• 31.01.2018 00:00
  • (569)

 Bu hafta sonu gerçekleşecek CHP 36. Olağan Kurultay öncesinde, Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tanju Tosun ile CHP ve Kurultay sürecini ‘6 Soru & 6 Cevap’ta konuştuk.

1. Kurultay önceki CHP'de farklı tartışmalar var. Görünen 4 aday adayı var. Bu ne anlama geliyor?

Her Kurultay öncesi CHP’de genel başkan aday adaylarının çıkması ve cılız ideolojik tartışmalar CHP’nin iç yapısal özellikleri kadar, sosyal demokrat parti kimliğiyle de ilgili. Aday sayısı, CHP’de delege yapısından kaynaklanan sorunlar bir yana bırakıldığında, parti içi demokrasinin işleyişinden kaynaklanıyor. Sosyal demokrat partilerde siyasal fırsat yapısı aşağıdan yukarıya doğru katılım kanallarıyla birlikte açık olduğu için, adaylık bağlamında bu tür gelişmelerin yaşanması normal. Bunun hazırlayıcısı olarak partideki demokratik liderlik yapısını da eklemek gerekir.

TEMENNİLER KURULTAYI OLMASIN

2. Çok aday olması ideolojik bir tartışma içeriyor mu?

Kurultay sürecine ideolojik tartışmalar bağlamında bakıldığında, maalesef 1980 öncesi CHP ile karşılaştırıldığında bugün oldukça yetersiz, sığ tartışmalar yaşanıyor. Bugünlerde belki de bunun tek istisnası Selin Sayek Böke ve İlhan Cihaner’in yayınladığı emekten yana, sınıf temelli sol parti arayışındaki “Gelecek İçin” manifestosu. Belge Kurultay sürecinde partide ideolojik yenilenme arayışına tekabül etse de, arayışın sınırlı aktör temelli kalması, bu Kurultay’ın da CHP’lileri coşturacak güzel sözlerin söyleneceği ‘Temenniler Kurultayı’ olacağı izlenimi veriyor.

BÖKE-CİHANER ÇIKIŞI ÖNEMLİ

3. Bu çıkış ne anlama geliyor?

Böke ve Cihaner’in Manifesto temelli çağrıları CHP’de ideolojik anlamda mevcut olanlara karşı çıkış, hatta pozitif anlamda bir başkaldırı, parti içinde düzen değişikliği arayışı olarak okunabilir. Aslında iki aktörün manifestoda dillendirdikleri çoğu husus CHP’nin program ve seçim bildirgelerinde yeralmakla birlikte, ilk kez parti içinde mevcut yapıyla meseleleri olmadan “bu düzen değişmeli” mesajıdır. Düzen değişikliğinden kastedilen CHP’nin iktidara karşı proaktif, eylemci bir tavır sergilemesi, parlamento içi radikal muhalefet araçlarını (Meclis etkinliklerine katılmama gibi) devreye sokma arayışıdır. Böke ve Cihaner’in taleplerine CHP’nin profesyonel liderlik ve örgüt yapısının ne ses vereceği Kurultay’da bellli olacak.

4. CHP'nin yönü ne olmalıdır?

CHP sizin de yazılarınızda dillendirdiğiniz gibi Türkiye koşulları ve imkanlarında sosyal demokrat bir partiden beklentileri karşılamaya çalışıyor. Fakat, bu ülkenin insan sermayesi, birikimi, değerleri bağlamında ne Almanya ne İngiltere ya da diğer gelişmiş ülkelerdeki gibi olmadığı gerçeğini de CHP gözardı etmiyor. Bu doğru mu yanlış mı tartışması bir yana, Türkiye koşullarında neo liberal yeni zamanların ruhunda sosyal demokrasinin kültürel, sınıfsal ittifaklarının daraldığını da düşünürsek, CHP’nin sol adına ürkek pozisyon alışı anlaşılabilir. Aslında partinin yönü; toplumun gerçeklerinden kopuk, otoriter dönüştürücü bir siyasi aygıt olmadan, kitleleri ikna edici, onların her daim yanında olucu, emek yanlısı, demokrasi, özgürlük arayışını her koşulda ısrarla dillendiren biçimde olmalı. CHP son dönemde bu yön doğrultusunda inkar edilemeyecek adımlar atsa da, yeterli olmadığını belirtmek gerekir.

KILIÇDAROĞLU KAZANIR AMA…

5. Kurultay sonucunda (Başkanlık, PM kompozisyonu hakkında) beklentiniz nedir?

Kurultay’ın şimdilik 4 aday adaylı bir yarışa sahne olduğu anlaşılıyor. Tabii ki aday sayısı toplanacak imzalarla netleşecek. Özellikle Muharrem İnce’ye yönelik delege teveccühünü dikkate aldığımızda, Kurultay’ın mevcut yönetim açısından kolay geçmeyeceği söylenebilir. Bunu CHP için bir sorun değil, tersine demokratik rekabet olarak değerlendiriyorum. Son tahlilde Genel Başkanlık konusunda sıkı rekabete rağmen, Kılıçdaroğlu’nun ipi göğüsleyeceğini, fakat diğer başkan adaylarına yönelik destek ölçüsünde Parti Meclisi Kompozisyonunun fazlasıyla heterojen olacağını düşünüyorum. Bu da CHP’deki Genel Merkez ölçekli ötgütsel dinamizm açısından zenginlik, fakat partinin dışarıya karşı tutarlılığı bağlamında önümüzdeki süreçte kimi sorunlara yolaçabilir.

6. CHP'nin 2018 ve 2019 yol haritası ne olmalıdır?

CHP Türk modernleşmesinin Cumhuriyet, demokrasi, çoğulculaşma ile taçlandırılması anlamında temelini atan bir partidir. Yarım asırdan fazla bir süredir bu kurucu misyonuna rağmen tek başına iktidara uzanamamasının yolaçtığı sorunlarla başbaşa kalan bir parti olarak, 2018 ya da 2019’da yapılacak seçimlerde tek başına iktidar iddiasını yüksek sesle ‘Amasız, Fakatsız’ dillendirmek zorunda. Yol haritasını ‘Parlamenter İktidar için mutlak iddia’ üzerine kurması kaçınılmazdır. Yeni dönemin yeni sistem kodları ve pratikleri nedeniyle, Cunhurbaşkanı adayını ise ‘her kim, hangi siyasi geçmişi olursa olsun’ emek yanlısı, demokrasi, özgürlük, çoğulculuk, hoşgörü’ tarafında olan bir aday olarak son referandumda sistem  değişikliğine itirazı olanların konsensusunda belirlemek durumundadır. Ayrıca, özellikle yerelde profesyonel partici CHP’liler önümüzdeki seçim süreçlerinde dar yerel iktidar adacıkları için nitelikli partili azınlıkları niteliksiz çoğunluklara feda etme lüksüne sahip olmadıkları bilinciyle hareket etmeliler.