• 4.01.2013 00:00
  • (2659)

 Önceki gün devletle Öcalan arasında görüşülen paketin içeriğine ilişki yazıda yer alan maddeler açık kaynaklardan derlenen bir yol haritası idi. Ve çözüm süreci bu yol haritasına göre devam ediyor. Dün Ahmet Türk ve Ayla Akat Ata'nın Öcalan'la görüşmesi yol haritasında önemli bir adımı ifade ediyor. Görüşmenin bu kadar hızlı yapılmış olması sürecin emin adımlarla yürütüldüğünü göstermektedir. Bu süreçte önemli hale gelen Öcalan'ın İmralı'ya gelenler üzerinden vereceği mesajdır. Yol haritasına uygun olarak devletin beklentisi Öcalan'ın 21 Mart Nevruz öncesinde PKK'ya sınır dışına çekilmesi yönünde çağrı yapmasıdır. Süreçte kesinti olmazsa bu çağrı bugünlerde gelecektir.

Devlet son adımla iyi niyetini bir kez daha göstermiştir. Şimdi top PKK-DTK/BDP Bloku'nun sahasındadır.

Son sürecin en büyük garantisi hükümetin siyasi iradesidir. Çünkü hükümet Türkiye'nin demokratikleşme ve sivilleşmesini ne kadar olmazsa olmaz görüyorsa; Kürt sorununu çözmeyi ve terörü minimize etmeyi de bölgesel güç olma halinin devamı için olmazsa olmaz görüyor.

AK Parti bu gerçeğin eskiden bu yana farkında. Nitekim 2006 yılından itibaren İmralı ile 'şartlı' olarak görüşüyor, sorunun çözümü için mesai harcıyor. Hükümetin şartı, 'Öcalan'ın çözüme katkısı konusundaki samimiyet'tir. Hükümet, 2006'da başlattığı sürecin adını Ağustos 2009'da koydu. Habur'daki kesintiye rağmen süreç devam etti.

Devletin Öcalan ile yürüttüğü görüşmeler, Öcalan'ın 'Büyük anlaşmanın eşiğindeyiz' dediği günlerde PKK, DTK/BDP Bloku tarafından 14 Temmuz süreci ile sabote edildi. Şimdi yeniden 14 Temmuz öncesine yani Öcalan'ın liderliğine dönülen dönemdeyiz.

14 Temmuz sürecine rağmen Öcalan'la görüşmeleri kesmeyen devlet, yeni süreçte geçmişte yapılan hatayı tekrarlamak istemiyor ve farklı bir strateji izliyor.

DEVLETİN İKİ AYAKLI STRATEJİSİ

Hükümetin, Mayıs sonunda içeriği ortaya konan ve Ekim'den itibaren işleyen stratejisi bu kez iki ayaklı. Bir ayakta Kürt sorununun çözülmesi var. Bu temel hak ve özgürlüklerin derinleştirilmesi ve demokratik adımlar ile olacak. İkinci ayakta ise demokratikleşmeye paralel olarak terörün minimize edilerek PKK'nın silah bırakması hedefi var.

Önceki gün yazdığım gibi Öcalan'a tecridin kaldırılması, yerel yönetimlerin kademli olarak güçlendirilmesi, Avrupa Yerel Yönetimler Şartı'na konulan çekincenin kaldırılması ve 4. Yargı Paketi içinde olacak düzenlemeler stratejinin ilk ayağında yapılacaklar listesinde.

Stratejinin ikinci ayağı demokratikleşemeye paralel olarak PKK'nın eylemlerine son vermesi sonra sınır dışına çekilmesi ve nihayet bu süreçte atılacak adımlar sonrasında silah bırakmasıdır.

Şu andaki temel sorun silah bırakmanın süreci ve süresi ile ilgilidir. 4. Yargı Paketi'nin hayata geçmesiyle birlikte eylemsizlik test ediliş olacak. Görünürde eylemsizlik içinde olan PKK'nın sınır dışına çekilmesi kış şartlarında zor görünmektedir. Bu ancak baharla birlikte gerçekleşebilir görünmektedir. Bunun olması ise sürecin güven içinde ilerlemesine bağlıdır. AK Parti Kürt sorunu ve PKK terörünün bitmesinin zorunluluğunun farkında. Çünkü; küçük resimde Türkiye'de, Türkler ve Kürtler arasında 'zihinsel kopuş' alametleri beli- rirken; büyük resimde Türkiye ile Kuzey Irak Kürt Yönetimi arasında 'zihinsel birliktelik' giderek netleşiyor.

7 maddelik yol haritası adım adım işliyor. Devlet ve hükümet üzerine düşeni yapıyor. şimdi gözler şimdi PKK, DTK/BDP Bloku'nda. PKK'nın bu sürece ne kadar hazır olup olmadığını göreceğiz. Süreci sabote etmek isteyenler elbette olacaktır. Ama provakasyonlar olsa da süreç devam etmelidir. Sürecin en büyük teminatı ise siyaset kurumu olmak zorundadır. Bu yüzden bu sürece CHP ve BDP'nin vereceği destek hayati önem taşımaktadır.