• 5.04.2012 00:00
  • (2835)

Sabahın erken saat olmasına rağmen Ankara için yoğun bir trafik var. Taksi söförü "zor bir gün daha bizi bekliyor" dedi keyifsizce. Ankara Adalet Sarayı'na yaklaştıkça mahkeme önündeki protestolar, 4 Nisan'ı Türkiye için tarihi günlerden biri olacağını gösteriyor.

Dün gerçekten Türkiye için tarihi bir gün oldu. Mahkeme önünde her kesimden insan var. Davada müdahil olan 500'e yakın kişi ve kurumdan insanlar, onların destekçileri, darbenin mağduru olmuş, etkilenmiş yaşlısı, genci herkes protestonun parçası. Gazeteci olmaktan çok insan olarak onların arsında olmaktan, onların mutluluğunun parçası olmak bana yetti. Mutluyum, çünkü 12 Eylül 2010'da yapılan Anayasa değişiklik referandumunda "Yetmez ama evet" diyerek "evet" oyu kullanan biri olarak, hayalini kurduğum darbecilerin yargılanmasını "netekim" gördüm.

Referandumda paketindeki maddelerinden biri de darbecilerin yargılanmasına engel olan Geçici 15. Madde kaldırılması idi. O madde kalktı ve şimdi darbeciler mahkeme önünde. Mutluyum çünkü, referandumda "boykot" ve "hayır" diyerek, "evet" dediğimiz için bizi "naif" bulan "pişman olduğumuzu söyleyenler", mahkeme önünde bizden daha mutluydular. Müdahillik için sıraya girmişlerdi bile. Oysa onlar bugünün geleceğine asla inanmadılar.

"Siyasetçiliğini değil, sanatçılığını sevdik" dediğim Sırrı Süreyya Önder mesela. Oysa Önder bizim gibi "evet"çileri "gerdek sağdıcı" olmakla itham etmişti. Bize şu satırları reva görmüştü; "... ne acıdır ki egemenlerin gerdeğine sağdıçlık ettiniz. Damadın size olan minneti üç gün bile sürmedi. Bir yanda talan edilmiş bir hak ve özgürlük bedeni, bir yanda sizin sağdıç emeğiniz. Bu geceye peşkir tutmuş olmanın ağırlığı yanında yumurtanın özgül ağırlığı ne kadar olabilir ki?".

Şimdi ne demeli bu satırlara.

Yine referandumda "hayır" diyen TKP, DİSK ve başka örgütler bayrak ve plamalarla mahkeme önündeydiler. Biz mahkeme önünde vatandaş olarak mutluyken, onlar hiç emekleri olmadığı siyasi başarıdan prim çıkarma peşinde oldular her zamanki gibi.

Onlardan çok beklentimiz yok. Tek beklentimiz, her türlü vesayete karşı durmaları.

ŞİMDİ: "EVET AMA YETMEZ"

12 Eylül Darbesi'nin yargılanması önemli ama "yetmez". Daha çok demokrasi, daha çok özgürlük istiyoruz. Bunun yolunun da meşruiyetini toplumdan alan, yasal olan siyasetten geçtiğini savunuyoruz.

"Evet" derken, siyaset dışı arayışlara, şiddete değil, siyasete sağdıçlık etmiştik. Bundan sonra etmeye devam edeceğiz.