• 5.02.2018 00:00
  • (2712)

 CHP 36. Olağan Kurultayı’nın ilk günü “imza krizi”  gölgesinde tamamlandı.

İlk gün daha önce aday adaylığını açıklayan iki isim, Ümit Kocasakal ile Ömer Faruk Eminağaoğlu yeterli imzayı bulamadığı için aday olmadı.

Yeterli imzayı toplayıp divana teslim eden Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile Yalova Milletvekili Muharrem İnce’nin dosyalarının incelenmesi sonucunda 48 delegenin hem Kılıçdaroğlu hem de İnce’ye imza vermesinden dolayı, İnce’nin adaylığı tehlikeye girdi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, divana verdiği dilekçe ile kendisine verilen 48 mükerrer imzanın düşürülmesi talebiyle İnce’nin aday olmasını sağladı.

Sorun aşıldı diye düşündüğümüz anda; Muharrem İnce yeniden kürsüye gelerek, Kılıçdaroğlu’nun siyaseten gösterdiği bu jeste karşılık, bunu “lütuf” olarak gördüğünü ve istemediği ilan etti. İnce’nin bu meydan okumasının politik anlamı ve karşılığı adaylıktan çekilmeydi ancak yapmadı.

*

Oysa İnce, adaylık konuşmasında siyaseten önemli tespitler yapmış ve siyasal konumlanma ortaya koymuştur. Konuşmasında parti içi demokrasi eleştirisi, partinin temel politikalarına yönelik eleştirileri ve parti politikalarındaki tutarsızlığa ilişkin eleştiriler salonda karşılık bulmuştur.

Bütün bu eleştirilere rağmen, bu politikalara alternatifler ve bunu “nasıl” ve “kimlerle”  hayata geçireceği konusunda hiçbir şey söylememiştir. Adaylığını kişiselleşmiş bir “güçlü belagat”a ve salt “politik karşıtlık”a indirgemiştir.

*

Sonuçta, Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayda yeniden genel başkan seçildi. Muharrem İnce’nin adaylık için topladığı imzadan daha fazla oy almasına siyaseten anlam biçmek için şimdilik erken. Ancak İnce’nin aldığı bu oyun Kılıçdaroğlu ve genel merkez tarafından siyasal okunması mutlaka yapılmalıdır.

Bunun ilk adımını Kılıçdaroğlu’nun bugün hazırlayacağı PM anahtar listesinde göreceğiz. Listenin son halinde başkanlık seçim sonuçlarının etkisini de görme şansımız olacak.

Ancak ne olursa olsun, CHP’de temel ihtiyaç, hem söylem, hem siyaset yapma, hem de alternatif siyasi araçları kullanma konusunda büyük bir yenilenmedir. Bu, CHP’nin ideolojik ve politik yenilenmesi anlamını taşır ki, bu ihtiyaç kendini her gün daha güçlü dayatmaktadır.

Bu açıdan hazırlanacak anahtar listenin önceliği partiyi, sadece 2018-2019 a taşıyacak kadroyu belirlemek değil, bu kadroyu, yeni tezleri, yeni politikaları kamusallaştıracak, siyasallaştıracak, partinin toplumun farklı kesimleriyle buluşmasına katkı sağlayacak aktörlerden seçmesi ve bu listenin en az fire ile seçilmesi konusunda delegeleri iknadır.