• 18.02.2015 00:00
  • (1477)

 Mersin’de Özgecan Aslan’ın katledilmesi Türkiye’nin pek çok konuda olduğu gibi ‘kadına bakış’ konusunda da kendisiyle yüzleşmesini gerektiğini göstermiştir. Bu katliam adım adım geldi. Bunda toplumun kültürel olarak kadına bakışı kadar, iktidarın da payı var. O


SÖZLER AFFEDİLMEZ 

Dün Taraf Gazetesi'nin sürmanşeti şöyle idi: O sözler affedilmeyecek. Hangileri mi?

“Makyaj yapan kadının kaportası bozuktur... Kadın mıdır, kız mıdır bilemem... Kadın-erkek eşit olamaz fıtrata ters...” (Cumhurbaşkanı Erdoğan)

“Kadın iffetli olacak. Herkes içinde kahkaha atmayacak. Mahrem namahrem bilecek. Bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak...” (Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç)

“Medya olayları abaratıyor. Kadına yönelik şiddet tamamen algıda seçicilikten ibaret...”

(Fatma Şahin -Eski Kadın ve Aile Bakanı)

AKP’nin son yıllarda İslam’ı, siyasetin bir aracı olarak kullanmasıyla her alanda olduğu gibi kadına bakışta da değişim yaşanmıştır.

Kadının yeri, kamusal alanda erkeğin yanında duran değil özel alanda ‘annelik ve evlat yetiştirme’ olarak tanımlanmış ve bu devlet politikaları ile özendirilmiştir. Sağlık Bakanı’nın “annelik kadının birincil görevidir” açıklaması, iktidarın doğum yapan, evlenecek olan kadınlara yönelik son paketi bu politikanın izlerini taşımaktadır.

KIZ-ERKEK AYRIMI 

İktidarın, kadına olan tahammülsüzlüğünün bir başka yansıması çocukların sosyalleşmesi ve toplumsallaşmasında en önemli araç olan karma eğitim yerine okullarda kız-erkek ayrıma gidilmesidir. Bu ailelerin talebini aşan bir mühendislik projesidir.

Bu politikanın sonucu, cinselliğin tabu olmasına katkıdır. Bu bakış, ‘kadın-erkek’ birlikteliğini tehlike görmekle kalmıyor kadının görünürlüğünü bile ‘tahrik’ unsuru saymaktadır. Bunun en iyi görüldüğü alan yargıdır. Kadınlara yönelik şiddet ve tecavüz suçlarında yargı kararları ‘tahrik’ unsurunu indirim sayıp suçu, suç olmaktan çıkarılmıştır. Kadınların imdat çığlıkları duyulmamış, kadınlar tecavüzcülerinin eşi olmaya, şiddet uygulanan eve dönmeye zorlanmışlardır.

İDAM ÇÖZÜM DEĞİL 

AKP,Özgecan üzerinden siyasi popülizm yaparak ‘idam geri gelsin’ diyorlar.

Eğer kadına yönelik şiddeti ve tecavüzleri ortadan kaldırmak istiyorsanız idam cezasını değil kadını, kadın ve eşit birey olarak kabul edin. Kadını özgür bırakın. Sadece kadını değil küçük kızları da.

Başbakan Davutoğlu “bu bir zihniyet meselesidir” diyor. Haklı. Çünkü, bireysel farklılıkları önemsizleştiren otoriterlikten ve kadını ikincilleştiren ataerkillikten kadını eşit ve insan kabul eden demokrat bir bakış çıkmaz. Özgecan’ın gözleri, yüzümüze büyük bir ayna tutuyor. Bizi samimi olmaya çağırıyor. Kendimizle yüzleşme zamanının geldiğini söylüyor.