süreklilik aynen devam etmektedir. Bu yüzden CHP, Alevilerin kurtarıcısı değil tersine onları yok sayan bir partidir. 1937-1938'de Dersim'de, 1978'de Maraş'ta, 1980'de Çorum'da Aleviler katledilirken CHP bizzat emretmiş ya da seyirci kalmıştır.

Buradan geliyoruz ikinci soruya yani "CHP, Alevilerin nesi olur"a. Aleviler, CHP'nin hiçbir şeyi olmaz. Aleviler CHP'nin ve devletin kritik dönemlerde kullanmak üzere devletin ideolojik aygıtlarının (yargı, asker, medya) içine yerleştirerek yedeğinde tuttuğu ve zamanı gelinde kullandığı güç olmuştur.

Ama ne yazık ki Aleviler bu gerçekleri görememişler ya da görmek istememişlerdir.

Bu kadar acıya rağmen Aleviler neden hâlâ CHP'yi desteklemektedirler?

CHP'nin sol, özgürlükçü, ilerici olduğundan mı yoksa AK Parti'nin güçlenen iktidarından dolayı mı?

Aleviler CHP'yi solcu ya da alternatifsiz gördükleri için oy vermiyorlar; AK Parti siyasal olarak güçlendiği için CHP'ye oy veriyorlar.

Komplo teorisi gibi olacak ama daha önce dillendirildiği için söylemekte beis görmüyorum; Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına getirilmesinin bir hedefinin de Alevi oylarını yeniden CHP'ye çekmek olduğunu düşünüyorum. 2007 seçimleri ve sonrasında Alevilerin başta EDP olmak üzere farklı partilere yöneldiğini ve AK Parti'nin başlattığı Alevi Açılımı'nın Aleviler içinde tartışma yarattığını düşünüyorum. Aleviler içinde başlayan bu kısmî siyasal çoğullaşma Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başına gelmesi ile kesildi. Ve Aleviler yeniden CHP'de yoğunlaşmaya başladılar. 12 Eylül referandumu ve 12 Haziran seçimlerinde bunu açık olarak gördük.

Bugün Alevilerin gündelik hayatta yaşadıkları sorunların da kaynağı ve anası CHP'dir. Tıpkı Kürt sorununun olduğu gibi. Bunun Aleviler tarafından fark edilmesi zaman alacak. Ama bunu hızlandırmak AK Parti'nin elinde. Bugün Alevilerin yaşadıkları sorunlar kamusal alanda ve gündelik hayatta uğradıkları ayrımcılık ve dışlanmadır.

Bunu aşmanın yolu da Alevileri kazanmak isteyenlerin kendilerini Alevilere açmasındadır. AK Parti'nin Alevileri kazanmasının yolu demokrat, özgürlükçü ve örgütsüz Alevilerle buluşmasındadır. Alevi açılımının devamında bu adım atılabilir.

Kabul edelim ki AK Parti bunu yapmadan yoluna devam edebilir? Hatta bunu yapmaya ihtiyaç bile duymayabilir. Ama eğer AK Parti yeni Türkiye'nin ana taşıyıcı aktörü ise kendi içinde çoğullaşması da; bu taşıyıcılığın asgari şartlarından biridir.