• 13.02.2013 00:00
  • (2726)

 CHP içinde 'ulusalcı' ekip içinde yer alan Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ve 9 milletvekili Ümit Kocasakal ile İstanbul Baro yönetimine destek ziyaretinde bulundu. Görüşmede hep beraber Silivri'ye destek mesajı verdiler. Bugün hep beraber Silivri'de olacaklar. Tezcan ve diğer milletvekillerinin Ümit Kocasakal'ı ziyareti pek çok açıdan önemli.

Kocasakal halen Türkiye'nin en büyük barosunun başkanı. Kendisini 'Kemalist' olarak tanımlıyor. Mustafa Kemal'in 'askerlerini' vatandaşlarına tercih ediyor. Siyaseten de sık sık CHP'yi ve Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef almaktan çekinmiyor.

Baro olarak siyasiler ve pek çok darbe davalarına açık taraflar. Baronun darbe davalarına müdahilliği onları sanık yaptı. Ümit Kocasakal ve 9 yönetici hakkında Balyoz Darbe Planı Davası kapsamında 'adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' suçundan dava açıldı. Açılan dava yöneticiler hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.

Avukatlık Kanunu'nun ilgili maddelerine göre (5, 90, 92 ve 96. maddeleri) haklarında iki yılı aşkın ceza istemli dava açılmış olanlar seçilme yeterliliğini kaybetmekte ve yönetim kurulu üyelikleri kendiliğinden sona ermekte. Kocasakal, ilgili kanuna rağmen yönetimin düşmediğini ifade ederek, baroyu Olağanüstü Genel Kurul'a çağırdı. Kocasakal yaşanan süreci bir mücadele olarak değerlendirip; 'Mücadelemiz yeni bir dönemece girdi' diyor. Olağanüstü Genel Kurul, Kocasakal'ın elini güçlendirip, onu daha güçlü bir siyasal figüre dönüştürecektir.

Politik kişiliği bu kadar açık olan Kocasakal ve baro yönetimi hakkında açılan davanın bence tek anlamı var; Kocasakal'dan politik kahraman yaratmak. Kocasakal ve baro hakkında açılan dava hukuki olmaktan çok siyasidir. Doğası gereği politik olan ve davalara müdahil olan baro hakkında açılan dava, yargının durumdan vazife çıkarmasıdır. Kocasakal'ın, son günlerde kendilerine yönelik başlayan süreci, politik operasyon olarak tanımlaması haksız sayılmaz.

Eğer bu süreç, Kocasakal'a yönelik daha somut bir operasyona dönüşürse bunun anlamı şu olacaktır; birileri Kocasakal'ı Kemal Kılıçdaroğlu yerine CHP Genel Başkanı olmasını istiyor.

Bu, bir komplo olarak görülebilir. Ama CHP'deki 'yeni/eski' tartışmalarını, Kocasakal'ın CHP ve Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerini, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan'ın Kocasakal'ı ziyaretini dikkate aldığınızda resim daha açık hale gelecektir.

Bu resmi tamamlayan başka bir gelişme de dün yaşandı. Uzun süredir sesi çıkmayan eski Genel Başkan Deniz Baykal birdenbire ortaya çıkıp CHP grubunun kapalı bölümünde milletvekillerine hitap etti. Yaptığı konuşmadaki 'ulusalcı' vurgular dikkate çekici.

Baykal kapalı grup toplantısında sadece kendi düşüncelerini söylemedi. Güler'in çıkışından sonra TV'lerde boy gösteren Şahin Mengü, Onur Öymen, Kemal Anadol, Savcı sayan gibi 'Eski CHP'lilerin'; 'CHP yönetimi Kürt sorununun çözümünde iktidar partisine destek vermeyi sürdürürse, eski yöneticilerimizin boş duracağı sanılmasın. Onlar da harekete geçecektir' çağrılarına cevap verdi.

Eski CHP'liler şunu görmüyorlar; CHP'de Kılıçdaroğlu'nun değişim iradesi ağır- aksak da olsa yürüyor ve bunu Eski CHP'lilerin durdurma imkanları yok. Dün Kılıçdaroğlu, Baykal'ı grupta dinlemeye gelmeyerek gerekli mesajı verdi. CHP'de Kılıçdaroğlu ile değişim yavaş da olsa devam ediyor. Umarız yargı CHP dışından Kılıçdaroğlu'na karşı Kocasakal'ı rakip olarak çıkarma yoluna gitmez.

İKİ PARTİLİ ANAYASA EKSİK OLUR

Geçtiğimiz hafta yeni anayasa konusunda AK Parti'nin iki önemli ismi ile söyleşi yapma imkanım oldu. Edindiğim izlenim AK Parti'nin yeni anayasa ve başkanlık sistemi konusunda istekli olduğu. Bunun için güçlü argümanları da var.

Ancak bu konuda bir uyarı yapmayı zorunlu görüyorum.

Yeni Türkiye'nin temel metni, en geniş toplumsal uzlaşma ile çıkacak yeni bir anayasadır. Yeni anayasa geçmişte toplumu ayıran farklılıkların harmanlandığı toplumsal uzlaşmanın temel metni olmak zorundadır. Bu idari sistem değişikliği için de böyledir. Bu yönü ile iki partiden daha geniş bir uzlaşmayı hak ettiği açıktır.

Yine de umudu kaybetmeden uzlaşma komisyonun Mart sonunda çıkaracağı metni beklemekte yarar var.

twitter.com/murataksoy