• 11.01.2013 00:00
  • (2519)

 Yeni İmarlı Süreci'ni okurlarına en iyi aktaran gazete kuşkusuz Yeni Şafak oldu. Özellikle Anlara Temsilcimiz Abdülkadir Selvi'nin süreci tüm detaylarıyla aktarması güvenilirliğin bu meslekte hala ne kadar önemli olduğunun göstergesidir.

İçinde olduğumuz çözüm sürecinde devlet ile İmralı arasında müzakere aşaması bitti. Varılan mutabakatın arkasında devlet ile Öcalan arasında son yılarda yoğun olmak üzere yaklaşık 20 yıldır süren görüşme deneyimi var. Artık silah bıraktırmanın nihai hedef olduğu süreç başladı. Uygulamayı hızlandıracak olan karşılıklı güven. İlk adım PKK'nın eylemsizlik ilan ederek sınır dışına çekilmesi, sonra yasal düzenlemeler gelecek.

Bu sürecin önemli kahramanlarından biri şüphesiz medya. Bugün medyanın gelişmeleri sunuşu Habur deneyiminin tam tersidir.

Bugün bambaşka bir iklim var. Son sürecin ilk adımlarının atıldığı Mayıs sorunun takip eden günlerde Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi ve Genel Yayın Yönetmeni'nin Kürt siyasi hareketinde önemli bir yeri olan Leyla Zana ile yaptıkları söyleşi ve Zana'nın 'Bu sorunu Erdoğan çözer' sözlerinin değer ve işlevini bugün çok daha iyi biliyoruz. Medya çözüme hazır ya siyasi partiler?

Bu süreçte MHP'nin tutumu çok şaşırtıcı değil. Bu açıdan MHP, toplumsal denge açısından önemli bir işlevi yerine getirdiğini de kabul etmek lazım. Bu açıdan MHP dışında kalan iki partinin tutumu çok önemli: CHP ve BDP.

Kim ne derse desin Kürt sorununda alınacak tavır Yeni CHP-Eski CHP ayrımında önemli bir eşik. Nitekim o eşik, bilgisi dahilinde yapılan Kürt sorunu konusunda bir toplantının hesabı PM toplantısında Kılıçdaroğlu'na sorulmasıyla ortaya çıktı. Onu takip eden başka bir PM toplantısında Parti Sözcüsü Haluk Koç'un Kılıçdaroğlu'na rağmen basın toplantısında 'Oslo görüşmesi tutanakları' diye iddia ettiği belgeleri açıklamasıyla devam etti. Kılıçdaroğlu ertesi gün, 'görüşmelere değil içeriğine karşıyız' diyerek Koç'u tekzip etti. Bunlar CHP içinde ayrışmanın açık göstergeleridir.

Son sürece CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun destek vermesi Yeni CHP iddiası açısından çok önemlidir. Kılıçdaroğlu'nun bu desteği karşısında itirazlarını hem parti kulislerinde hem sosyal medyada açık açık dile getiren Emine Ülke Tarhan, Muharrem İnce, Nur Serter, Süheyl Batum, Tanju Özcan, Birgül Ayman Güler'in yapmaları gereken daha açık şeyler var.

Bu ayrışma CHP lider kadrosunun ifade ettiği gibi 'CHP'de farklı fikirlerin varlığı' ile açıklanacak kadar yüzeysel değil tersine ideolojik ayrımı göstermektedir ve Yeni CHP açısından hayırlıdır.

Umarız bu ayrışma sürer ve CHP yoluna Yeni CHP vizyonuyla devam eder. Ulusalcı kanadın parti içindeki gücünün azalması partinin ulusalcılıktan kurtulup sosyal demokratlaşması anlamını taşımaktadır. Bu açıdan son süreç, Kılıçdaroğlu için de bir liderlik sınavıdır.

Çözüm sürecini sabote etmek için karşılaşabileceğimiz provokasyonların benzerini bugünlerde CHP için de görebiliriz. Ama ne Türkiye çözümden ne de CHP destekten vazgeçmelidir.

Bu süreçte diğer önemli aktör kuşkusuz BDP'dir. Ancak sorun BDP'nin bu role ne kadar hazır olup olmadığıdır. Selahattin Demirtaş'ın önceki gün grup toplantısındaki konuşması umut vermekten uzaktı. Siyaseten yanlış dil ve yapıcı olmayan üslubun bu sürece bir katkı sunması mümkün değil. BDP bugüne kadar siyasi parti olma özelliğini hiçbir zaman göstermediği için bu aşamada fazla şikâyet hakkı yoktur. O yüzden BDP önce siyasi parti olacak sonra sürece ortak.