Birkaç kez yazdım ama bir kez daha yineleyeceğim;Şu an tek parti otoritarizminin en zayıf noktası ve demokrasi mücadelesinin de en can alıcı noktası cezaevleridir.Bir ülke düşünün ki orada fabrikalar kurmak yerine üst üste cezaevleri inşa ediliyor yani zindanlar dolmuş taşıyor. Zindanlarda bu ülkede muhalif olan her düşünce, her siyaset var. Liberallerden İslamcılara, sağdan, sola, Kürtlerden Türklere, Alevilere dek. Sivillerden askerlere dek. Kadınlardan erkeklere, yaşlılardan çocuklara dek…Selahattin Demirtaş kamuoyuna hakkıyla mal olmuş bir halk lideri. Onun cezaevinde yaşadığı tehlikeli sağlık sorunu geç de olsa duyuldu ve ciddi bir tepki gördü. Daha da görmeli. Fakat öte yandan Demirtaş’ın da uyardığı gibi bu kötü koşullar yalnızca ona özgü değil. Sesini duyuramayan nice mağdur var zindanlarda.

Bu koşullardaki bir ülkede hukuku tartışmanın, derin siyasi analizlerin bir manası yok. Adaletin olmadığı yerde hukuk ve siyaset yalnızca bir aldatmacadır. O noktadayız.

Bugün adaletin uğramadığı çok alan var, yalnızca cezaevleri değil şüphesiz, üst üste gelen kadın cinayetleri gibi, intiharlar gibi. Fakat siyasetle adaletin kesiştiği bir nokta da var. Adalet, insanlık, vicdan sesini duyurabilmek için de siyasete ihtiyacı var. İşte bunun için cezaevleri bugün siyasetin nabzının attığı yerdir eğer bunun farkındaysak. Cezaevleri bugün adaletle hukukun, siyasetle demokrasinin kesiştiği bir kavşaktır. Can güvenliği, sağlık gibi en doğal insan haklarıyla, demokrasi ve özgürlükler gibi daha yüksek insani taleplerin toplanıp biriktiği yerdir.

İddia ile söyleyebilirim ki bugün cezaevleri gelecek demokrasi güçlerinin dinamiğini ve dinamizmini taşıyor.

Cezaevlerindeki gayri insani, gayri adil, gayri hukuki koşullar teşhir edilmelidir. Sanal medya bunun için olağanüstü bir imkandır. Fakat sanal medyayı kullanan bizler de bu bilinçle bu tür teşhirleri, haberleri, bilgileri sıradan olarak görmeyip paylaşmalıyız. Bunları önemsiz görüp, ya da öneminin farkında bile olmadan rahat koltuklarımızda dünyayı kurtaracak derin siyasi analizlerle kendimizi avutmayalım. Bunlar da olmalı ama çıplak gerçeğin üstünü örtmemeli. Cezaevleri habire doluyorken ülkemiz ve dünya ile ilgili en doğru, en muhteşem analizler yapsanız neye yarar ki?

Bugün ülkemizde birbirinden koparılmış iki ayrı dünya, iki ayrı yaşam var: ZİNDANLAR VE DIŞARIDAKİLER...

Zindanları unuttuğumuz her durumda, zindanlar her birimizi bir çamurun insanı azar azar yuttuğu gibi yutacaktır.

Boğulacağız…

  • Abone ol