• 2.02.2015 00:00
  • (4379)

 Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrika dönüşünde başkanlık sistemini yeniden gündeme soktu. İktidar içinden ve çevresinden yeni sisteme  ‘Türk tipi’ başkanlık adı bile uygun görüldü.


Kürt sorunu, azınlıkların sorunlarını vs. çözerken ülke şartlarına bağlı olarak bulunan çözümlere ‘Türk tipi’ denebilir. Ancak ülkenin ‘nasıl’ yönetileceği gibi hak ve hukuku temel referans alan sistem tartışmasında katılımcılığı, çoğulculuğu, hukuku yok sayıp, çoğunluk üzerinden geçtiğiniz sistem başkanlık, ‘Türk tipi’  olmaz;AKP hatta Erdoğan tipi başkanlık olur. Ki istenen de budur.

İYİYE DEĞİL KÖTÜYE GİDİŞ

“On yıllık iktidar dönemi toplumsallaşma yerine ne yazık ki, tersine bir ötekileştirme sürecine sahne oldu. Özellikle yerel yönetimler üzerinden işleyen bu tersine ötekileştirme, çoğu kez farklılıkların sistem dışına itilmesi ile sürdü. Bu, AK Parti'nin iradi bir siyasal tercihi olmasa bile pratik böyle işledi.

Türkiye aradan geçen 89 yıla rağmen henüz toplum olmadı. Bunu, seçim sonuçlarının coğrafi dağılımlarına bakarak; Kürt sorununun bugün almış olduğu halden; siyasilerin birbirlerine karşı kullandıkları dilden; toplumsal farklılıklar arasındaki gerilimden görüyoruz.

Böyle bir Türkiye'yi 'başkanlık sistemi' toplum yapabilir mi?

Eğer başkanlık sistemi ile öncelik siyasi istikrar ile ekonomik gelişme ve kalkınma ise bunu başarabilirsiniz. Ama bu başarı, demokrasinin derinleşmesi ve Türkiye'nin daha fazla entegrasyonunu sağlamaz. AK Parti, eğer tek başına istikrar adına başkanlık sisteminde ısrar eder ve başarırsa; Türkiye'deki farklılıkları toplum haline getirmeyeceği gibi tersine farklılıklar arasındaki mesafeyi de açabilir.

Türkiye için bulunacak 'Türk modeli başkanlık sistemi'; olsa olsa Osmanlı tipi ataerkil ve otoriter zihniyetlerin eklemleşmesinden neşet edecek bir model olabilir ki, bu da Türkiye'yi Yeni Türkiye'ye değil ikinci bir ‘tek parti dönemi'ne götürebilir.”

Yukarıdaki satırları 12 Kasım 2012’de Yeni Şafak’taki köşemde yazdım. Aradan geçen üç yılda değişen hiçbir şey olmadığı gibi ikinci tek partiyle tanışmış bulunuyoruz.

AKP’YE AKP’LİLER YETER

Erdoğan’ın ‘Türk tipi’ başkanlık sistemi, yasama, yargının kendisine bağlanıp yürütmenin başı olmak. Türkiye’nin sorunu, sistem sorunu değil toplum olamaması, farklılıkların birbiriyle eşit biçimde konuşamamasıdır. Bu sorun giderek derinleşmekte hatta kutuplaşmaya dönüşmektedir.

Parlamenter sisteminin yaşadığı sorunların temelinde farklı olanların siyaseten birbiriyle konuşamaması oldu. Erdoğan tipi başkanlık ile hedeflenen ise bu sorunu, AKP’liler dışında kalanların kamusal alan dışına iterek çözmek.