• 28.01.2015 00:00
  • (1452)

 Yunanistan’da radikal sol Syriza’nın seçim zaferi HDP’ye de CHP’ye de çok şey söylüyor. HDP Eşbaşkanı Demirtaş gibi CHP lideri Kılıçdaroğlu'da Syriza'yı sahiplenmesi bu anlamda olumlu. Bu sahiplenme, somut işbirliğine bile dönüşebilmeli.


Önceki yazıda HDP’nin yüzde10’u geçebilmesi için; “… demokrasi, özgürlük savunusu ve laik kesimle kurulacak vesayeti dışlayan bir koalisyon ile mümkündür. Diğer kesimler buna hazır olmasa da HDP bunu zorlamalıdır” diye yazmıştım. Elbette burada adres doğrudan CHP'dir.

KILIÇDAROĞLU ŞANSI

Yaşanan bunca olumsuzluğa, AKP'deki oy düşüşüne rağmen CHP’nin yüzde 30’lara dahi ulaşamamış olması düşündürücüdür. Bu durumu, CHP yapamadıkları üzerinden değil AKP üzerinden açıklarsa hata eder. CHP’nin anlamaya çalışması gereken seçmenlerin neden AKP’ye oy verdiğidir.

Bunun için CHP’nin seçimlerde, AKP seçmenini de ikna edecek projeler, siyasal söylem ve bunu taşıyacak siyasal aktörlerle seçmen karşısına çıkması önemlidir. Kısaca CHP'nin “umut” vermesi ve bir “hikaye” ortaya koyması gerekiyor.

Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı bu noktada önemlidir. Çünkü Kılıçdaroğlu partiyi, geleneksel laik tabanının dışında sol, özgürlük, demokrasi, eşit paylaşım ilkelerine bağlı kalarak; ülkenin laikdemokratik değerlerine bağlı merkez sağ ve muhafazakâr seçmenleri de kazanmaya çalışmaktadır. Ancak bu, medyaya yansıdığı biçimiyle o yelpazenin eski ve yıpranmış isimleri ile olmaz.

CHP'nin eski değil yeni, yerellikle evrenseli hazmetmiş gençlere ihtiyacı var.

Bu iyi niyete rağmen, Kılıçdaroğlu ve CHP’nin temel sorunu, toplumu ikna edecek “projeler, söylem ve aktör/kadro” üçlüsünü bir araya getirememesidir. Bu üçlüden birinin eksikliği toplumu iknayı zorlaştırmaktadır.

Bugün CHP’nin iktidarıyla ilgili algı, “yapamazlar” önyargısıdır. Test edilmeyen bu önyargının kırılması CHP’ye bağlıdır.

KÜÇÜK İKTİDAR OYUNU 

CHP'nin seçimde başta ekonomi, temel hak ve özgürlükler ve Kürt sorunu olmak üzere toplumu ikna edecek; projeler, gençleşmiş bir kadro ve toplumu kucaklayacak söylem ile doğru mesaj vermek durumundadır.

Seçimlere az bir zaman kala CHP yönetimi ve örgütü artık şuna karar vermelidir; parti içinde herkes, sahip oldukları küçük iktidarı için mi mücadele edecekler yoksa büyük iktidar için mi?

Syriza küçük değil büyük iktidarı istediği için başardı.Bu başarı Türkiye'de muhalefeti heyecanlandırdı bu kesin. CHP ve HDP'nin Syriza başarısından alacağı ilk ders, birbirini dışlamadan önyargısız ve komplekssiz bir ilişki kurmak olmalıdır.