Namık ÇINAR
Namık ÇINAR

Gazete: Taraf GAZETESİ

Benim Atatürkçü olan, siz değil!

  • 10.11.2014 00:00

Bilmeyen yoktur.

 

Hepimizin başına gelmiştir.

 

Hani çocuklara, “büyüyünce ne olacaksın” diye sorarlar ya, ben de “Atatürk olacağım” derdim küçükken.

 

Öyle inanmışlıkla, öyle kararlılıkla söylüyor olmalıyım ki, hoşa giden bir tiyatro repliğini yeniden duymanın tadını arar gibi, bir punduna getirir, defalarca sorarak keyiflenirlerdi, çevremdeki büyükler.

 

Sevgili ilkokul öğretmenim Müveddet Önerçin Hanımefendi --Tanrı uzun ömürler versin-- ne vakit kendisini arasam, altmış sene geçmesine rağmen bugün beni hâlâ o yönümle hatırlar.

 

Hem onun, hem başöğretmenimiz Ethem Bey’in yönlendirmeleri ve tabii ki daha çocuk başımayken başlayan yaşamsal yalnızlığımın da dayatmasıyla, henüz on bir yaşındayken, ben de tıpkı Mustafa Kemal gibi askerî okula gidecektim.

 

Kendimi bildim bileli hayatın sorgulayıcısı oldum.

 

Aklımın erip de, süzgecinden geçirmediğim hiçbir verisi yoktur.

 

O yüzden, beni tutucu kılacak herhangi bir değer, bir a priori ön-kabul, asla olamaz.

 

Zorunlu olarak başkaldıran tabiatım, çoğu zaman başımı derde soksa da, bundan hiç nadim olmadım.

 

Acaba çok mu problemli bir tipim”diyerek bazen ruhumda bir çöküntü duymadıysam da,Mustafa Kemal’e benzediğimi düşünerek derhâl kendimi toparlardım.

 

Benim Atatürkçülüğüm, kişiliğimin temel belirleyenlerindendi.

 

Yaşlar ilerleyip de toplumda birtakım roller kapmaya başlandıkça, çoğu kimsenin sonradan edinerek pozisyon belirlemede kullandığı Atatürkçü bir resmî kalıbım hiçbir zaman olmadı.

 

Zaten böyle olmadığı için de, ona da eleştirel bakma olanağı bulmuşumdur hep.

 

Esasen Atatürk’le ilgili sorunlara, kendisinden ziyade, onun üzerinden gidilerek inşa edilmiş ve akla ziyan noktalara vardırılmış bir ideolojinin sorunlarıdır demek daha doğrudur.

 

O yüzden, ben kendimi ideolojik bir yafta olan Atatürkçü değil, Atatürksever olarak görürüm.

 

Atatürk’ü severim.

 

Çünkü bu ülke için ömür tüketmiş bir yurtsever, bir kahramandır.

 

Bu ülkenin yeniden kurulmasında başrolü oynamış “kurucu baba”sıdır.

 

Onu minnetle anarım.

 

Ama “Atatürkçü Düşünce Sistemi” diye uydurulmuş bir saçmalığı da asla kabul edemem.

 

Her şeyden önce bunu, onun hatırasına karşı işlenmiş bir saygısızlık sayarım.

 

Atatürk’ü anlamanın, tapınmayla değil aşılmayla olabileceğini düşünürüm.

 

Çünkü her şey eskir. Ve her şey ancak kendi şartlarının bir ürünü olarak yarayışlıdır.

 

Bunu anlamayanlar, ya tarihin bir safhasını dondurabileceklerini sanan aptallardır, ya da böylelerini kullana gelen kurnazlardır.

 

Mustafa Kemal’e karşı çıkışımda bile bir Mustafa Kemallik vardır, benim.

 

Atatürkçülüğe karşı çıkmak, gerçek Atatürkçülüktür.

 

İşte bu onun hiç eskimeyen devinimci ve devrimci yanıdır.

 

Ondan alınacak bir şey varsa, o da dünyaya sürekli yeniden bakmak olmalıdır.

 

Yoksa, durduğunuz şimdiki yerden baktığınızda onun yaptıklarında da bir sürü yanlışlıklar bulabilirsiniz.

 

Olağandır.

 

Olağan olmayan, bunları savunmak ya da bahane ederek ona sövmektir.

 

Ne Atatürkçülerin dogmacılıkları, ne de tırnağı bile olamayacak karakterdeki tiran bozuntularının ona dil uzatmaları haklıdır.

 

Her ikisi de Atatürk’e zarar vermekten başka işe yaramaz.

 

Atatürk’ü aşmak, ancak gerçekten demokrat olmakla mümkündür.

 

Atatürk’ü eleştirebilmek ise, harıl harıl kendi dinsel faşizmini yaratırken, seksen sene önce şunu yaptıydı, bunu yaptıydı diyerek insanların kafalarını karıştırmadan önce, evvelâ ahlâklı olmayı gerektirir.

 

Sonuç olarak, Kemalistler bakımından, eğer siz Atatürkçü iseniz, ben değilim.

 

Eğer Atatürksever bensem, bu hâlinizle siz değilsiniz.

 

Siyasal dincilerbakımından ise, ben demokratım ve Atatürk’ü de seviyorum.

 

O yüzden onu eleştirmeyi de hak ediyorum.

 

Lâkin siz, ne namuslusunuz, ne de demokrat.

 

Sadece sövüyor ve onu yok etmeye çalışıyorsunuz.

 

Bugün 10 Kasım.

 

Ben bugün Atatürk’ü ne size, ne de size göre...

 

Kendime göre anmayı bir borç biliyorum.

 

[email protected]

[email protected]

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Düzce Yerel Haber (www.duzceyerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Resmi İlanlar