• 3.04.2013 00:00
  • (2886)

 Çözüm sürecinde hükümet tarafından kullanılacak enstrümanlardan birisi de akil insanlar. Akil insanlar konusu son çözüm sürecinin olgunlaşmaya başladığı Ağustos sonunda Başbakan Erdoğan tarafından konuk olduğu bir TV programında dile getirilmiş ama herhangi bir çalışma olmamıştı.

Ancak gelinen noktada durum farklı. Hükümet çözüm sürecinde akil insanlardan yararlanmak istiyor. Akil insanlar dün açıklandı. Aralında gazeteciden işkadınına, akademisyenden vakıf başkanına kadar pek çok isim var.

İlk iş olarak yarın akşam hükümet akil insanlarla bir araya gelip; onlardan son çözüm süreci ile ilgili olarak görüş, öneri ve katkılar alacak.

Çözüm sürecine akil insanların dahil edilmesinin tartışılması gereken iki yönü var.

Bir yönünde çözüm sürecinde bu insanların üstlenecekleri role ilişkin sorular var. İkinci yönünde ise AK Parti'nin akil insanlar üzerinden yaptığı siyasal açılım var.

İlkinden başlayalım ve akil insanların çözüm sürecine bundan sonraki aşamadaki rolüne ilişkin bazı sorular soralım.

İlk soru: Sürecin akil insanlara ihtiyacı var mı?

İkincisi, akil insanlar sürecin neresinde olacaklar?

Üçüncüsü de; bu süreçte görev ve fonksiyonları ne olacak?

İlk sorudan başlayalım.

Sürecin akil insanlara ihtiyacı var mı?

Bu sorunun siyasi olarak cevabı basit olarak 'hayır'dır. Çünkü çözüm sürecini hükümet siyasi risk alarak başlatmış ve çözümün genel çerçevesini de kendisi belirlemiştir. Yola çıkarken genel çerçevesi çizilen çözüm sürecinde herhangi bir rolleri olmayan akil insanların, bu aşamadan sonra süreçteki rolleri sınırlı olacaktır. Açıkçası akil insanlar hükümetin süreci toplumsallaştırma ve katkıya açık hale getirme girişimidir.

Buradan ikinci soruya gelebiliriz.

Akil insanlar sürecin neresinde olacaklar?

Elimizdeki bilgi akil insanların 7'şer kişiden oluşacak ve 7 bölgede görev yapacakları. Yarın akşam hükümet yetkilileri akil insanlarla bir toplantı yapacak ve onların sürece ilişkin görüş, öneri, katkı ve eleştirileri dinleyecek. Daha sonra da akil insanlar bir ay boyunca düzenlenecek toplantılara katılacak ve ay sonunda da bir rapor hazırlayacak.

Bu durum kaçınılmaz olarak bizi üçüncü soruya getirmektedir.

Yani akil insanların bu süreçte görev ve fonksiyonları ne olacak?

Akil insanların bu süreçteki rollerine ilişkin bildiğimiz bir ay içinde düzenlenecek toplantılara katılacakları. Bu toplantıların içeriğini, formatını vs. bilmediğimiz için çok şey söylemek doğru olmayacaktır. Ama şunu ifade edebiliriz; eğer akil insanlardan istenen bu toplantılarla çözüm sürecini topluma daha iyi anlatmak ise burada ciddi bir sorun var demektir. Çünkü siyasal bir süreç çözüm sürecinin, sürecin parçası olmayan ve 'siyaset dışı' olan akil insanlar tarafından topluma anlatılması bir tür halkla ilişkiler faaliyeti olur. Bu akil insanlar tarfından ne kadar yapılır, açıkçası soru işaretleri var.

AK PARTİ'NİN 2007'YE DÖNÜŞÜ

Buraya kadar akil insanların sürece katılmasının bir yönü idi. Tartışmanın diğer bir yönü daha var.

Açıkça ifade etmek gerekir ki, AK Parti akil insanlar ile bir tür siyasal açılım yapmıştır. Ve bu açılım, siyaseten önemlidir.

Çözüm sürecinin ana aktörünün AK Parti olması ve siyaseten neredeyse yalnız olduğunu düşünürsek, akil insanların bir başka fonksiyonu ortaya çıkacaktır. Bu fonksiyon da, AK Parti ile toplum arasında yeniden bir meşruiyet kanalı açılmasıdır.

Bu açılım, bir anlamda AK Parti'nin 2007'de kurduğu 'demokrasi koalisyonuna' dönüştür. Akil insanlar açılımı, AK Parti'nin 2007'de laik, özgürlükçü, liberal aydın, yazar ve kanaat önderleri ile kurduğu demokrasi koalisyonunu yeniden inşa etme girişimidir. Ve olumludur.

AK Parti bu koalisyonu 2010'den itibaren gözardı etmiş ve 2011 genel seçimlerinde ise aday listeleri ile kendi siyasal kimliğini tahkim etmeyi seçmiştir. Ancak akil insanlar açılımı proje temelli olsa da bir açılım ve o koalisyonun yeniden hayata geçirilmesi demektir. Ki açıklanan akil insanlara bakıldığında pekçoğunun AK Parti'nin sivilleşme, demokratikleşme ve normalleşme sürecine destek verdiği ve vermeye devam ettiği görülecektir.

Akil insanların sürece katılması, son dönemde AK Parti'ye karşı duyulan 'tek parti', 'otoriterleşme' gibi eleştirilerin giderilmesinde önemli araç olacaktır. Yani siyasette giderek güçlü bir siyasal damar olmaya başlayan ve özü 'siyasetsizlik' olan AK Parti karşıtlığı cephesinin siyaseten çökmesi açısından önemli bir işleve sahip olabilir.

Sonuç olarak akil insanların çözüm sürecinin parçası olması önemlidir. Umarız bu süreç, esas ortakları olması gerek siyasiler tarafından da fark edilir ve daha güçlü biçimde desteklenir.  

twitter.com/murataksoy