• 9.05.2021 01:18
  • (182)

Çin’in Ankara Büyükelçiliği 7 Mayıs tarihi itibarıyla Türkiye’ye 26 milyon doz Sinovac aşısı teslim ettiklerini açıkladı. YetkinReport’un sorularına isimlerinin saklı kalması kaydıyla yanıt veren Çin büyükelçilik kaynakları aşı teslimatında “yavaşlama” olduğunu kabul ederken, yavaşlamanın kasıtlı olmadığını, “siyasi bir nedene de dayanmadığını” söylediler.
CHP Sözcüsü Faik Öztrak, 7 Mayıs’ta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya, daha önce, 600 milyon dolar karşılığında ithal edilen 50 milyon doz Sinovac aşısının Şubat 2021 sonuna dek teslim edileceğini açıkladığını hatırlatarak, ne kadar teslim edildiğini sormuştu. Öztrak, Gümrük Kayıtlarında 24 Mart itibarıyla 25 milyon küsur doz aşının teslimatının görüldüğünü, Sağlık Bakanı’nın 12 Nisan’da teslim edilen aşı miktarını 26 milyon doz olarak açıkladığına da dikkat çekerek, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’dan teslim edilmeyen aşılar hakkında ne gibi işlem yapıldığını sormuştu.
Çin Büyükelçiliğinin verdiği bilgi, Mart sonu, Nisan başından bu yana Çin aşısı teslimatı yapılmadığını gösteriyor. Sağlık Bakanı Koca, bu sorun ortaya çıkmadan önce Mayıs sonuna dek Çin’den 100 milyon doz aşı alınacağını söylemişti ancak bu durumda o hedefe de ulaşılması kolay görünmüyor.

Çin aşısı neden durdu?

Çin Büyükelçilik kaynaklarına aşı teslimatının siyasi nedenlerle, örneğin TBMM’de onay bekleyen ve Türkiye’deki Çin vatandaşı Uygur Türkleriyle bağı kurulan “Suçluların Karşılıklı İadesi” anlaşması nedeniyle mi durduğunu da sorduk. Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlallerine dair kampanyalar özellikle Batı kamuoyunda etkili oluyor. Hatta bu yüzden ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Çin Dışişleri Bakanı Weng Yi, Mart ayında Alaska’daki buluşmaları sert söz düellosuna sahne olmuştu. Türkiye’de bu konunun en yakın takipçisi İYİ Parti lideri Meral Akşener. Ama çoğu muhalefet partisinin yanı sıra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın AK Parti hükümetinin müttefiki MHP lideri devlet Bahçeli’nin de bu konuda fren koyduğu biliniyor.
Çinli kaynaklar ise “Hayır” diyorlar; “Aşı teslimatının yavaşlamasıyla bu konunun, hiçbir siyasi konunun herhangi bir ilgisi yok. Türkiye ile ilişkilerimizde siyasi bir sorun yok.”
Aşı teslimatının Mart sonundan bu yana durmasının nedenini Çin içinde yoğun bir aşılama kampanyası için bir süre ihracatı durdurmalarına bağlıyorlar. Dün, yani 7 Mayıs’ta tamamlanan bir kampanyada tam 300 milyon doz aşı kullanılmış. Çin’in nüfusunun 1 milyar 400 milyona yakın olduğu düşünülürse kampanyanın boyutları da anlaşılabilir.

Çin’den en çok aşı alan ülke Türkiye

“O kampanyanın tamamlanmasıyla” dedi üç kaynağımdan birisi, “En kısa zamanda, Mayıs ayı içinde yeniden ihracata başlayabiliriz”. Ancak ne teslimatın başlayacağı tarih ne de miktarı konusunda “henüz” bilgi verilmedi.
Çin kaynakları, şimdiye dek teslim edilen (ve iki dozu da bendenizin damarlarında dolaşan) 26 milyon doz aşının, Çin’in toplan aşı ihracatının ki 100 milyon doz olmuş) dörtte birinden fazlasını oluşturduğunu söylediler.
Türkiye, Çin’den aşı ithal eden ülkeler listesinde ilk sıradaymış. Bu bilgiyi veren kaynak, “Çin’in aşılama oranı Türkiye’nin yarısı kadar” dedi. Tabii Çin’in nüfusu 1,4 milyar, Türkiye’ninki 84 milyon olunca oranlar hayli yanıltıcı oluyor, sayılara bakmak lazım. Yine de Türkiye’deki aşılama oranı bazı Avrupa ülkelerinden daha iyi durumda, Resmî verilere göre, 6 Mayıs itibarıyla 83,6 milyon nüfustan 14,4 milyonu ilk doz aşıyı olmuş; yüzde 17,5 ediyor. İkinci doz aşıyı olanlarımızın sayısı da 10 milyondan biraz fazla, o da yüzde 12,3 ediyor.
Çin’den gelen aşının duraksaması, hükümetin diğer kaynaklara olan yönelişinin -geç de olsa- hızlanmasını da sağlamıştı. Alman BioNTech aşısı alımı için yeni bir anlaşma yapılması, bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i aramasıyla Sputnik V aşısı alımı ve ortak üretimi konusunun gündeme gelmesi hep bu süreçte söz konusu oldu.
En azından 17 Mayıs’a kadar kapanmış durumdayız. Aşılamanın hızlanması kovit salgınıyla mücadele için gerekli. Bazı soruların yanıtlarıysa, böyle zaman içinde ortaya çıkıyor.