Namık ÇINAR
Namık ÇINAR

Gazete: Taraf GAZETESİ

Eskinin de eskisidir, Yeni Türkiye

  • 8.09.2014 00:00

Neymiş, efendim?

 

Yeni Türkiye”ymiş.

 

Sevsinler senin “Yeni Türkiye”ni!

 

Hırsızlıkların, yolsuzlukların, sahtekârlıkların üstünü martavallarla örtmeye çalışmaktır, asıl “Yeni Türkiye”.

 

İçeride kendi halkına saygısızlığı meslek edinmiş birinin, dışarıda ensesinden kavrayanlara, süt dökmüş kedi kadar olmaktır.

 

Hepsinden karışık yapar gibi, dinden ırktan mezhepten, herkesin külâhına meşrebine göre birer top dondurma koymaktır, “Yeni Türkiye”.

 

Batı uygarlığının insanlığa bahşettiği evrensel değerler ve çözümler dururken...

Öcalancı Kürtler”in Ortadoğu’ya has, çağı geçmiş milliyetçiliklerini...

 

Yüz sene öncesinin dünyasında donakalmış “Kemalistler”in yalan yanlış solculuklarını...

 

Bin dört yüz yıllık bir süreçte savrulmaktan başka bir halt yememiş “Araplar”dan ders çıkaramayan “siyasal İslâmcılar”ın boş hayâllerini...

 

tamama sayıp, aymazlıkların batağında debelenip durmaktır, “Yeni Türkiye”.

 

Ülkenin başına örülen çorapları öngörebilseydim, Erdoğan gerçeğine şimdiki gibi bakmazdım” bilincinin henüz yeşeremediği bu çorak iklimde, hep birlikte bedel ödemekten kurtulamamaktır.

 

Toplumun çoğunluk algısı, mutlak surette siyasal doğrulara tekabül etmez. Bu sadece halkın tercihini gösterir. Ve tarihin sayfaları da, seçtiği yolun ceremesini çeken toplumlarla doludur. İşte budur, “Yeni Türkiye”.

 

Yeni Türkiye” hukuksuzluktur; yedikleri herzeleri örtbas etmek için çevirmeyecekleri dolap, denemeyecekleri dalavere yok demektir.

 

Yeni Türkiye” gericiliktir; her lâfın önüne arkasına camiden aşırdıkları “Cenab-ı Allah”ı ekleyerek, yoksul halkın din duygularını ahlâksızca sömürme klâsiğiyle, yasalardaki cezai sorumluluklardan yırtmak demektir.

 

Yeni Türkiye”, kitlelere geldi mi, amelin karşılığının ölümden sonra alınacağı; Erdoğan’ın hizmetkârları için isedaha şimdiden salkımıyla götürüleceği bir müminliğin adıdır.

 

Yeni Türkiye”, bu gidişata engel olamadığı için utanmak; ama müstahak görenler bakımından, aynı zamanda ülkeyi bu noktaya getirmekten de utanmamak demektir.

 

Kentlerin gökdelen ucubelerle betonlaştığı, yeşilin yok edildiği, eğitimin felce uğratıldığı, cahilliğin prim yaptığı, yozluğun tahta geçtiği, emekçilerin öyle birer ikişer değil, artık 32. katlardan yere çakılarak, madenlerde kıstırılarak topluca katledildiği bir düzene alkış tutmaktan da utanmamaktır.

 

Televizyonlarda “bira” sözcüğünü bile ağza alamayacak kadar bağnaz manyaklıklara sardırmaktır, “Yeni Türkiye”.

 

Nice mücadelelerle derebeylerden, krallardan, sultanlardan, imparatorlardan ve onların zorbalıklarına öykünen bugünkü dikta heveslisi lider müsveddelerinden kurtulmak, çağdaş dünya için demokratik süreçler anlamına gelmekte iken; bizim burada halâ öylelerini “önder” yapıp tapmaktır, “Yeni Türkiye”.

 

Beş günlük suyu kalmış sebze bahçeleriyle ünlü Yalova’nın çığlıklarına rağmen, İstanbul’un kuzey ormanlarına dadanmış fantastik Amerikan sinemasının “Joker”i gibi birini, “kurtarıcı” sanmaktır.

 

Alt tarafı bir “köprü”ye...

 

Kuzey Koregibi olunca kimin gelip gideceği belli olmayan aptal bir “havaalanı”na...

 

Ve Marmara’nın elden çıkmasına sebep olacağı ısrarla yinelenen geri zekâlı bir “kanal”a karşılık...

 

Bu inanılmaz çileleri çekmenin, risklere girmenin ne denli salakça bir şey olduğunu değerlendirememektir, “Yeni Türkiye”.

 

Bu düzeni savunan tellallar kimlerdir ve nasıl yaşamaktadırlar?

 

Bunun aydınlandığı an, “Yeni Türkiye”demenin halka nasıl galiz bir küfür olduğu da anlaşılacaktır, o zaman.

 

Demek “Yeni Türkiye”, haa?

 

Güldürmeyi adamı!

 

[email protected]

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar