• 7.09.2014 00:00
  • (3844)

 Ne zaman yakın tarihten bir hatırat okuyacak olsam Hüseyin Cahit Yalçın’ın “Siyasi Hatıraları”nda rastladığım bir cümlesi yoklar beni. “İstanbul’a dönüşümde hiçbir yakın arkadaşı yaşar bulamadım ki, gerçeği anlayabileyim.”

 Sürgünden dönüşte arkadaşları ya idam edilmiş veya öldürülmüşlerdi. Susturulmuşlardı ve bu ortamda “Nutuk” eliyle bir master tarih yazılmış ve itiraz etmek yasaklanmış, Karabekir Paşa gibi cüret edenlerin de kitapları yaktırılmıştı. Arthur Koestler’in deyişiyle yaşanan, ‘gün ortasında karanlık’tı. Bazen bir ülkeyi güpegündüz bir karanlık basar ve hakikatler mecburen firar eder. Yakın tarihimizi işte bu ‘karanlık’ ışığında(!) anlamak durumundayız.

Tarih üzerindeki örtüler kalkar ve bilinmeyenlere yönelik ilgi artarken bir “Kara Defter” keşfedildi. Görüldü ki, ilk ve tek Denizcilik Bakanımız (Bahriye Vekilimiz) ve ilk İstiklal Mahkemesi Reisimiz İhsan Eryavuz’a aittir o. Cumhuriyetin ilk Yüce Divan mahkûmu olarak da bilinen İhsan Bey kara kaplı defterlerini tarihin mahzenine unutulmaya terk etmişti.

Ancak üç defterlik hatıratı ölümünden 67 yıl sonra araştırmacı Kamil Maman tarafından keşfedilip yayına hazırlandı, Timaş onu tarih kütüphanemize kazandırdı. Bu sayede gün ortasındaki karanlığın bazı safhalarını öğrenebiliyoruz.

Aşağıda ilk kez bu yazıyla haberdar olacağınız “Kara Defter”in sayfaları arasında dolaşırken siz de şaşıracak ve ‘Bunlar bize neden daha önce anlatılmadı?’ diye hayıflanacaksınız. Şimdi hatıratın rehberliğinde heyecanlı bir yolculuğa çıkıyoruz.

Bahriye Vekili İhsan Eryavuz, İsmet İnönü ile Atatürk’ün arasında.

“Bu iş parasız olmaz”

Hatıratta dikkat çeken noktalardan biri, Milli Mücadele’nin başlangıcı kabul edilen Anadolu’ya geçilmesi. Fikir iyi de bu işi kim sevk ve idare edebilecekti? Önce Müşir İzzet Paşa akla gelir. O ve yardımcısı İsmet (İnönü) Bey’in görüşmede Kara Vasıf’ın teklifini “gülünç” ve “tehlikeli” bulduklarını öğreniyoruz.

Mustafa Kemal Paşa’nın ismi akla gelir ama o da “biraz fazlaca işrete ve sefehata meyyal (yatkın) ve ahlaki kayıtlara o kadar riayetkâr olmamak” ve sınırsız bir ihtirasa sahip olmakla eleştirilirdi diyor yazar. “Fakat çok zeki idi!” diye ekliyor. “Zekâsı, azim ve iradesindeki kuvvet ile bu işi en iyi o idare edebilirdi.” Hatta iki arkadaşıyla Paşa’nın Şişli’deki şimdi müze olan evine gidip Anadolu’ya geçmesini teklif ederler. Mustafa Kemal’in cevabı şaşırtıcıdır:

“Pek iyi amma bu iş için altmış bin lira lazımdır. Anadolu’ya geçilecek. Teşkilat yapılacak… Beraber çalışacak arkadaşların tabii aileleri var. Onların hayatları temin olunacak. Bu iş parasız olmaz!”

Derken Paşa’nın genel müfettiş olarak Anadolu’ya gönderildiği haber alınır. Bir İttihatçı olan İhsan Bey&rsquo