• 2.06.2013 00:00
  • (3697)

 Üçüncü köprünün isminin Yavuz Sultan Selim olacağı duyurulur duyurulmaz Hüseyin Aygün’ün “cellat” dediği Yavuz’a saldırılar başladı. Tarih ile siyasetin izleri birbirine karışıverdi. Velhasıl tarihteki Yavuz ile bir kesimin Yavuz algısı kavga etmeye başladı.

Siyasî ve ideolojik yaklaşımlar sebebiyle iyice içinden çıkılmaz hale gelen bu meseleyi aydınlatabilmek için analitik yaklaşımdan başka çaremiz yok. Tarihi silah olarak kullanma alışkanlığımızı yenmenin başka yolu bulunmuyor çünkü.

İddia şu: Yavuz Sultan Selim 40 bin Alevi’yi katlettirdi.

Kaynak ise ‘tek’: Yavuz’un emri üzerine Sünni Kürtleri Osmanlı’ya bağlamayı başarmış olan İdris-i Bitlisî’nin (oğlu Ebulfazl Mehmed Çelebi tarafından düzenlenen ve aslı Farsça olan) “Selim Şah-nâme” adlı kitabında geçen iki paragraftır bütün tartışmanın kaynağı (Çev: H. Kırlangıç, Ank. 2001, s. 130 ve 136).

Önce bu iki cümleyi beraberce okuyalım:

“Padişahın şu hükmü yöneticiler adına gönderildi: ‘Hiç beklemeden, her yörede Kızılbaş taifesinden kim varsa ve nerede bulunuyorsa, üç atasına dek bu Safeviye şeyhlerinin üç tabakasına inanan müritlerden iseler köklerinin kazınmasını ve tebdil [sürgün] ile cezalandırılmayı hak etmişlerdir; kaçınılmaz olarak Rum beldelerinde oturan ve yolculuk halinde bulunan bu [göçer] taifenin yediden yetmişe hepsini yazsınlar ve yüce divanın naiplerine arz etsinler’.”