• 20.07.2012 00:00
  • (3128)

 "Demokrasi ve değişim" sloganı ile yapılan CHP'nin 34. Olağan Kurultayı sona erdi.

Kurultayın benim açımdan en somut sonucu Kılıçdaroğlu'nun CHP'yi yavaş da olsa değiştirmeye devam edeceğidir. PM listesi de, çarşaf liste uygulaması da bunu gösteriyor.

Dün sabah geç saatlerde sona eren Parti Meclisi (PM) ve Bilim Kültür ve Yönetim Platformu (BKYP) seçimlerinde yaşanan liste delinmesi, CHP'nin parti yönetimindeki değişimi de bir anlamda ifade ediyor.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun anahtar listelerinden PM'yi 6, BKYP'nu 1 isim deldi. Anahtar listenin delinmesinin parti içi demokrasi açısından sağlıklı olduğuna kuşku yok. Ancak bundan daha önemlisi, gerek PM'yi, gerekse BYKP'yi delen isimlerin kimliği ve partide temsil ettiği eğilimler.

PM listesini delen 6 isimden en dikkat çekenleri İlhan Cihaner, Fikri Sağlar, Ercan Karakaş olurken, listede olup seçilemeyenlerin genel başkana yakın isimlerden olan Erdoğan Toprak ve Muhammed Çakmak'ın olması ilginçti.

PM'ye delegenin desteği ile giren Ercan Karakaş ve Fikri Sağlar'ın, gerek kimlikleri gerek kişilikleri ile Yeni CHP'ye katkı sınacaklarına kuşku yok. Sağlar ve Karakaş'a verilen desteği aynı zamanda "sosyal demokrat" siyasete destek olarak da okumak mümkün. Aynı şekilde İlhan Cihaner'in de delege desteği ile PM'ye girmesinin, CHP tabanındaki "ulusalcı" duyarlılığı temsil ettiğini de bir gerçek. Ki delege benzer bir duyarlılığı Birgül Ayman Güler'i de anahtar liste dışında BYKP'ye sokarak gösterdi.

Kısaca hem PM hem de BYKP delege tabanındaki farklı CHP algı ve tasavvurları olan delegelere göre şekillendi.

TEKİN KAZANDI, TOPRAK KAYBETTİ

Kurultayın en büyük kazananı şüphesiz Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu oldu. Parti yönetimine büyük ölçüde hakim oldu. Partinin 2. numarasına kendisi için tehlike arz etmeyecek yaşlı bir ismi getirdi. "Altını oyma" konusunda kuşku duyduğu isimleri yanından uzaklaştırdı.

Kurultayın bir diğer kazananı da Gürsel Tekin'dir. Gürsel Tekin, Deniz Baykal'ın istifa etmek zorunda kaldığı kaset skandalından bu yana CHP'de en çok tartışılan isim oldu. Kurultaylarda Önder Sav ile birlikte kurultayda en çok çizik yiyen isim oldu. Sonra MYK'ya alınması sorun oldu. 18 Aralık 2010'daki olağanüstü kurultayda partinin 2 numarası oldu. Sonra bu görevinden alındı. Geçtiğimiz aylarda da MYK üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı'ndan istifa etti.

Bu istifa Gürsel Tekin'e yaradı. Her ne kadar bu kurultayda da en az oyu alan isimlerden birisi olsa da, parti içindeki en büyük rakipleri olan Nihat Matkap'ın 2. adamlığın, Erdoğan Toprak'ın da PM'de dışında kalmasıyla kazançlı çıktı. Gürsel Tekin bu süreçte aynı zamanda Kemal Kılıçdaroğlu'nun da güvenini yeniden kazandı.

Gürsel Tekin'in kazançlı çıktığı kurultayda kaybeden ise Erdoğan Toprak ve Nihat Matkap ikilisi oldu.

AYDINLARLA BULUŞMA GERÇEKLEŞECEK Mİ?

Burada akla şu soru geliyor. Kurultayda kazançlı çıkan Gürsel Tekin üç ay önce apar topar neden istifa etti?

4 Mayıs'ta istifa eden Tekin'in istifa gerekçesi Nihat Matkap ve Erdoğan Toprak'ın il kongrelerine fazla müdahale etmesi ve CHP'nin halka açılmak yerine örgütsel olarak SHP ve DSP'lileşmesi olarak açıklanmıştı.

Ancak kurultayda kulislerde istifasının başka gerekçelerinin de olduğunu öğrendik.

Nedir bu gerekçeler diye sorduğumuzda aldığımız iki cevap var. İlki parti MYK'sının ve çalışma gruplarının halktan kopukluğu, ikincisi ise kamuoyunda liberal ve demokrat olarak bilinen isimlerle Kılıçdaroğlu'nu bir araya getirme düşüncesi olmuş. Bu girişim parti üst yönetiminde rahatsızlık yaratmış.

Tekin'in bu buluşmaya büyük önem verdiği; parti imajının ve kamuoyu algısının büyük ölçüde değiştireceğini düşünüyor. Tekin'e yakın bir parti yöneticisi bu toplantının amacının "aydınlardaki CHP algısını kırmak ve CHP'yi anlatmak" olduğunu söyledi. Tekin, bu amaçla bazı aydınlarla görüşerek zemin yoklamış ve olumlu dönüşler almış. Ancak bu buluşma düşüncesi parti yönetiminde rahatsızlık yaratınca istifa etmek zorunda kalmış.

Bu kulis çok yabana atılır değil. Çünkü CHP'de bazı isimlerin bu aydınlara olumsuz baktığını somut bir örnekle yaşadık.

Geçen yıl seçim öncesinde CHP Anayasa çalışmasını kamuoyuna tanıtmak için bazı gazetecileri davet ediyor. Davet edilen isimler arasında gazetemizin yazarı Ali Bayramoğlu olmak üzere Fehmi Koru, Mehmet Altan, Yavuz Baydar, Ahmet İnsel, Melih Aşık, Nilgün Cerrahoğlu gibi isimler var.

Toplantının başlaması gecikince davetin sahibi olan Binnaz Toprak, çalışmayı hazırlayan Süheyl Batum'un çok önemli bir toplantı için Ankara'ya dönmek zorunda kaldığını açıklamak zorunda aklıyor.

Aynı günün akşamında Batum, telefonla bağlandığı TV programına ev sahibi olduğunuz toplantıya neden gelmediniz sorusuna; "Bazı kişilerle bir araya gelmek istemediğim için Ankara'ya döndüm" açıklaması yaptı. Ardından gelen "Peki kimler sizi rahatsız edenler" sorusuna, ise, "Mesela Fehmi Koru, Mehmet Altan, Ali Bayramoğlu" cevabını verdikten sonra şu cümleyi söylemekten çekinmedi; "Ben bu insanlara mı anlatacağım anayasayı..."

Bakalım yeni dönemde Gürsel Tekin, Kılıçdaroğlu'nu bu isimlerle bir araya getirebilecek mi?

twitter: @murataksoy