Değerli, T24 yazarı Hakan Aksay, geçende Sayın Arınç’ın bir sözünü aynı yazıda tam beş kez yineleyerek, eleştirel bir yazı yayımladı ona. Ben bu lüzumsuz yinelemelerden Yazar’ın sıkıntıda olduğunu hemen anladım: patinaj;  sayfa dolsa kötü olmaz.

Sayın Arınç, özetle ‘aşk güzeldir, aşık olmak güzeldir. Gençler aşık olsun’ demiş. Evliliğin de güzel olduğunu başka bir yerde söylemiş.

Yazar’ımız diyor ki: “Sen niye aşık olmadın”, “sen niye görücü usûlüyle evlendin”, “niye sadece gençler…” Ciddi söylüyorum; yazı Site’de duruyor; bakınız ve söyleyiniz; bunlar, dile dolanacak  şeyler midir?

Elbet eleştirilerin hepsi böyle komiklik olsun diye yazılmamış. Ciddi gibi görünenler de var:

Arınç, Merhum Karakoç’un “aşka hudut çizilmiyor” diyen bestelenmiş şiirini sevdiğini de söylemiş. Bakın, suça bakın. Başta andığım suçlara işbu şiir sevgisi de teşrik edildikten sonra, Sayın Arınç’ın sorgulandığı şeylere bakın:

Aşk planlara kurallara uymaz.

Bütün aşklar evlilikle bitmez.

Bazan evliliklerden sonra başkalarına da aşık olunabiliyor.

Karşılıksız aşklar var.

Kara sevda var.

Bazen sevda baştan gitmiyor dedirten durumlar var.

Sevdiğini görünce sarılma isteği ve heyecanı var.

Banklarda yapışık oturma düzeni var

Otobüslerde ve metrolarda öpüşme arzusu var.

Anlayan beri gelsin. Bir adam aşk güzel şeydir dedi diye, aşkın çevresindeki tüm hâle ve aşktan sonraki olumlu-olumsuz her şeye de yanıt bulmak zorunda olmalı mıdır? Ki bu hâle dediğim, odağında aşkın olduğu sorun, evrenin yegâne konusu ve yegâne çetrefil sorunu. İnsaf.

Değerli Yazar’ımızın son sorusu: “Ya hududu aşarsak Sayın Arınç”!? (O lafı ettin bi’ kez; bunu da yanıtlayacaksın).

Gene son sözcüğüm insaf olsun; yazıdaki, Halkın kültürünün küçümsenmesi, olumlu geleneğin, yerleşik ama etik değerlerin aşağılanma iması, şu insaf konusunun yanında tartışılmamalı.

  • Abone ol