Namık ÇINAR
Namık ÇINAR

Gazete: Taraf GAZETESİ

Hem Sezar olacaksın, hem Brutus’un olmayacak!

  • 14.07.2014 00:00

 Şu farka bir bakar mısınız?

Bundan tam otuz sene önce, 1984’te, Almanya ile Fransa sınırında gümrük kontrol noktalarını geçişte saçma sapan bürokratik sorunlar yaşayan her iki ülkenin kamyon sürücüleri, çektikleri sıkıntılar yüzünden ayrım gözetmeksizin iki hükümeti de hep birlikte protesto etmeye başlarlar.

Ne ki, ister Almanya olsun ister Fransa, kendilerini tel’in eden bu “çapulcu” sürüsünün üstüne, göz çıkarmaktan tutun da öldürmeye kadar varan önlemleri alsınlar diye ne bir polis, ne jandarma sevk ederler.

Şu ya da bu sebepten dolayı o esnada mutsuz olup da seslerini duyurmaya çalışan insanların gösterilerini bastırmak için “devlet terörü”ne başvurmak yerine, dönemin Almanya BaşbakanıKohl ile Fransa Cumhurbaşkanı MitterrandSaarbrücken kentinde biraraya gelerek bu soruna bir çözüm aramayı seçerler.

Ve nihayet Lüksemburg’un Schengen kentinde aynı adla anılan bir anlaşma imzalayarak, bugün artık bütün AB üyesi ülkeleri içine alacak şekilde “İç Pazar”ın tüm coğrafyasını kapsayan, ortak alanda seyahat edenlere uygulanacak kontrollerin kaldırıldığı bir formüle ulaşırlar.

Devletin istenmeyen uygulamalarına karşı benzer tepkiler, bildiğiniz gibi bizim buralarda da olmadı mı?

Sadece kentlilerin değil, artık köylülerin de seslerini duyurmak istediği...

Ormanlarının, otlaklarının, dere tepe, bağ ve bahçelerinin bir bir yok edilmesine seyirci kalmayacaklarını...

Yüzlerce yılda oluşmuş çarşı-pazarlarının piyasasını ruhsuz AVM’lere, tarifsiz güzellikteki kadim mahallelerini yavan site ve rezidanslara, yurdun cennet köşelerini cehenneme çevirecek kadar gözü dönmüş HES projelerine kaptırmayacaklarını... ortaya koydukları...

Yerden kabarcık kabarcık kaynayan berrak bir ayazma gibi bilinçlerle; mazbut, erdemli, arif halk hareketleri, bizim buralarda da uç vermedi mi?

Ama korku kuşanıp dehşet saçan...

hâlden anlamaz, Allah’tan korkmaz...

bir hoyrat, bir baskıcı, bir zalim...

bunu görünce, çıktı ne yaptı?

Onları anlamak dururken...

acaba ne istiyorlar diye düşünmek ve sormak dururken...

kendisinin temsil ettiği toplumsal kesimlere devletin reva gördüğü eski zorbalıkları olsun anımsayarak, beyninin kıvrımları arasında elektriksel bir şelaleye yol açmak dururken...

tuttu, kutuplaşmasından besleneceği “kontrollü bir savaş alanı”nın yerlerde sürüklenen ölüleriyle, polisliğin tarihine utanç vesikası olarak geçecek bir “destan” yazdırdı.

Şimdi size soruyorum:

Adım adım uygarlığa, iyiliğe, güzelliğe, mutluluğa tırmanan Avrupa’nın geçmişteki ya da şimdiki liderleri de politikacı; bu da politikacı...

Onlar da devlet yönetiyor, bu da yönetiyor...

Onların da polisleri var, askerleri var; bunun da var.

Pekiyi, söyleyin bakalım:

Onlara mı benziyor, bu bizimkisi...

yoksa SaddamlaraKaddafilereEsadlaraMalikilereSisi ve Mursilere mi benziyor?

Yüzünün ve sırtının dönük olduğu yerler neresi?

Nerelere özenip öykünüyor da, batağına doğru itekliyor bizleri?

Bir de artık o nasıl bir hırssa...

yemiyor, içmiyor...

ne vapurların ardı sıra seğirten martıların soluk soluğa telâşlarına gözü değiyor...

ne de sabah serinliğinde nemli yuvalarından başlarını uzatan solucanların ilk “günaydın”larını duyuyor.

Kaybederse, yaşamak için âdetâ sebebi kalmayacak kadar gözünü koltuk bürümüş; kent kent dolanıyor.

Bu koşullarda belki yeni bir köprünüz, bir havaalanınız, ya da hızlı giden bir treniniz daha olabilir. Ne ki demokrasiniz yoksa hem uygar, hem de mutlu değilsinizdir.

Fakat, ne siz çok sevinin, ne de siz fazla dert edinin.

Böyle rejimler kendi kurdunu kendi içlerinde büyütürler.

İster seçilsin, ister seçilmesin; en güçlü gibi göründüğü anda, eğer daha da yukarıya çıkacak yeri kalmadıysa, orası aynı zamanda artık onun için aşağıya düşmeye de başlayacağı bir yer olacaktır.

Sorun sadece, verdiği ve her geçen gün katlanarak artan zarardadır.

[email protected]

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar