• 9.03.2015 00:00
  • (1433)

 Bir kaç gün önceye kadar AKP'nin geleceğinde adı bile anılmayan Abdullah Gül'ün birden bire partinin umudu haline gelmesi, AKP’de işlerin iyi gitmediğinin işareti. 

 
Öyle ya Erdoğan, Gezi’den bu yana siyaseten pek çok konuda ayrı düştüğü, bir anlamda siyaseten tasfiye ettiği Gül’e neden birden yeni yeşil ışık yaktı?
 
Erdoğan’dan sonra AKP Başkanlığı için en güçlü isim olmasın rağmen, halen parti üyeliğine bile izin çıkmayan Gül, ne oldu da birden AKP’nin kurtarıcısı haline geldi?
 
YALAN ÜZERİNE SİYASET
 
Gül’e yeşil ışık yanması Erdoğan pragmatizminin bir sonucudur. Öncelikli hedef, AKP’nin yaşaması çok muhtemel parti içi gerilimi seçimlere kadar öteleme, ikincisi düşen oyları toparlama gayretidir. 
 
Son dönemde çözüm süreci, ekonomik gelişmeler, dış politikada yalnızlık dışında; Kabataş’tan sonra Fuat Avni-Umut Oran yazışmaları, Sümeyye Erdoğan’a suikast iddialarının büyük yalanlar olduğu ortaya çıktı. 
 
AKP’de tek hakim güç görünen Erdoğan siyasi geleceğini bağladığı ‘Erdoğan (Türk) tipi’ başkanlık hayali uzaklaştıkça partideki gücünü kaybediyor. 
 
DAVUTOĞLU’NUN TERCİHLERİ
 
Davutoğlu başta yolsuzluklar olmak üzere pek çok siyasal tercihte Erdoğan’dan farklı düşünüyor. 
 
Bu siyasal farklılaşmanın en açık hali, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Erdoğan’a rağmen bu görevden ayrılıp, Davutoğlu’nun yanında pozisyon almasıdır. 
 
Erdoğan’ın Gül hamlesinin arkasında yatan bu ikiliyi dengeleme arzusu olsa da Gül’ün dönüşü normal şartlarda Erdoğan’ı değil Davuoğlu’nu güçlendirir. 
 
GÜL HANGİ PARTİYE DÖNECEK?
 
Burada önemli soru şudur: Gül hangi partiye dönecek?
 
Gül, Erdoğan’ın merkezinde olduğu Yeni AKP’ye mi dönecek yoksa kendisinin de kurucusu olduğu Eski AK Parti’ye mi? Kuşkusuz Gül’ün tercihi ikincisinden yana olacaktır. 
 
Gül, Erdoğan’ın merkezinde olduğu Yeni AKP’ye dönmesi çok güçlü bir ihtimal değil. Dönmeyi kabul ederse bunun şartı, Erdoğan’ın parti üzerindeki etkisinin daha da azalması olacaktır. 
 
KRİZ DERİNLEŞEBİLİR 
 
Dün Gül’e yakın bir isimle yaptığımız konuşmada: ‘Gül’ün Türkiye’yi otoriterleşmeye götüren bir partinin parçası olmayacağını ve Erdoğan’ın vesayetini kabul etmeyeceğini’ açık dille ifade etti. 
 
Erdoğan’ın da, Gül’ün de AKP hayalleri başka. Bu farklı AKP hayalleri, parti içinde gerilimi örtecek değil derinleştirip çatlatabilecek güçte. 
 
Bugün Erdoğan AK Saray’da Bakanlar Kurulu’nu ikinci kez toplayacak. Bugünkü toplantıda çıkacak resim, sadece Gül’ün dönüp dönmeyeceğine değil AKP’nin geleceğine ilişkin de çok şey söyleyecektir.