Namık ÇINAR
Namık ÇINAR

Gazete: Taraf GAZETESİ

Uygulamalı despotizm dersleri

  • 20.01.2014 00:00

 Hep kötü olacak değil ya, iyi tarafları da var yaşadıklarımızın.

Okumaktan oldum olası hazzetmeyen bir toplum olduğumuza aldırmayın sakın; çünkü Başbakan, kitapların yazdığı çoğu şeyi yaptıklarıyla da öğretebiliyor bize, gözümüze soka soka.

Tarihin önemli bir safhasına tekabül eden monarkın “devlet” demek olduğunu; bunu terk etmemesi gereken toplumlar bakımından, parlamentosuyla ve hükümet etme organlarıyla, ordusu polisi savcısı ve yargıçlarıyla “mutlak özne” olan kendisine çalıştığını, soyut kitabî lâflarla değil arasan bulunmaz fiillerle koyuyor ortaya.

Ordular, onun düşmanları için vardır, bu yüzden.

Polis, onun güvenliği için...

Savcılar, onun varlığına yönelik tehditleri bertaraf edecek iddianameleri düzenlemek; hâkimler de yargılayıp böylelerini içeri atmak için...

Meclis, ihtiyaç duyduğu yasaları yapmak için...

Bakanlar kurulu, onun her söylediğini gerçekleştirecek şekilde ağzının içine bakmak için...

Haber alma teşkilâtı, adeta onun bilinçaltını temsil eder gibi, çoğu zaman legalitenin dışına çıkabilmek için...

Hazine, dağıtacağı arpalıklara kaynaklık etmek için...

Yandaş medya, utanmada sınır tanımadan, cenaze evlerini dahi düğün evi gibi göstermek için...

Her seviyenin biatçısı, tapılacak totemi kesintisiz parlak tutmak için...

Ve tabii ki din, bir tabu alanı olarak çatlak sesleri susturarak, toplumu istenen doğrultuda homojenize etmek için...

Budur var olmalarının sebebi hikmeti, hepsinin.

Eğer zenginleşme, vakti zamanında tarımsal alandan başlayıp aşağıdan yukarıya doğru aşama aşama örgütlenen ve tüm ülkeyi kapsayan pazara dönük bir sınai üretim faaliyetiyle değil de, kolonyal sömürü hareketlerine bel bağlanarak yukarıdan aşağıya doğru yapılmaktaysa, oranın yapısal hiçbir şeyi “kendiliğinden” olmadığı gibi, siyaseti de “tepeden inmeci”dir.

Ve yine, bir ülkede “artı değer” orantısız bir şekilde sadece merkez bölgelerin bir avuç ayrıcalıklısının ihtiyaçlarını karşılamaya gidiyorsa, nicelik olarak istediği kadar asma köprüleri, denizin altında da tünelleri olsun, orası nitelik bakımından dünyanın periferik toplumlarından olmaya mahkûmdur.

Nitekim, dış sermayenin olağanüstü teveccühü bile, yatırım saikıyla değil, artı değerden ancak başka yerlerin öneremeyeceği ölçüde paylar teklif etmek suretiyle sağlanabilmektedir.

Borsa’nın üçte ikisinin günübirlik küresel fonlara, kalan üçte birinin de bir avuç yerli rantiyeye ait olması boşuna değildir.

Bugün AB’ye alınma cazibesini dahi Türkiye’nin genç nüfusuna dayandırmak, parametresi sermaye olmak değil, sömürülecek genç ve zinde bir işgücü potansiyelinin varlığına işaret etmek içindir.

Oysa hiçbir gelişmiş ülke, uluslararası ilişkilerini emek sömürüsü çekiciliği üzerine kurmamıştır. Bunu yapan toplumlar, ancak karın tokluğuna bir hayat için, vücudunu satmaktan başka çaresi kalmamış seks işçilerine benzerler.

Ne ki toplumun, arsızlığı henüz telâfi edilememiş yeni zengin sınıfı, kaynakların kontrolünü elinde tutmayı sürdürebilmek için, çağın modern politik araçlarıyla boşu boşuna oyalanmak yerine, mutlakçı bir otoriteyi daha yarayışlı buluyorsa ve bunun hiç de yabana atılmayacak dine dayalı toplumsal bir desteği de varsa, o olanağı kullanacak ve son derece gerici olmasına rağmen tarihsel yatkınlığı nedeniyle kolayca nüksedebilen bu katı monarşizmi desteklemekten geri durmayacaktır.

Bu merkeziyetçi devletin hükümdarlığına bir de hazır heveslisi varsa, artık sadece bütün bunları mümbit kılacak besin değeri yüksek potasyumlu malzemeye ihtiyaç kalmıştır ki, o da öfkedir.

Aklın ve bilimin yerini alan öfke, bu coğrafyayı hızla monarklaştırır, dincileştirir, düşmanlaştırır, yalnızlaştırır ve sömürgeleştirir.

O yüzden Türkiye’nin çekmekte olduğu sancılar, demokrasi arayışının değil, çağdışılık üreten bir enfeksiyonun sonucudur.



[email protected]

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar