• 27.01.2013 00:00
  • (2343)

 Yeni CHP ile Eski CHP arasındaki en büyük kırılma Mayıs 2012'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kürt sorununun çözülmesi için başlattığı girişim oldu. 17-18 Temmuz'daki kurultayda Kılıçdaroğlu güçlenerek çıktı. Ancak ne olduysa Ekim'den bu yana o tarihe kadar sessizliğini koruyan Eski CHP'nin ulusalcı sözcüleri bir bir meydana çıkmaya başladılar.

Parti Sözcüsü Haluk Koç ile başlayan süreç son olarak Birgül Ayman Güler'in 'ırkçı' çıkışı ile tepe noktasına vardı.

3 Ocak'ta Meclis'te CHP kulisinde Sezgin Tanrıkulu ile birlikte uzun sohbet ettiğimiz Adıyaman Milletvekili Salih Fırat 'vicdanı'nın sesini dinleyerek istifa etti. Fırat o sohbetimizde, CHP'deki kafa karışıklığından şikayet etmiş ve yol ayrımının yakın olduğunu hissettirmişti.

Bu istifa, CHP'de tarihi bir dönüm noktasıdır ve Kılıçdaroğlu'nu kaçamayacağı yol ayrımının yanına bırakmıştır. Bundan sonra sorumluluk Kılıçdaroğlu'nundur.

Meclis'te anadille savunma meselesi tartışılırken CHP'de ulusalcı kanadın aktivistlerinden olan Birgül Ayman Güler, kendisi gibi düşünenlerin hislerine tercüman olmuş, 'Kürt milliyetçiliğini bana ilericilik ve bağımsızlıkçılık diye yutturamazsınız. Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eş değerde gördüremezsiniz. ... Türkiye'de Kürt sorunu yoktur, Türkiye'de siz sorunu Türk sorunu yaptınız. Bundan sonra biz savunmadayız, bundan sonra meşru müdafaa hakkı için saldırıdayız'.

Bu açık bir meydan okumadır ve tek başına yapılmış bir çıkış değildir.

CHP'nin son kongresinde Kılıçdaroğlu'nun anahtar listesini delen isimlerden biri olduğunu da göz önüne alırsak; Güler'in Meclis grubunda ve parti teşkilatlarında karşılığı olduğunu söyleyebiliriz. Ama bu karşılığın CHP'yi geleceğe taşıyacak bir güç olmadığı da açıktır. Meclis grubunda sağdan saysan 20, soldan saysan 20. Ama konjonktür onların varlığını önemli hale getiriyor. Ancak Kılıçdaroğlu da bu öneme, fazla bir değer atfediyor. Mesela Haluk Koç, mesela Süheyl Batum, mesela Emine Ülker Tahran, mesela Şevki Kulkuloğlu. Mesela Hüseyin Aygün'e tepki verenler.

CHP'deki ulusalcı kanadın bu çıkışlarının iki hedefi var. İlki Kılıçdaroğlu ve Yeni CHP söylemi. İkincisi ide CHP'nin 'barış sürecine' destek vermesi.

CHP'yi bunlarla mı anacağız yoksa Güler'in bu açıklamasına tepki olarak istifa eden Adıyaman Milletvekili Salih Fırat'la mı, Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'le mi, Pınar Selek'in Davası'nı izleyen, Uludere'ye giden Gülseren Onanç ve Sezgin Tanrıkulu ile mi?

Hayat felsefesi, dünya, Türkiye algısı, sol, sosyal demokrasi algısı birbirine taban tabana zıt insanların CHP'de olmasını; başta Genel Başkan Kılıçdaroğlu olmak üzere kendini Yeni CHP'li tanıtan pek çok isim; 'Farklı CHP yok, farklı düşünen CHP'liler var' diyerek geçiştirdi. Ama artık mızrak çuvala sığmıyor.

Sayın Kılıçdaroğlu,

Gelin önünüze çıkan bu krizi fırsata çevirin. Genel Başkan olduktan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın önünüze koyduğu Tüzük Kurultayı zorunluluğu ile Önder Sav'ı tasfiye ederek gerçekleştirdiğiniz 'Yenileşme' adımına bir büyük adım daha ekleyin.

Sayısını bildiğiniz Meclis grubundakilerden, onların delegelerinden kurtulun. Bırakın desteklemeyi bu 'ulusalcı' görünen latent milliyetçi. Onlar giderse emin olun gidenlerden daha fazlası gelecek partiye. Buna inanın.

Onların gidecek yerleri var ama sizin yok.

Sık sık söylediğinizi, son krizde de aynı şeyi söylediniz 'Etnik kimlik üzerinden siyaset yapılmasına karşıyız'. Sizin bunu söylemeniz yetmiyor. Görüyoruz ki, en yakınınızda olanlar sizin doğuştan gelen kimliklerinizle bir arada olmayı zül sayıyorlar. Siz ifade etmeyi siyaset doğru bulmuyorsunuz ama sizi olduğunuz gibi yani Alevi ve Kürt olarak kabul etmeyip; sizi Türk görmek isteyenler var.

Bugün CHP'nin 'Yeni' mi 'Eski' mi yani sosyal demokrat mı yoksa ulusalcı mı olacağı konusu iyi-kötü taraf olanlar için önemli ve ciddi bir tartışma.

Keşke bu ideolojik yarılmadan siz ve Yeni CHP güçlenerek çıksa. Bu sizin elinizde.

Bir süre önce sizin önümüzdeki aylarda bir MYK değişikliği yapabileceğini yazmıştım. 'Ben bile bu değişikliği yapacağımı' bilmiyorum demişsiniz yakınınızdakilere.

Ama o gün giderek yaklaşıyor. Yarın değilse de çok yakında…

YENİ CHP'LİLER NE YAPACAK?

Bu arada sık sık konuştuğum ve kendilerini Yeni CHP'li tanımlayanlara da bir sorumluluk düşüyor. Sizin için daha büyük fırsat olamaz. Eğer sizler, Yeni CHP'ye inanıyorsanız, Kılıçdaroğlu'na bu süreçte daha fazla destek vermek ve ideolojik farkınızı ortaya koymak zorundasınız.

Unutmayın her kriz 'yeni kahramanlar' yaratır. Solun da, Yeni CHP'nin de yeni kahramanlara ihtiyacı var.

ULUSALCILAR İSTİFA EDEBİLİR

Bütün bu tartışmalar olurken konuştuğum bir parti yöneticisi, 'ulusalcıların işi bundan sonra daha zor, çünkü onlara yönelik bazı adımlar atılacak' dedi. Ne soruma ise; 'İstifa etmek zorunda kalabilecekleri yaptırımlar olabilir.' dedi.

Olur mu göreceğiz.

twitter.com/murataksoy