Namık ÇINAR
Namık ÇINAR

Gazete: Taraf GAZETESİ

Geri çekilme kimin işine yarar

  • 29.04.2013 00:00

 Düşünmeye ve sorgulamaya karşı o denli şartlanmışsınız ki, kanaatleriniz, olup bitenlerin analiz ve değerlendirmelerine dayanmıyor.

Başbakan’ın küçücük bir fiskesiyle, birbiri üzerine devrilen domino taşları gibisiniz.

Meselâ, şu sıralar herkesin sevinç halayları çektiği “geri çekilme” bahsi ile ilgili neler biliyorsunuz?

Takdir edersiniz ki, bu bir askerî kavramdır. Tıpkı Taarruz gibi, Savunma gibi, İntikâl gibi, bir“Muharebe Şekli”dir.

Pekiyi, bu konuda herhangi bir bilgiye, bir tecrübeye sahip misiniz?

Yoksa, internetten iddianame indirince nasıl ki hemen hukukçu kesiliyorsanız, burada da öyle alelacele“şiddet yöneticisi bir kurmay”a mı dönüşüyorsunuz?

Önce şunu sorayım size.

Henüz PKK ile savaş ilişkileri devam ediyor mu, etmiyor mu?

Eğer ediyorsa, ki bana göre ediyor ; o hâlde askerî literatürün taktik ve tekniklerinin geçerliliği ve yürürlülüğü de sürüyor demektir; öyle değil mi?

Muharebe etmenin temel kurallarından biri de, mücadele ettiğiniz mütecaviz ile somut olarak temas tesis etmenin yaşamsal gerekliliğidir.

Bu aynı, göz gözü görmeyen karanlık bir ortamda, herhangi bir cisme çarpmak istemeyen bir kimsenin, tehlikelere karşı insiyakla, şeyleri ve cisimleri yoklayarak ve onlara dokunarak, yerlerini ve durumlarını tayin etmek suretiyle, kendini emniyette hissedeceği bir pozisyon almaya çalışmasına benzer.

Gerilla taktiğinin icaplarına göre Oynak Muharebe Usûlleri uygulayarak size Taktik Akınlar düzenleyen muhatabınız PKK bakımından ise, bu temasın kaybedilmesi pırlanta değerindedir.

O yüzden, bundan önceki geri çekilmeleri bile değerlendirirken, meseleleri bu bağlamlarıyla da ele almamak, hata sayılmalıdır.

Yakında uygulamasına geçilecek olan geri çekilme, her iki taraftaki gençlerin ölmelerini durduran eylemin esasını oluşturmamaktadır.

Zira bu vakte kadar bunu sağlamış görünen olgu, yalnızca varılmış olan “ateşkes anlaşması”dır. Geri çekilme ise, bu ateşkesin zorunlu bir sonucu değildir.

Esasen bu bir geri çekilme bile değildir. Daha çok, çembere alınmışlıktan, hattâ muharebe dahi etmeden ve dolayısıyla zayiat da vermeden kurtulmanın elde edildiği bir hâli andırmaktadır.

Askerî harekât mutlaka adam öldürmeyi gerektirmez. Hasmın iradesini kırarak barışa zorlamak ve bunu sağlayacak koşulları yaratmak, en uygarca ve insani olanıdır.

Ne ki, belki de her taraftan ablukaya alınmış iken, o çemberden kurtulmanın fırsatını kolayca bulabilen savaş lordlarına kanarak inisiyatif kaybetmek, esasen silah bırakmayı kolaylaştıran değil, zorlaştıran bir etmendir.

Askerlik dışında her türlü dolapların çevrildiği darbecilik dönemleri geride kaldığına ve şimdiki komuta kademesi, orduya nispi olarak daha bir işlerlik kazandırdığına göre, ölümlerin azalmasını ve giderek yok olmasını, bahşettiği lûtfuna bağladığınız PKK’nın, ne malûmdur bir cendereye girmemiş olduğu?

Bu örgüt, imana mı geldi de barışçı kesildi birden bire?

Her tarafından sarılmış olup da, şimdi üzerine balıklama atladığı bu çekilme taktiği ile canını kurtarıyor olmasın sakın?

Ateşkese uyulduğu sürece, çekilmeselerdi, sizin rehineleriniz gibi olacaklardı oysa.

Hareket alanı daralan ve eylem yapamayan PKK çürür çünkü.

Siz ise, onların çekilmelerini isteyerek, bu zafiyetlerini giderdiniz.

O yüzden, siz söylemeseydiniz, zaten onlar muhakkak isterlerdi bu çekilmeyi.

Keşke bunu, harbin bitirilmesi koşullarından biri yapmayı becerebilseydiniz, hiç değilse.

Ama siz, rasyonellikleri bir yana bırakıp, popülist farfaralarla “ne dilersen kabulümüzdür, yeter ki canımızı alma!” diyerek hep bir ağızdan feryadı figan eylerseniz, iyice yılgınlaştığınıza kanaat getirip canınıza okurlar bunlar sizin.

Nitekim, bu çekilmeyi âdetâ kendilerinin yaptığı bir fedakârlık hamlesiymiş gibi gösterip “sıra sende”diyerek, bu kez ikinci hamleyi de tekrar sizden bekleyecekler, bir de üstelik.

Çekilme noktası olan Kandil, PKK’nın toplanma bölgesidir.


Toplanma Bölgesi
, askerî bir unsurun genel bakıma girerek, idarî, malî, eğitsel, lojistik ve moral gibi hususlarda tüm hazırlıklarını yeni baştan tasarlayıp güçlendiği, yani check-up’tan geçmek suretiyle tertiplenip gürbüzleşerek muharebeye tekrardan hazır hâle getirildiği yere denir.

TSK bakımından ise, bütün istihbarat verileri sıfırlanacak; silah sistemleri ve ateş idare merkezlerinin hedef analizleri bütünüyle ıskartaya çıkacaktır.

Şimdi söyleyin bakalım, bu ilişkide kim avantajlıdır?

Ve... Meclis’le, orduyla değil de, MİT’le, gazeteci danışmanlarla ve âkillerle götürülmek istenen bu meselelerin üzerinde bu tarz kafa yormayı, savaşçılık zannedenler mi aymazdırlar, yoksa benim gibi barışı sağlam kazığa bağlamak isteyenler mi?

PKK’nın kendisini lağvedeceğine değil de, sürdüreceğine dair işaretler gün gibi ortada iken, siz buna ne dersiniz?



[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yorumlar (5)

  • Hikmet Pala
    Hikmet Pala
    29.04.2013 09:56

    Ehh galiba biz artık buraya yorum yapmayı unutalım! Yorum yoğuramıyorum! Yorumlarım gittiiii, yorumlarımı isterim! Yığılca yorumlanamaz! (Nasıl olsa yorumlar kayboluyor, bari biraz cılkını çıkaralım da belki halden anlayan biri çıkar!)

  • Hikmet Pala
    Hikmet Pala
    29.04.2013 09:47

    Daha önce de dedim, Düzce Yerel haber iyi idi hoş idi ama ayarları ile oynadılar ve karşımızda bir hilkat garibesi... artık yazmakta olduğunuz yorumlar bile 5 saniye sadakat gösterip yerinde durmuyor... Yaa lütfen şu ayarlarla oynamayın!

  • Hikmet Pala
    Hikmet Pala
    29.04.2013 10:45

    Yukarıdaki yazıya ilişkin Savaş çığırtkanlığı sadece “hadi savaşın!” demekle yapılmaz. Barışmaya eğilimli tarafın aslında zaafını kapatmaya çalıştığını şayiasını yaymakla da yapılır... (PKK’nın, ne malûmdur bir cendereye girmemiş olduğu?) Niyet okumakla yapılır (Bu örgüt, imana mı geldi de barışçı kesildi birden bire?) Barış iradesinin olmadığını, bunun aslında bir manevra olduğunu ileri sürmekle de yapılır. (Her tarafından sarılmış olup da, şimdi üzerine balıklama atladığı bu çekilme taktiği ile canını kurtarıyor olmasın sakın?) Şu anda saldırılmazsa “örgütün ez zayıf anından” yararlanma fırsatının harcandığı yaygarası ile de yapılır. (Siz ise, onların çekilmelerini isteyerek, bu zafiyetlerini giderdiniz.) Haa bir de muhayyel zaafiyetler her nasılsa aynı zamanda muhayyel güçlü noktalarmış ama bir farkına varamamışız! (hep bir ağızdan feryadı figan eylerseniz, iyice yılgınlaştığınıza kanaat getirip canınıza okurlar bunlar sizin.) Ve aslında düşman (yazının tamamı ‘askeri’ olduğu için muhatap sadece düşman’dır. İnsan değildir, senin ülkenin insanı değildir.. ülkenin en eski ve köklü sorununun tarafı değildir! Sadece düşmandır!) burada bir manevra yapmakta imiş ama biz öküzüz ya, anlamıyoruz! Ülkenin her cephesinden Kürtdü ve Kürt olmayan herkesi taşın altına elini koyuyor ama …. Eblehliklerinden canım! Emekli Binbaşıya sormalı işin doğrusunu!

  • Hikmet Pala
    Hikmet Pala
    29.04.2013 10:45

    Yukarıdaki yazıya ilişkin Savaş çığırtkanlığı sadece “hadi savaşın!” demekle yapılmaz. Barışmaya eğilimli tarafın aslında zaafını kapatmaya çalıştığını şayiasını yaymakla da yapılır... (PKK’nın, ne malûmdur bir cendereye girmemiş olduğu?) Niyet okumakla yapılır (Bu örgüt, imana mı geldi de barışçı kesildi birden bire?) Barış iradesinin olmadığını, bunun aslında bir manevra olduğunu ileri sürmekle de yapılır. (Her tarafından sarılmış olup da, şimdi üzerine balıklama atladığı bu çekilme taktiği ile canını kurtarıyor olmasın sakın?) Şu anda saldırılmazsa “örgütün ez zayıf anından” yararlanma fırsatının harcandığı yaygarası ile de yapılır. (Siz ise, onların çekilmelerini isteyerek, bu zafiyetlerini giderdiniz.) Haa bir de muhayyel zaafiyetler her nasılsa aynı zamanda muhayyel güçlü noktalarmış ama bir farkına varamamışız! (hep bir ağızdan feryadı figan eylerseniz, iyice yılgınlaştığınıza kanaat getirip canınıza okurlar bunlar sizin.) Ve aslında düşman (yazının tamamı ‘askeri’ olduğu için muhatap sadece düşman’dır. İnsan değildir, senin ülkenin insanı değildir.. ülkenin en eski ve köklü sorununun tarafı değildir! Sadece düşmandır!) burada bir manevra yapmakta imiş ama biz öküzüz ya, anlamıyoruz! Ülkenin her cephesinden Kürtdü ve Kürt olmayan herkesi taşın altına elini koyuyor ama …. Eblehliklerinden canım! Emekli Binbaşıya sormalı işin doğrusunu!

  • Hikmet Pala
    Hikmet Pala
    29.04.2013 10:49

    (devamla) İşte buna bittim: meger (TSK bakımından ise, bütün istihbarat verileri sıfırlanacak; silah sistemleri ve ateş idare merkezlerinin hedef analizleri bütünüyle ıskartaya çıkacaktır.)mış! Niye böyle olacakmış? Ben bilmem Namık abim bilir… İyi de bu Dıjmin Kurdino…. Marstan yeni silah mı getirecek? Yeni üslerini Katmandu dağlarına mı kuracak? Ateş idare merkezini Star Trek’te benedict Cumberbatch mı sevk edecekı! Şimdiye kadarki istihbarat niye aniden püfffff olup uçacakmış? Şükür ki demokratik ülkelerde savaşa ait kararlar askerlere bırakılmayacak kadar ciddiye alınır ve politikacılar karar verir. Türkiye de bu yolda ilerliyor. Yoksa askeri vesayetçiliğin bu farklı türü ile daha fazla zaman kaybedecektik. Makaledeki son iki paragraph ise wishful thinking! Üzerine yorum yazılacak kağıdın bedeline bile değmez!

Resmi İlanlar