• 16.02.2015 00:00
  • (1455)

 Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye’nin yalnızlaşması konusundaki soruya; “Dünya nezdinde yalnızlığı umursamıyorum.” cevabını vermiş.

 
Erdoğan’ın umrunda olmasa da, iktidarın hem dışarıda hem de içeride içine düştüğü –değerli- yalnızlık bizim umrumuzda. Çünkü bunun, Türkiye’ye maliyeti giderek ağırlaşıyor.
 
EKONOMİYİ BOZAN İKTİDAR
 
Bu yalnızlığın sonuçlarından birisi ekonominin daha kırılgan hale gelmesi. Ekonomik modelini üretim, istihtam yaratma üzerine değil devletin rant yaratma –zam, vergi ve müsadere ile-, yaratılan bu rantın –yandaşlara- dağıtılması üzerine kuran sistemin bu yalnızlığa uzun süre dayanması mümkün değildir.
 
Siyasal alanda adım adım otoriterleşmeye ve tek adamlığa gidişin maliyeti demokrasi ve hukuk devletinden uzaklaşma, yönetimin keyfileşmesidir. Bunun en somut sonucu, Türkiye’nin borçlarının çevirmesinde önemli bir kaynak olan doğrudan yabancı sermayenin azalması ve yerli sermayenin de yurt dışına çıkmasıdır. Bu durum, ülkenin ekonomisine, sosyal yapısına ciddi bir darbe potansiyeli taşımaktadır. 
 
ACI GERÇEKLER TABLOSU
 
Yıllara göre doğrudan yatırım trafiği (Milyon $)

Tablo yeterince açık. Merkez Bankası’nın açıkladığı veriler, sadece doğrudan yabancı sermaye düşüşünü değil Türkiye dışına çıkan yerli sermayeyi de gösteriyor. Bu tablo, hukukun ortadan kaldırılmasının, kuvvetler ayrılığı ilkesinin çiğnenmesinin ve yönetimde keyfiliğin acı bir sonucunu da gösteriyor.
 
Erdoğan’ın umurunda olmayabilir ama bu yalnızlığın sadece siyasi değil ekonomik alanda da bedelini hepimizin ödeyeceği ağır maliyetleri