• 20.04.2015 00:00
  • (1286)

 AKP’nin ardından CHP de seçim bildirgesini açıkladı. Elbette tek başına seçim bildirgesi, her hangi partiyi başarılı kılmıyor. Ancak seçim bildirgelerinin o partinin, ülkeye ve dünyaya nasıl baktığı konusunda seçmenlere belli bir fikir verdiği de gerçek.

 
AKP ve CHP’nin seçim beyannamelerini kıyasaladığımız zaman iki partinin hem Türkiye’ye hem de dünyaya bakış arasındaki büyük farkı görme şansına sahibiz.
AKP, seçim bildirgesini ne kadar AKP’liler için yazmışsa; CHP’de tam tersine tüm Türkiye için yazmış.
 
DAVUTOĞLU’NUN DERİN ÇARESSİZLİĞİ
 
AKP seçim bildirgesine genel bir bakış, bildirgenin Türkiye’den çok Erdoğan ve yakın çevresinin önceliklerine göre hazırlandığı şeklindedir.  Bildirgedeki mahçup “başkanlık sistemi” vurgusu bunun işraretidir.
 
 Nitekim seçim beyannamesinde Türkiye’nin son yıllarda iç ve dış politikada yaşanan gerilimlerden eser yok. Sanki Türkiye dış politikada yalnızlaşmadı, sanki Türkiye’de toplumsal kutuplaşma yaşanmıyor, sanki ülkede Kürt sorunu yok, sanki hukuk ortadan kaldırılmamış.
 Ancak tüm bunların gerçek olmadığını Davutoğlu’nun yüzüne baktığınzda görüyorsunuz. Bildirgeyi açıklayan Davutoğlu’nun yüzünde o gün, sahip olduğu tüm akademik kariyerini siyasi gelecek uğruna Erdoğan’ın gölgesi altında yok eden Davutoğlu’nunun derin çaresizliğini gördük.

 CHP’NİN YAPISAL DÖNÜŞÜMÜ
 
Dün açıklanan CHP seçim bildirgesi AKP’ninkinden pek çok açıdan iyi ve geniş bir vizyonda hazırlanmıştır.
 
 CHP bildirgesi, partide Kılıçdaroğlu’yla yaptığımız bir görüşmede ifade ettiği ‘yavaş ama kararlı’ değişimin en somut halidir. Bu metin, partide önseçim kararı ile önemli bir evreye gçen yapısal dönüşümün somutlaşmış halidir. Ve bu değişimden geri dönüş artık mümkün değildir.  
 Seçim bildiregesi, sadece seçimleri hedef alan değil CHP’yi parti olarak içine hapsolduğu dar çerçeveden çıkaran onu Avrupalı, sol, sosyal demokrat yapmaya aday bir metindir.

 6 BÜYÜK DEĞİŞİM ALANI
 
Bildirgede CHP, ‘Yaşanacak bir Türkiye’ ve ‘Umutlu bir gelecek için büyük dönüşüm hedeflerini’ altı ana başlıkta toplamış.
 
Bunlar;
1. Özgürlük, hukuk devleti ve demokrasi,
2. İstihdam yaratan, kapsayıcı ekonomi,
3. Dayanışma ve sosyal adalet,
4. Yurttaş için nitelikli kamu hizmeti,
5. Doğa ve kent hakkı,
6. Yurttaş ve değer temelli dış politika. Bütün bu başlıklar altındaki somut sorun alanlarını içeren alt başlıklar, Türkiye’nin son yıllarda dış politikada hapsolduğu yalnızlıktan, iç politikada yaşanan toplumsal kutuplaşmadan, devletin partileşmesinden, ekonominin devletçilikten kurtarılması açısından önemli ipuçları sunmaktadır.
 Araştırmalar CHP’nin oylarının yükseltemeyeceğini söylese de, CHP bu bildirgeyle, toplumun ortak vicdanı olma yolunda büyük bir adım atmıştır