• 13.02.2015 00:00
  • (1350)

 Bürokrasiden akademiye devletin her kademesinden AKP'den vekil olmak için yaşanan istifalar, partidevlet örtüşmesinin bir göstergesi oldu. Yine AYM ve Yargıtay’ın başına seçilen isimlere de baktığımızda da bunu görüyoruz.


Bu güç, tek başına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mı yoksa ‘iktidar olma’ halinden mi geliyor onu kestirmek bu aşamada zor.

Görünürde AKP'de yaşanan her şeyin Erdoğan merkezli başkanlık sistemine göre işlediği söylenebilir. Her şey, Erdoğan'a göre dizayn ediliyor ya da Erdoğan, her şeyi kendisine göre dizayn etmek istiyor görünüyor.

BOZULAN DENKLEM 

Son haftalarda bu görünürlüğü tartışmalı hale getiren bazı gelişmeler var.

Bunlardan bazıları;

1. Davutoğlu ile Erdoğan arasında başta yolsuzluk iddiaları olmak üzere kimi konularda açığa çıkan politik okuma ve bakış farklılığı,

2. İç Güvenlik Paketi’nin –şimdilik- iki hafta ertelenmesi.

3. Eski AK Parti ile Yeni AKP kadroları arasındaki gerilimin daha görünür hale gelmesi ve,

4. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın Erdoğan'a rağmen vekillik için istifası.

Bunları çoğaltmak mümkün. Ama bunların hepsinin temelinde Türkiye’nin, hem içeride değişen dinamikleri hem de uluslararası alanda yaşadığı yalnızlaşmanın ortaya çıkardığı etkiler var.

GÖRÜNEN GERÇEK 

Son dönemde içerde artan siyasal kutuplaşma ve ekonomideki kırılganlıkları daha belirgin hale getirirken; Ortadoğu'daki gelişmelere bağlı olarak Batı’nın Erdoğan ve AKP’ye bakışı Davutoğlu'nun Erdoğan'la kurduğu zımni anlaşmayı gözden geçirmesini zorunlu kılmış görünüyor.

Şunu unutmamak gerekiyor; insanoğlunun milyonlarca yıllık macerasında en önemli gücü koşullara adaptasyon yeteneğidir. Davutoğlu ve danışman ekibi iki şeyi görüyor. İlki, yapılan anketler ve yaşanan gelişmeleri başkanlık sisteminin imkansıza yakın bir hayal olduğu. İkincisi de, Erdoğan’ın de facto başkanlık zorlamasının ise kaçınılmaz siyasi ve ekonomik kriz yaratacağı gerçeği.

UZAKLAŞAN HAYAL 

Davutoğlu özellikle Başdanışmanı Etyen Mahçupyan üzerinden yolsuzluk iddialarına bakışının Erdoğan'dan farkını ortaya koydu. Geçen hafta Arınç’ın 'Diğer yüzde 50’yi kendimizden nefret ettiriyoruz' mealindeki açıklaması içerden Ak Saray'a yapılan önemli bir uyarıdır. Buna Fidan'ın Erdoğan'a rağmen istifasını eklersek; Davutoğlu'nun Erdoğan ve onun yönetim anlayışına gücü oranında mesafe alması olarak okuyabiliriz.

AKP'de büyük çoğunluk tüm planlarını Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın edebi şefliği üzerine kurgulanıyor olsa da, gerçekler Davutoğlu ve ekibinin B Planı var ve bu plan da, bu hayale mesafe alındığını gösteriyor.