Namık ÇINAR
Namık ÇINAR

Gazete: Taraf GAZETESİ

Erdoğan ve demokrasi

  • 14.06.2014 00:00

Türkiye’nin epeyi zamandır bir hükümet sorunu var.

 

Çünkü gelişmeleri yönetmek yerine gelişmeler tarafından yönetilmek, hükümet sorununun en açık göstergesidir.

 

Türkiye, baharın sonuna gelmiş kuru yaprak misali, iç ve dış siyasal rüzgârların önü sıra savrulup duruyor.

 

Kabadayılığı ancak kendi gençleri ve aydınlarına, kendi işçileri ve köylülerine, kendi halkına söküyor; ama gerçek devlet olmaya geldi mi, bütün kofluğuyla dökülüyor.

 

Bunun temel nedeni, demokrasiden adım adım uzaklaşılmasında yatıyor.

 

Başbakan, her şeye egemen, monist karakteriyle nihayet Türkiye’yi de kendisine benzetmiştir.

 

Gerçekten de ülke, Erdoğan kadar doğulu, Erdoğan kadar dinci, Erdoğan kadar hırçın ve bu sayede de Erdoğan gibi yalnız ve yetersiz bir çizgiye düşmüş görünüyor.

 

Bundan kurtulmanın yegâne yolu, gerçek demokrasinin derhâl inşasından geçmektedir.

 

Demokrasi, toplumdaki çıkar gruplarını temsil eden güç merkezlerinin birbirine eşitliğini benimseyen bir zorunluluk ihtiyacından doğmuş; yönetilen tüm grup çıkarlarının yönetimde temsil olunması amacına yönelik siyasal katılma talebi şeklinde de tezahür etmiştir.

 

Eğer nispi olarak çoğunluk oylarıyla yönetimi ele geçirenler, kendi dışlarında kalan grup çıkarlarının yönetime katılma taleplerini küçümseyerek tanımaz, karşılamaktan da kaçınırlarsa, orada sadece demokrasi değil, ot bile bitmez.

 

O yüzden sadece yasama meclisinde temsil edilmek yetmez; öteki çıkar grupları dar anlamda yönetimde olamasalar bile, hakları, iktidar grubunun haklarından daha aşağı düzeyde mütalâa da edilemez.

 

Toplumsal çıkar gruplarının birbirleriyle eşit olmak ve yönetime katılımla temsil edilmek yerine, aralarından birinin diğerlerine baskın gelip onları arzuları hilafına yönetmeye kalkması, despotik bir rejimin varlığına dalâlettir.

 

Ancak ve ancak, “iktidarın en geniş katılımla yürütülmesi”sonucunu doğuracak bir felsefi altyapıyla hareket eden siyasal düzey yakalandığı ve sergilendiği oranda demokratik başarıdan bahis olunabilir.

 

Erdemli iktidarlar, bu katılımı en geniş anlamda tutabilme becerisi gösteren iktidarlardır.

 

Bütün bunlar yoksa, demokrasi de yoktur.

 

Bu nedenle, sadece kendi yüzde ellisine saygılı olan Erdoğan, ne demokratik bir siyasetçidir; ne de erdemli bir iktidarın temsilcisidir.

 

Demokratik bir karakteri olmadığı hâlde, demokrasinin araçları arasından sadece bir tanesine var gücüyle sarılmasının yegâne sebebi, o sandık sayesinde iktidara gelmeyi ve orada kalmayı temin etmesi yüzündendir.

 

Oysa demokrasinin sırrı, iktidarı almakta ve orada kalmakta değildir.

 

Bunlar zor araçlarıyla da elde edilebilirler.

 

Demokrasi dediğimiz şey, ancak bundan sonrasının eylemleriyle hayatiyet kazanır.

 

Nasıl ki marifet...

 

--okula girmekte değil, başarılı olmaktaysa...

 

--evlenmekte değil, sevgiye dayalı mutlu bir yuva kurmaktaysa...

 

--işyeri açmakta değil, orasını kârlı ve sürdürülebilir bir istikrarla işletmekteyse...

 

--marifet iktidara gelmekte de değil, o iktidarı demokratik yöntemlerle yürütmektedir.

 

Erdoğan’da ne bu vasıflar vardır, ne de bu tür bilgelikler.

 

O, tarihin bu dönemecinde, tam da köklü dönüşümlere ihtiyaç duyulan bir zamanda peyda olmuş büyük bir talihsizliktir.

 

Örneğin, TÜBİTAK kararı onun “367”sidir.

 

Örneğin, bir gün öncesinin Lice olaylarını gariban neferlere yıkmak üzere tüfekleri toplatılmışken, bir gün sonrasında “bayrağı indireni indirmek” babalanması, onun iki olaydaki farklı tavrının aynı kareye sığdırılmış bir karikatürüdür.

 

Ve gene örneğin, “istibdat... burun... yıldız” gibi sözcükleri sansürlemekle marufAbdülhamit’ten kalma iki asırlık “yerinde sayma”sürecini günümüzde en iyi temsil etme şerefinin en çok, “ayakkabı kutusu... alo Fatih... sıfırlamak” gibi sözcükleri yok etmek için yeni bir yazılım programıyla internetten ayıklamaya hazırlanan Erdoğan’a yakışacak olduğudur.

 

Nitelikleri saymakla bitmez.

 

[email protected]

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar