• 9.01.2015 00:00
  • (1407)

 Önceki gün Fransa’da mizah dergisi Charlie Hebdo’ya yapılan saldırı tam bir katliamdır. Bu

saldırı “Avrupa’nın 11 Eylül”ü olarak tarihe geçmeye adaydır. Hiçbir gerekçe, bu saldırıyı “ama” ile, “fakat” ile meşrulaştıramaz.

Bu saldırının Batı’da ve dünyada İslamofobiyi daha da yükselteceğine, Müslümaların hayatını daha da zorlaştıracağına kuşku yok. 

Batı’nın İslamofobinin yükselmesinde en büyük sorumluluğu, göçmenleri topluma entegre edecek politikaları geliştirememesidir. Batı, göçmenleri daima ucuz işgücü olarak görüp ve onların bir gün mutlaka ülkelerine döneceklerini varsaydı.

EL KAİDE’DEN IŞİD’E

11 Eylül terör saldırıları ile birlikte Müslümanlar, Batı’da ucuz işgücü olarak öteki olmaktan çıkıp, kültürel, dinsel olarak öteki olup, olağan şüpheli hale geldiler. Aşırı sağ politikacılar, bu yabancı düşmanlığını sonuna kadar kullandılar ve bunda da ne yazık ki, belli oranda başarılı oldular.

11 Eylül’de El Kaide’nin yarattığı travmanın bir başka versiyonu da onunla aynı ideolojik hatta olan IŞİD'le gündeme geldi. IŞİD’ın sivillere ve Batılı gazetecilere karşı yaptığı katliamlar Batı’nın İslama ve Müslümanlara yönelik olumsuz algısını daha da pekiştirdi. Hele Fransa’daki son katliamdan sonra bu algı daha da pekiştirmiştir.

Bu saldırı kuşkusuz Türkiye'yi de Batı gözünde şüpheli hale sokmuştur. AKP'nin Batı'da özellikle IŞİD konusundaki algısı ne yazık ki olumlu değildir. Ve AKP, bu algıyı değiştirmek için de çok fazla çaba sarf etmedi. Tam tersine AKP, Batı ile ortaklık temelli ilişkisini İslam dünyasını temsil etme
iddiası üzerinden muhataplık ilişkisine dönüştürme çabasına girdi.

AKP’NİN SORUMLULUĞU

Bütün dinler gibi İslamiyet’in temsilinde, yorumlanmasında Müslümanların önemli bir yeri ve rolü
vardır.İslamiyetin en güçlü olduğu dönemler, aynı zamanda dinin güçlü yaşandığı ve yorumlandığı çağlardır.

Ne yazık ki, AKP'nin bu konudaki sicili de parlak değildir. Çünkü AKP, İslam’ı siyasetin malzemesi yaparak, politik tasarruflarını toplumsal çoğulculuğa göre değil dine göre yaparak, dini sivil alanın zenginliği değil dini devletleştirerek, dini siyasallaştırarak, farklı olanları yok sayarak Türkiye'de İslamofobinin yükselmesini sağlamaktadır.

AKP eğer Fransa'daki katliamdan biraz ders aldıysa yapması gereken; devleti İslamileştirmekten uzaklaşması ve devleti kamusal alanda tüm inançlar/inançsızlıklar karşısında hakem olmasından geçiyor.