• 10.08.2012 00:00
  • (2995)

 Geçtiğimiz aylarda CHP kimsenin beklemediği bir anda Kürt sorununun çözülmesi için bir girişim başlattı. Başbakan Erdoğan ile görüştü. CHP'nin girişimi, içeriğinden bağımsız olarak önemliydi. Çünkü CHP'de, çok değil 2009'da Meclis çatısı altında 'Demokratik Açılım'ın tartışıldığı oturumu ve orada Onur Öymen'in söylediklerini hatırlayınca, bu girişimin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor.

Aradan geçen iki aylık süre içinde CHP başlattığı girişimin gerisinde kaldı. Bu süre içinde AK Parti dışında herhangi bir parti ile görüşülmediği gibi, görüşme takvimi konusunda her hangi bir açıklama da yok. Sadece medyaya açıklanan 'iyi niyetli' beyanlar. Ancak bu beyanların da çözüme katkısı ne yazık ki hiç yok.

Önceki gece CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi'nin organize ettiği iftarda hem Hamzaçebi hem de Gürsel Tekin ile konuyu konuştum. İkisi de şu andaki mevcut ortamın başlattıkları girişimi devam ettirmek için müsait olmadığı mealinde cümleler kurdular.

Ben ise tam tersini düşünüyorum.

Çünkü son bir aylık sürede Kürt sorunu konusunda çok sıcak gelişmeler oldu. Suriye'deki gelişmelerin de kısmen tetiklediği şiddet dalgası yükseldi. Şemdinli'de üç haftaya yaklaşan çatışmalar devam ediyor. Dün Foça'da yapılan saldırı Kürt sorunu konusunda somut adım atmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bu konuda CHP'ye önemli bir görev düşüyor.

Akif Hamzaçebi ve Gürsel Tekin, Türkiye'de var olan gerilimin kendileri açısından, atılacak adımların boşluğa atılacağını varsayıyor olabilirler. Ama siyaset, en kritik zamanlarda beklenmeyen adımların atılarak alan açılmasıdır. İçinde olunan gerilim, CHP için bir avantaj bile olabilir.

2009 yılında AK Parti Demokratik Açılımı başlattığında CHP, bu sürece biraz omuz verseydi bugün daha başka yerde olabilirdik.

Bugün de CHP aynı şansa sahip.

CHP, son dönemde gelişen olaylarla ilgili olarak Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırdı. Meclis Başkanı da, 14 Ağustos'ta Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırdı. Eğer açılış için yeter sayı olan 184 milletvekiline ulaşılırsa Meclis açılacak. MHP destek vermezse bu zor görünüyor.

CHP, Meclis'in olağanüstü toplanmasını niye istiyor?

Sadece bilgilenmek için mi, yoksa son gelişmeleri ilgili bakanlardan dinlemek için mi?

Bence bunlar için Meclis'in olağanüstü toplanmasına gerek yok. Sosyal medya o kadar hayatımızdaki, neredeyse her şeyi biliyoruz. Bunları bir kez daha duyma çözüme nasıl bir katkı sağlayabilir ki?

Eğer Meclis olağanüstü toplantıya çağrılıyorsa, sorunun çözümü için somut öneriler, somut söylemler gerekli.

CHP'nin bugüne kadar yapamadığı da budur. İki ay önce attığı ilk adımın arkasını getirmeyen CHP, toplumda ikircikli parti olarak algılanacaktır.

CHP'nin yapması gereken, ne olup ne bittiğini Meclis'i olağanüstü toplantıya çağırarak orada konuşmak değildir. Somut yapması gereken Kürt sorununun çözümü için başlattıkları inisiyatifi devam ettirmektir. 'Uygun zaman' ya da 'uygun ortam'ı beklemek sadece zaman kaybıdır. CHP, BDP'yle ya da MHP'yle neden en kısa sürede görüşmüyor. Bu kadar acı, bu kadar kayıp varken neyi bekliyor?

Ya da CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı çıkışla sembolik açıdan çözüm için büyük bir adım atan Leyla Zana ile neden görüşmüyor?

Belki MHP, böyle bir talebe hayır diyebilir ya da BDP de. O zaman Başbakan Erdoğan'ın önerdiği, 'diğer iki parti yoksa biz yolumuza devam edelim' teklifi siyaset yapmak isteyen parti için kaçırılmayacak fırsattır.

Burada önemli olan niyettir. Eğer CHP Kürt sorunu için önerdiği Meclis içinde ve dışında kurulacak heyetler dışında somut önerisi varsa bunları kamuoyuna sunmalıdır.

Bu, anadilde eğitim olabilir. Bu, adların değişmiş yer isimlerinin adlarının iadesi olabilir. İçinde olduğumuz süreçte, toplumsal gerginliğin azaltılmasında CHP, yapacağı önerilerle katalizör görevi görebilir.

Tabii başlattığı değişimde samimi ve bu değişimi sürdürmeye kararlıysa...

twitter: @murataksoy