• 12.12.2014 00:00
  • (1337)

 Mecliste, liderlerin bütçe görüşmelerindeki konuşmaları Türkiye'nin temel sorununu göstermesi açısından hayli verimli geçti.


Muhalefet bütçe üzerinden, hükümet eleştirisi yaptı. Hükümet bu eleştirilere karşılık vermek yerine örneğin CHP'yi darbeliklikle suçlamayı tercih etti.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasında AKP iktidarını, Meclis'e gelmesi engellenen sayıştay raporları, kayıt dışı bütçe, kaçak saray gibi politikalar üzerinden eleştirdi.

Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'nu ise Cumhurbaşkanının vesayeti altında olduğunu bir kez vurguladı. Kılıçdaroğlu konuşmasında kamuoyunun pek çok hassasiyetini dile getirmiş oldu.

SAYIŞTAY RAPORLARI NEREDE?

Bütçeyi savunan Başbakan Ahmet Davutoğlu, ne CHP, MHP ve HDP'den gelen eleştirilere ne de örneğin Sayıştay Raporları'nın neden eksik geldiğine ilişkin bir açıklama yaptı.

Bütçeyi, bütçe üzerinden savunmak yerine iflas etmiş olan dış politikalarının ortaya çıkardığı insani sorunlar üzerinden CHP'yi ve Kılıçdaroğlu'nu "darbecilikle" suçlaması pişkinlikle açıklanabilir.

Bir parantez açarak ifade edelim ki; hükümet iflas eden dış politikanın yol açtığı insani dram karşısında başarılı bir performans sergiledi. Ama bu dramların ortaya çıkmasında izlediği yanlış dış politikanın payını unutmamak gerekiyor.

Davutoğlu konuşmasında Suriye ve Mısır politikalarını savunurken; "Nerede zalim varsa onunla problemliyiz. ... Bizim Mısır halkı ile problemimiz yok. Ama darbecilerle problemimiz var. Sizlerle problemimiz olduğu gibi. Siz de darbecisiniz." ifadelerini kullandı.

DARBEYİ YAPAN DEVLET

Peki CHP darbeci mi?

Geçmişteki darbelere bakıp CHP'ye darbeci demek hayli zorlama bir yorum olacaktır. Hele bugünün CHP'sine darbeci demek...

Bugünkü CHP'yi pek çok nedenle eleştirebilirsiniz ama darbecilikle eleştirmek; bunu yapanların içine düştükleri çaresizliği gösterir sadece.

Türkiye'de darbelerin sorumlusu siyasiler değil otoriter zihniyete dayanan devlettir.

DEVLET KİMSE DARBECİ ODUR

Bugün aynı zihniyete kendi ataerkil zihniyeti ile eklemlenen AKP, Gezi'den bu yana izlediği tüm politikalarıyla devlet olmuştur.

Eleştirdiği, dönüştürmek istediği devlete ve onun zihniyetine eklemlenmiştir.

Oysa Türkiye'nin daha fazla demokrasiye ve siyasete ihtiyacı vardır. Siyaset yani farklı olanla konuşabilme, ortak gelecek kurma iradesi ortaya koyabilme; demokrasi de herkesin düşüncesini özgürce ifade edebilmesidir.

CHP'ye darbeci demek ne kadar zorlama ise siyasi alanı yok edip örtülü darbeyi zamana yayanların demokratikleşme iddiaları da o kadar zorlamadır.