Namık ÇINAR
Namık ÇINAR

Gazete: Taraf GAZETESİ

Kandil ne çalıyor, hükümet ne oynuyor

  • 25.08.2014 00:00

Onu bunu bilmem!

 

Türkiye’deki siyaset kaypaklıklarıyla değil, ne istediğini bilmenin kararlılığı ve açıklığıyla Kandil, her zamanki şaşmaz gerçeği bütün çıplaklığıyla bir kez daha gözlerimizin önüne serdi.

 

Ruşen Çakır’ın Cemil Bayık’la yaptığı başarılı röportajdan anlıyoruz ki dağdaki PKK,Erdoğan- Davutoğlu ikilisinin “pişti” düzeyindeki oyun yetenekleri karşısında “el çaka, yer çaka” stratejisini esas alarak, masada ne varsa hepsini almayı kontrata bağladıkları Apo-Kandil deklarasyonlarıyla “grandşlem”i hedefledikleri bir “briç”partisi çeviriyorlar.

 

O yüzden ben Apo’ya değil, hükümete ise hiç değil; elinde silahla dağda bekleyen Bayık veKarayılan gibiler ne diyorsa, asıl ona bakarım.

 

Apo’nun rolü farklı, bizim rolümüz farklı”diyor, Bayık. “Ne önder Apo’nun rolünü biz üstlenebiliriz, ne de önder Apo bizim rolümüzü üstlenebilir. Bunlar birbirini tamamlayan unsurlardır, birbiriyle karıştırılmaması gerekir.

 

Yani diyor ki, “sadece Öcalan’la olmaz, biz de varız”.

 

Türkiye meseleye, Kürt sorununu çözerek savaşı sonlandırmak değil, terörizmi sonlandırmak olarak bakıyor. Bu da zihniyetin değişmediğini gösteriyor.

 

Sorunu, bir halkın doğal hakları olarak görmediler, siyasi olarak çözmeyi önlerine koymadılar.

 

Siz nerdesiniz, onlar nerde!

 

Acaba köy isimlerini Kürtçeleriyle değiştirsek kafaya almaya yeterli olur mu, hesapları içindesiniz.

 

Siz Kürt dilini seçimlik ders yapsak da mı uyutsak, yapmasak da mı uyutsak, hâllerini tartışadurun; atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş.

 

Türkiye, istemese de siyasi çözüme doğru gitmek zorunda. Çünkü başka yolu yoktur. Bu yönde adım atılmazsa biz savaşırız. Irak ve Suriye’de yaşananlar Türkiye’de de yaşanır.

 

Bunları ben uydurmuyorum, KCK’nın başındaki adam söylüyor.

 

Belli ki kendi tasarımları olan Selahattin Demirtaş fenomenine, Kürtlerin dışında kalan demokratları HDP’de toplayarak “örgüt gücüne dönüştürmeye” yarayan bir hamle gibi baktığını da saklamıyor.

 

Demokratik özerklik”ten asla vazgeçmeyeceklerini ekleyerek, “Eğer AKP, demokratik özerkliğimizi kabul etmezse, müzakere etme şansımız zaten olamaz” diyor.

 

Müzakereye gelirse müzakere ederiz, gelmezse mücadele ederiz”diyerek, noktayı koyuyor.

 

Şimdi bu söylemlerimden, bir asırlık militarist devletin antidemokratik politikalarına geri dönülmesini arzuladığım çıkarılmasın, sakın!

 

Kırk katırla kırk satırdan başka hiçbir seçeneğin konuşulmadığı at gözlüklü toplumsal bir hayatın körlüklerinden bıkmış usanmış vaziyetteyim, zahir.

 

Oysa, insanların topluluklar hâlinde ve “devlet”e göre tanımlanmaları, ardından da buna göre tasnifleri çok gerilerde kalmıştır.

 

Etnik, dinsel, mezhepsel gruplaşmalar, eski hastalıklardır.

 

Belirli bir dinin, yahut belirli bir ırkın birlikteliklerinde, soyutluklarında eriyip yok olup gitmesi bitmiştir, insanın.

 

Sayısal bir figür olmaktan kurtulmuştur. Şu kadar milyon kişiden biri değildir. Tektir, eşsizdir, “o yoksa yerine başkası” dönemi çoktan kapanmıştır.

 

Artık ölçü, sadece ve sadece somut bireydir.

 

Bizatihi insanın ta kendisidir. Elle tutulan, gözle görülen ilişkileridir.

 

Ailesidir; anne baba, karı koca ve çocuklardır. Akrabalar ve yakın çevrelerdir.

 

Savaşın bile meşruiyeti değişmiş, “ev”in tehlikeye düşmesine bağlanmıştır.

 

O yüzdendir ki uygar dünyada insanlar, artık devlet için, din için değil, ancak “evi için” savaşırlar.

 

Dönerken de, ülkelerine kiliselerine değil, “eve”dönerler.

 

Bizim buralarda ise, nasıl olsa İslâm sancağı altında yeniden buluşulacağı hesapları yapıldığı için, ırk ve klân bazındaki ayrışmalar önem taşımazlarmış gibi gözükmektedir.

 

Bu nedenledir ki, ister Erdoğan- Davutoğlu, isterse PKK gibi totalci ve kolektivist iktidar ve güç odaklarının dizaynlarıyla olsun; “insan” adına varılacak yer, asla ve kat’a çağdaş uygarlık olamaz.

 

(Tıpkı Amberin Zaman gibi, Ceyda Karan’a yapılanları da kınıyorum.)

 

[email protected]

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar