Ut, Utanmaktan galat ve ya kısaltma gibi geliyor bana. Bildiğimiz anlamı zaten utanma, utun. Hukukiliği de şu: Mahkemede herhangi bir şeyi, tanıklığı, iddiayı, savunmayı ‘ben utanıyorum’ diyerek geçiştiremezsin. Tanrı ve Hukuk önünde suçlu olursun. Bu yazı kısmen hukukî (fıkhî) olacağı için lütfen işbu “şeraitte ut yoktur”u unutmadan okuyun.

Şimdi ayet diyor ki: “…ancak zina eden erkeklerle zina eden kadınlar nikâhlanır”.

İş bu nikâhı bildiğimiz nikâh zannedersek kafalarımız onmaz bir biçimde karışır: “Yahu gençtim, abazandım bir kez bir geneleve gitmiştim; şimdi benim karı da mı…” dersiniz.

Endişeye mahal yok: Daha önceleri bir yazımda kısmen değindiğim gibi Arapça’da ‘nikâh’ (ilkah da aynı kökün türevidir ve sıvı transferi demektir) meşru ya da gayrimeşru düzüşmedemektir. (Şeriatte ut yok).

Hal böyle olunca ayeti daha doğru anlamak nasip olur: “zina edenler, zina edenlerle düzüşür”. E.. ne diyek: zina eden mutlaka zina edenle evlenir demiyor ki ayet.

(Siz bana gülüyorsunuz ama ben önemli şeyler söylediğimi ve daha da söyleyeceğimi düşündüğüm için, bilime saygımdan ötürü konuşmamı kesmiyor, sürdürüyorum):

Çok kolay çözülen sorunlar için Arapların bir atasözü varmış.: “Fate’nin nikâhından bile kolay oldu”. Bu Fate denilen mübarek hatun, karşısına kim geçip: “benimle evlenir misin (nikâhlanır mısın) dese “beli (evet)” dermiş. (Nikâhın hangi anlama geldiğini unutmayın lütfen).

Ve evet, İslam’ın meşru nikâhı da gerçekten bundan ibaret. Öyle, imamlar, merasimler, dualar vs.ler yok. Açın bütün fıkıh kitaplarını bakın nikâhın tanımı şöyle: “İcap ve kabulden ibarettir”. Yani Fate’ninki: “Bana varır mısın (erkek)” “Vardım(kadın)”. İcap ve kabul.

Bunun için diyorum ki Kutlu Çağ’da cinsellik sorunu yoktu; kadın sorunu yoktu; batının yirminci yy.da ancak çözebildiği sorunu, İslam 1400 yıl önce sorunsuz yaşıyordu. Diyeceksiniz ki zaten bedeviydiler. Hayır; ne kılıç kesmez kuralların da bulunduğunu araştırmacılar bilir.

Güncelleştirirsek bir genç, bir kız ve ya kadına: “benimle evlenir misin ve ya (cimayı ((düzüşmeyi)) işaret eden herhangi bir sözcükle) mesela benimle yatar mısın, benimle aynı yatağa girer misin vs. dese, kız da “olur” dese nikâh kıyılmıştır. Sahihtir.

Fıkıh kitaplarında ayrıntıları anılan iş bu nikâhın aleniyetini önemsiyorum. Evet meşru nikâhın zinadan ayrımı tanıklı yani aleni olması. (Mihri geçiniz; çünkü çağı geçti; hangi kız sevdiğine ‘bana şunu alırsan seninle yatarım’ der”. Mesela yani.

İmdi: tecavüz yoksa, gizlilik saklılık yoksa, eşler gönül rızasıyla bir aradaysalar, İslam hukukuna göre hiçbir sorun yok. Bu nikâh. Hatta Şia’ya göre belli bir süre için, bir maddi karşılıkla, beraber olmakta da sakınca yok (mihr). Elbet bu bizi bozar. Her ne kadar bizim nikâhımızda Hristiyanların nikâhında olduğu gibi,  kimse kimseye ebediyen sadık kalacağına dair söz vermiyor olsa da.

Nikâh bu olunca siyasilerimize ne oluyor; referansları (mesela) İslam’sa. Onlar kültür, etik, ana-baba durumu gibi haklı şeyler söyleseler de onlara bu konuda söz hakkı düşmez. ‘Ana-babası kendine göre yetiştirseydi kızını’ der çıkarız. O kız, örfünü, âdetini kendisi çiğnemek istiyorsa bunun önüne yaptırımlarla geçemezsiniz. Yasaklarla bir yere varılmaz. Gücünüz yeterse bataklığı kurutursunuz. Tek tek sıtmalılarla uğraşmak ne aklın ne devletin kârı; işe eğer gelenekler, töre açısından bakarsak.

Ben kendi kızıma bunu tavsiye ettim: “Kızım, Amerikalıların ‘birlikte yaşamak’ dedikleri bir şey var. Tamamen İslamidir. Böyle belediye nikâhıdır, devlettir, boşanmadır gibi belalara bulaşma. Birlikte olduğun adam adamsa sorun yok. Değilse ertesi gün güle dersin. (Çünkü bu belediye nikâhı denen bilmemne kurumundan çok çektik ailece). Bir zaman çocuk yapmayın. İlerde bu beraberlikten çocuk olup olmayacağını anlarsınız.” Buna benzer şeyler.

Düzüşmek için ‘devletten izin alacaksınız’ demek Kemalizme iftira olabilir; faşizmdir. Daha ötede kimin ne yiyip ne içtiğine karışmak faşizmle de açıklanamaz; ancak  George Orwel’ın Büyük Ağabey’iyle açıklanabilir. Sonuçta seks de kişinin sofrası; niye elalemin etlisine sütlüsüne karışıyorsunuz.

  • Abone ol