• 2.05.2021 19:05
  • (358)

“1 Mayıs özgürlüğün olmadığı ülkelerde, kapalı toplumlarda, kapalı rejimlerde kutlanamaz” diyor. Sonra başka ne diyor? Aksi halde diyor, “Resmi devlet törenine dönüşür”.
Kim söyledi bu sözleri? Hayır, bilemediniz. Bu sözleri Devrimci İşçi Sendikaları (DİSK) Başkanı Arzu Çerkezoğlu söylemedi. Söylese bir ihtimal kapısına dayanan polislerle soluğu savcının karşısında alırdı. “Sen Türkiye’de özgürlük yok demek mi istiyorsun?” diye.
Bu sözlerin sahibi yeni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin. 1 Mayıs’tan bir gün önce Türk-İş Başkanı Ergün Atalay’ı “1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında” ziyareti sırasında söyledi.
1 Mayıs Türkiye’de serbestçe kutlanamıyor. Bırakın Bilgin’in deyimiyle “özgürlüğün olduğu ülkelerde” her sene gördüğümüz üzere sendikaların, kitle örgütlerinin sokaklarda, meydanlardaki kitlesel kutlamalarını. Çerkezoğlu ve bir grup sendika ve meslek kuruluşu (KESK, TMMOB, TTB) İstanbul Taksim Meydanında Atatürk Anıtına çelenk koyup saygı duruşunda bulunmak için mücadele ediyorlar günlerdir. 1 Mayıs 1977’de Taksim Meydanında toplanan 500 bin kişinin üzerine ateş açılmış, 29’u panik nedeniyle çıkan izdihamdan ezilmek üzere 34 kişi öldürülmüştü. 12 Eylül 1980 askeri darbesine döşenen yolda, yakın tarihimizin hâlâ çözülmemiş en karanlık facialarından biridir.
Ve 1 Mayıs’tan bir gün önce, tam Çalışma Bakanı Bilgin’in özgürlüğün olmadığı, kapalı rejimlerden bahsettiği gün, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya bağlı Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş’ın tam da kapalı rejimlere özgü bir genelgeyi imzaladığı ortaya çıktı. Çağdaş Hukukçular Derneği’nin açığa çıkardığı genelgeye göre, gösteri yürüyüşleri sırasında polislerin görüntü ve seslerini kayda alıp yasaklamak yasak.
Bu genelgenin, Anayasa’da yazılı barışçı gösteri hakkının kullanılması karşısında güvenlik kuvvetlerinin aşırı, orantısız güç kullanımının açığa çıkarılmaması, yargıya taşınmamasını amaçladığı açık. İnsanın aklına, Berlin Duvarının yıkılmasına yakın Doğu Almanya’daki polis devleti uygulamaları geliyor.
Avukat Celal Ülgen, Halk TV’de Emniyet genelgesinin sadece Emniyet mensuplarını bağlayacağını, diğer vatandaşların Anayasal hakları, haberleşme özgürlüğü üzerinde kullanılamayacağını söyledi. Avukat Yakup Okumuşoğlu polisin muhtemel aşırı güç kullanımına dair kanıtların ortaya çıkmasını önlemenin amaçlandığı yorumunu yaptı. Türkiye Gazeteciler Sendikası Başkanı Gökhan Durmuş, bu genelgenin habercilerin haber verme, halkın da haber alma hakkını engelleyeceğini görüşünde.
Özgürlüklerin yanı sıra bir de haklar var. Emeğinin karşılığını alma hakkı buna dahil. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan şunları söyledi 1 Mayıs mesajında: “İşçilerimizin haklarını ve menfaatlerini gözetme gayretinde olduk. Bütün çalışanlarımızın şartlarını iyileştirme, hak ettikleri en iyi ücreti almalarını sağlama ve adil bir çalışma ortamı oluşturma noktasında çok önemli adımlar attık, atmaya da devam ediyoruz.”
Bu konuda çok şey söylenebilir ama en son örneklerden birini verelim.
Çalışma Bakanının, özgürlükler yok, kapalı toplum varsa 1 Mayıs’ın “resmi kutlamaya” dönüşeceğini söylediği gün, İstanbul’un ortasında, Boğaziçi Elektrik Dağıtım (BEDAŞ) şirketinde eylem vardı. Son iki yıldır ücretlerine hiç zam alamayan işçiler, bu yıl yüzde 5 zam verilince eyleme geçmişlerdi. İşçilere basınla konuşmaları halinde tazminatsız işten çıkarılacaklarına dair belge de imzalatıldığı anlaşılıyordu.
BEDAŞ işçileri, 1 Mayıs’ın arifesinde Çalışma Bakanını ağırlayan Türk-İş bünyesindeki Türkiye Enerji, Su ve Gaz İşçileri Sendikasında (örgütlüydü). Peki, BEDAŞ kimindi? CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Beşli çete” adını taktığı, neredeyse bütün devlet ihalelerinin kendilerine verildiği 5 müteahhitlik şirketinden ikisinin ortaklığına ait BEDAŞ: Cengiz İnşaat ve Kolin İnşaat. Peki, hani ihaleleri aldığında “Milletin … koyacağız” sözlerini “ticari rakipleri” aleyhine kullandığını söyleyen Mehmet Cengiz’in adını son günlerde nerede duyuyoruz? Rize İkizdere’deki doğa cenneti ortasında kurmak için ruhsat aldığı taş ocağında. Yaşadıkları doğanın tahrip edilmesine karşı duran köylülerin karşısındaysa tam teçhizatlı jandarmalar var.
Nereden, nereye, değil mi?
Ben şimdi, daha önce MHP lideri Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın danışmanlıklarında bulunan, AK Parti’nin PKK ile dolaylı diyalog arayışı sırasında “Âkil insanlar” heyetinde yer alan, Bülent Ecevit başbakanlığındaki DSP-MHP-ANAP koalisyonunun Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü, yeni Çalışma Bakanının “Basın çarpıttı” ya da “Onu kast etmedim” türünden bir açıklamasını bekliyorum.
Madem resmi kutlamalara izin var, ben de resmî törenlerde dendiği gibi “bu duygu ve düşüncelerle” 1 Mayıs İşçi Bayramınızı kutluyor, dinlemeyi arzu edenleri Cem Karaca’nın 1 Mayıs marşıyla baş başa bırakıyorum.